(1462 S. K. m. 5)
Davacının bir arkadaşı ile birlikte Gemicilik Opereti isimli denizcilik marşının sözlerini değiştirerek ve sınıf subayı olan Dz. Yzb. ve annesini hedef alacak şekilde ve bunlar hakkında çok ağır hakaret ve küfürlü ifadelerle müzik kasetine kaydedilip dinledikleri sırada yakalanıp bu fiilinden dolayı çıkarıldığı Deniz Lisesi Komutanlığı Disiplin Kurulunca hakkında tutum ve davranışları ile askeri öğrenci veya subay olamayacağı kanaati uyandığından askeri öğrencilikle ilişiği kesilmiştir.
Alınan ara kararı ile bahse konu müzik kaseti ve çözümlenmiş yazılı metin getirtilip Kurulumuzca dinlenmiştir. Ayrıca Okul Komutanlığından ara kararı ile sorulduğunda Deniz Lisesi Komutanlığını Kasım 1990 gün ve Per: 7200820/903641 sayılı yazısına ekli EKA'da öğrenciler arasında sınıf subayı Dz.Yzb.'nın takma adının CİVCİV olduğu ve anılan teyp bandında bu takma adın Dz.Yzb.'yi belirtmek üzere sık sık kullanıldığı belirtilmiştir.
Kurulumuzca birlikte dinlenen teyp bandında CİVCİVin kendisine ve anasına hiçbir askeri öğrenciden ve hatta sivil bir öğrenciden beklenmeyecek, umulmayacak derecede ağır ve hakaret edici sözlerin küfürlerin (S.K.)flı beyanların yer aldığı duyulup görülmüştür. Davacı alınan yazılı ifadesinde bu olayı işlerken sınıf subaylarına karşı hiçbir kastın olmadığını, ruhen deşarj olmak için bilinçaltı yapıldığını, kaseti arkadaşı ile birlikte doldurduklarını açıkça ifade ve itiraf etmiştir. Bir askeri öğrencinin sınıf subayı olan bir yüzbaşıyı ve onun annesini hedef, alarak bu derece çok ağır hakaret ve küfürlere varan şekilde bant doldurup kasetle dinlemesinin çok vahim disiplinsizlik telakki edilmesinde ve askeri öğrencilikle ilişiğinin kesilerek okuldan çıkarılmasında hukuka ve mevzuata aykırı herhangi bir yön bulunmamaktadır.
Her ne kadar davacı vekilince gerek dava dilekçesinde ve gerekse yapılan duruşmada olayın mağduru Dz.Yzb.nın alınan kararda imzası bulunmamasına rağmen Disiplin Kurulu üyeleri kısmında isminin daimi üye olarak yazıldığı, bir kimsenin hem mağdur ve hem de olay hakkında karar veren kişi mevkiinde olmasının düşünülemeyeceği, bu sebeple disiplin kurulu kararının öncelikle şekil açısından hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle de iptalinin gerektiği ileri sürülmüşse de;
Yönetmeliğin 5 inci maddesinin Okul Disiplin Kurulu başlıklı 3 ncü Bendinin e) ve f) şıklarında, öğrencinin sınıf subayının disiplin kurulu personelinden olduğu ve kurula katılacağı, ancak öğrenciyi disiplin kuruluna veren personelin oy hakkı olmadığı hükmü uyarınca davacı öğrencinin sınıf subayı olan Dz.Yzb. nin Disiplin Kurulu üyesi sıfatıyla kurula katıldığı ancak sonuçta oy kullanmadığı, karara iştirak etmediği ve kararda imzasının bulunmadığı kurul huzurunda öğrenci hakkında olumsuz kanaat ifade eden beyanının, olmadığı görülmektedir. Kaldı ki disiplin kurulu karan da iştirak eden 7 üyenin iktifacıyla oy birliği ile alınmıştır. Diğer taraftan gerek yargı kararlarında ve gerekse doktrin de kabul edildiği gibi, şekil idari işlemlerin önemli unsurlarından birisidir. Hemen bütün işlemler şekle tabi işlemlerdir. Şekil ve usule ait aykırılıklar o işlemi sakatlar ve iptalini gerektirir. Ancak şekil ve usule ait aykırılıklar iptal sebebi sayılırken kişi yararı ile kamu yararı arasında bir dengenin kurulmasına çalışılarak, her usule veya şekle aykırılık halleri iptal sebebi olarak kabul edilmemektedir. Bazı hallerde idari işlemlerdeki şekil noksanlığı işlemi iptale götüren nedenlerden olduğu halde kamu yararı ve kişisel çıkar dengesinde şekil noksanlığının veya hatasının idari işlemin sonucunu etkileyecek ağırlıkta olmaması halinde sırf şekil noksanlığı veya hatası sebebine dayalı olarak idari işlemin iptali gerekmemektedir. Bu sebeplerle şekil noksanlığının veya şekil hatasını, esasa etkili olan ve esasa etkili olmayan veya asli şekil şartlarına aykırılık ve tali şekil şartlarına aykırılık şeklinde ayırıma tabi tutularak esasa etkili olmayan veya tali şekil şartlarına aykırılık halleri tesis edilen işlemin iptaline neden olmamaktadır. Davamızda da mağdur durumda bulunan Dz.Yzb. okul disiplin kuruluna öğrencinin sınıf subayı sıfatıyla katıldığı anlaşılmakta ise de sonuçta oy kullanmadığı ve dolayısıyla bu yöndeki bir şekil hatasının esası etkileyecek ağırlıkta olmadığı başka bir ifade ile asli şekil şartlarına aykırılık teşkil etmediği kanaat ve sonucuna ulaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki iddiasına intibak edilmemiştir.
Belirtilen nedenlerle davacının Deniz Lisesinden çıkarılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığından DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy