(926 S. K. m. 94)
Davacı 25.1.2007 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ve süresinde yenilenen dava dilekçesinde özetle; Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başladıktan sonra muhtelif birliklerde başarı ile hizmet ettiğini 2001 yılında görevli olduğu PATNOS 3 ncü İç Güvenli Taburunda katıldığı operasyonların yanı sıra çeşitli ek görevlerde verildiğini bu görevleri de layıkıyla yapmaya çalıştığını işlerin yoğunluğu nedeniyle kaybettiği bir fiş yüzünden bu durumlara düştüğünü, askerlerle irtibatının bölük astsubaylığı çerçevesi dışına çıkmadığını hiç kimseden yetkilerini kullanarak bir şey istemediğini kendiliklerinden verilen bir şey olursa aldığını, 2006 yılı atamalarında Adana 39 ncu Mknz.P.Tug.K.lığı emrine atandığını, ancak 10.1.2007 tarihinde emekliye sevk edildiğini, ve işlemin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek iptaline karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Davalı idare davanın süresi geçirilerek açıldığı iddiasında bulunduğundan öncelikle bu husus değerlendirilmiştir.
Özlük dosyasında bulunan ve davalı idarece de kabul edilen tebliğ tutanağına göre davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırılmasına dair işlem davacıya 4.1.2007 tarihinde tebliğ olunmuş, 10.1.2007 tarihinde de ilişiği kesilmiştir. Davacı davasını Adana Bölge İdare Mahkeme Başkanlığı kaydına 25.1.2007 tarihinde ve süresinde kayda geçen dilekçe ile açmış ancak pul eksikliğinin giderilmesi sonucu ilk incelemede AYİM 1.D.nin 6.3.2007 tarih ve 2007/216 sayılı kararı ile dilekçenin reddine karar verilmiş ve bu kararın davacıya 19.3.2007 tarihinde tebliği üzerine 29.3.2007 tarihinde ve süresinde AYİM kaydına geçen dilekçe ile dava dilekçesini yenilediği görülmüş olup, davada süre aşımı bulunmadığı kararına varılmıştır.
Dava dosyası ve davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; davacının Elazığ 8 nci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 16.11.2005 tarih ve E:2005/65, K:2005/574 sayılı kararı ile Müteaddit müteselsilen memuriyet nüfuzunu suistimal etmek suçundan dolayı ayrı ayrı iki kez Askeri Ceza Kanununun 115/2 ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 80 ve 59/2 nci maddeleri gereği Beş Ay Yirmi Beş Gün Hapis Cezasına çarptırıldığı, verilen cezanın 647 sayılı yasanın 4 ncü ve 6 ncı maddeleri gereği Adli para cezasına çevrilerek ertelendiği, Dolandırıcılık suçundan ise Türk Ceza Kanununun 503/1 nci ve 522/1 maddeleri gereği Dört Ay Hapis ve Bin Yeni Türk Lirası Altmış Yeni Kuruş Adli Para cezası ile cezalandırıldığı ve cezanın 647 sayılı Kanunun 4 ncü maddesi gereği adli para cezasına çevrildiği, Askeri Ceza Kanununun 30/B maddesi gereği Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verildiği sonuçta da 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi gereği asli ve feri cezanın ertelendiği, kararın Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 6.6.2006 tarih ve 2006/892 - 892 E.K. sayılı ilamı ile adli para cezasının düzeltilerek onandığı ve 15.8.2006 tarihli kesinleşme şerhinin düşüldüğü, bu karar neticesinde de Milli Savunma Bakanlığının 25.12.2006 tarih ve 2006/104 sayılı kararı ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 94/c maddesine istinaden davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırılmasına karar verilerek 10.1.2007 tarihi itibariyle ilişiğinin kesildiği görülmektedir.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun 94 ncü maddesi hükmü:
Kadrosuzluk, yetersizlik, disiplinsizlik, ahlaki durum veya (c) bendinde belirtilen suçlardan hükümlülük nedeni ile aşağıda belirtilen esas ve şartlar dahilinde astsubaylar hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi yapılır.
a) Yetersizlik sebebi ile ayırma:
1. Rütbe bekleme süresi sonunda veya sonraki yıllarda yapılan yeterlik sıralamasında sicil notu ortalaması sicil tam notunun % 50 sinden az olan üstçavuş - başçavuşlar;
2. Kıdemli başçavuşlardan iki defa kademe ilerlemesi yapamayanlar ile rütbesinin son kademesine geldiği halde almış bulunduğu sicil notu kademe ilerlemesi için yeterli olmıyanlar;
3. Astsubay Sicil Yönetmeliğinde gösterilen esaslara göre kendisinden istifade edilemeyeceği sıralı sicil üstlerinin düzenleyeceği sicil belgesi ile anlaşılanlar;
Hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır.
b) Disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle ayırma:
Disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen astsubayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır.
c) Aşağıda belirtilen suçlardan hükümlülükleri ertelenen, para cezasına veya tedbire çevrilen veya affa uğrayanların ayrılmaları:
Ertelenmiş, para cezasına veya tedbire çevrilmiş, affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 131 nci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hali hariç, basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı nitelikteki suçlardan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçlarından hükümlü olan astsubaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır.
Bu sebeplerin neler olduğu ve bunlar hakkındaki sicil belgelerinin nasıl ve ne zaman tanzim edileceği, nerelere gönderileceği, inceleme ve sonuçlandırma ile gerekli diğer işlemlerin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı Astsubay Sicil Yönetmeliğinde gösterilir. Bu gibi astsubaylardan durumlarının Yüksek Askeri Şura tarafından incelenmesi Genelkurmay Başkanlığınca gerekli görülenlerin Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi, Yüksek Askeri Şura kararı ile yapılır.
Açıklamalar çerçevesinde dava konusu işlemin değerlendirilmesinde; davacı hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün mevcudiyeti sebebiyle 926 sayılı Kanunun 94/c maddesi gereği Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 94/c maddesinde ertelenmiş olsa bile dolandırıcılık suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün resen ayırma işleminin tesisi için geçerli bir sebep oluşturduğunun açık olduğu, dolayısıyla bu suçtan hükümlü davacı hakkında davalı idarece Ceza Mahkemesinin dolandırıcılık suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararına dayanarak kanundan kaynaklanan bağlı yetki içinde tesis ettiği dava konusu ayırma işleminde hukuka aykırı bir yönün bulunmadığı kararına varılmıştır.
İzah edilen nedenlerle; Yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy