(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71)
Davacı vekilinin 12 Şubat 1991 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; Davacı Top. Astsubay Kıdemli Çavuş ...............'in 49. Piyade Tugayı Topçu Taburu 1. Batarya Astsubayı olarak görev yapmakta iken, geçici görev ile aynı Tugay 2. Piyade Taburu d. Böl. Komutanlığı emrine 4. Tim. Komutanı olarak tayin edildiğini, davacının asayiş kapsamındaki bu geçici görevini ifa etmekte iken 22.9.1990 günü saat 23.00 sıralarında aynı bölükte görevli erlerden birisinin teröristlerin doğurduğu olağanüstü tedirginlik ortamı nedeniyle paniğe kapılarak ateş açması sonucunda üç kurşun ile ağır biçimde yaralandığını, günlerce komada kaldığını, bir böbreği ile bağırsaklarının büyük bir kısmının alındığını, sağ kolunun kırıldığını, ağır yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan müvekkilin sakatlığı nedeniyle geri hizmete alınması veya malulen emekliye ayrılmasının muhtemel bulunduğunu, yaralanma nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlara uğradığını, manevi zararının davacının çekmiş olduğu şiddetli manevi ve fiziki acılar olduğunu, maddi zarar olarak beden gücü kaybı ve olağanüstü bölge hizmeti gelirinden mahrumiyeti olduğunu, 100.000.000. TL. maddi, 100.000.000. TL. manevi olmak üzere toplam 200.000.000. TL. zararın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayla ilgili olarak; Elazığ 8 nci Kolordu K.lığı Askeri Savcılığınca P.Çvş. ............... hakkında dikkatsizlik, tedbirsizlik, nizamat ve emirlere uymamazlık sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçundan kamu davası açıldığı, 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince yapılan yargılama sonucu müsnet suç sabit görülerek TCK. nun 459/2. maddesi gereğince ve olayda 6/8 oranında kusurlu oluşu göz önünde bulundurularak neticelen iki ay yedi gün hapis ve kırk beş bin lira Ağır Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı Top. Astsb. Kd. Çvş. ...............'ın MUŞ 49.P.Top.Tb.l.Bt.K.lığı emrinde görev yapmakta iken, K.K.K. lığının emriyle teşkil edilip Siirt 70 nci Piyade Tugay Komutanlığı Hareket Komutasına giren 2149 Piyade Tabur Komutanlığında görevlendirildiği, davacının teşkil edilen birlikte Siirt İli Pervan İlçesi Belkonak Üs Bölgesine intikal ettiği, olay tarihi olan 23.9.1990 günü saat 24.00 sıralarında nöbetçi subayı olarak çevre nöbetçilerini kontrol etmek ve onlara Bölük Komutanının emrini iletmek üzere mevzileri dolaşıp kontrol etmeğe başladığı, P.Çvş. ...............'nin bulunduğu mevziiye yaklaştığında, o sırada bölge şartlarının ve karanlığın görev yapanlar üzerindeki olumsuz etkisi sonucu P.Çvş. ...............'nin mevziinin arkasından duyduğu hışırtı üzerine aniden o tarafa döndüğü ve dur. Kimdir O dediği, çok kısa bir süre sonrada tüfeğinin emniyet mandalını seri konumuna getirerek ateşlediği, davacının karın bölgesinden iki, kolundan bir olmak üzere üç mermi isabeti alarak yere düştüğü, önce Çatak Sağlık Ocağına, bilahare Van Askeri Hastanesine götürülerek ameliyat edildiği, sağ böbreği ile bağırsaklarının bir bölümünün alındığı, 3.10.1990 tarihinde ileri tetkik ve tedavisi için GATA K.lığına sevk edildiği, muhtelif tetkik ve tedavisi sonunda düzenlenen GATA K.lığının 18 ŞUBAT 1993 tarihli KATİ RAPORUN DA ...Bu yaralanma nedeniyle; a) Hasta hayati tehlike geçirmiştir. (Yapılan ilk cerrahi müdahaleden sonra bu tehlike ortadan kalkmıştır), b) Hastada organ kaybı olmuştur. (Sağ böbrek ve sağ kolon rezeksiyonu). c) Kurşun yaralanmasına bağlı olarak, sağ üst ekstremite ulnarsinir paralizisi ve buna bağlı deformite meydana gelmiştir, d) Hasta 45 (Kırk beş gün) iş ve gücünden kalmıştır. d) GATA Sağlık Kurulunun 19.7.1991 gün ve 3581 Sayılı kararı ile, D/53 F5 Sağlık Yönetmeliğinin d/45 F5 iki Nolu çizelgesindeki (+) işaretli sınıflarında yetiştirilmek üzere sınıflandırılması uygundur kararı verilerek taburcu edilmiştir şeklinde davacının durumunun bildirildiği, davacının bu rapor üzerine Personel sınıfına nakledildiği, davacı hakkında T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce 3 ncü derece vazife malulü kararı verildiği, davacının halen görevde bulunduğu, davacıya MSB. Nakdi Tazminat Komisyonunun 1993/300 sayılı kararı ile 104.709.000. TL. Nakdi Tazminat ödenmesine karar verilerek 15.9.1993 tarihinde ödendiği dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılmıştır.
İdarenin hukuki sorumluluğunun dayanağı Anayasanın 125 nci maddesidir. Anayasanın 125 nci maddesidir. Anayasanın 125 nci maddesine göre idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının asayişle ilgili askeri bir hizmeti ifa ettiği sırada idarenin ajanı konumundaki nöbetçi çavuşun talimnamelere aykırı olarak üç kez ihtarda bulunmadan, parola ve işaret sistemini işletmeden, sesin geldiği istikametin bölük personelinin konuşlandırıldığı yer olmasına rağmen soğukkanlılığını kaybederek silahını seri atış konumuna getirerek ateş etmesi sonucu yaralandığı, zararlı sonuç ile hizmet arasında illiyet bağının bulunduğu, zararlı sonucun hizmetten kaynaklandığı anlaşılmakta olup zararlı sonucun meydana gelmesinde hizmeti gereği gibi yürütmeyen idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, davacı maddi zarar olarak; beden gücü kaybı nedeniyle uğradığı zarar ile olağanüstü bölge hizmeti gelirinden mahrumiyet göstermiştir. Halbuki tedavi masrafları devletçe karşılanan davacı organ kaybına maruz kalmış ise de tedavisi sonunda sınıf değişikliğine tabi tutularak personel sınıfına geçirildiği ve sınıf değişikliği nedeniyle gelirinde herhangi bir azalma olmadığı, zira vücut tamlığında bir eksiklik olmadan aldığı aylık gelirini vücut tamlığında meydana gelen eksikliğe (efor kaybı) rağmen almaya devam ettiği, bir başka deyişle davacının yaralanmadan önceki ekonomik gücünde bir eksilmenin meydana gelmediği ye ileriye dönük olarak da gelmeyeceği, diğer taraftan davacının hastanede yattığı ve istirahatlı geçirdiği süreler içersinde 15.269.754. TL. tutarında Olağanüstü Hal Tazminatından mahrum kaldığı sabit ise de, bu zararının da 2330 Sayılı Kanun uyarınca ödenen 104.709.000. TL. Nakdi Tazminatla karşılanmış bulunduğundan davacının maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı,
Davacının olay nedeniyle çektiği acı ve ızdıraplarını kısmende olsa karşılayabilmek amacıyla kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak kendisine 2330 Sayılı Kanun uyarınca ödenen 104.709.000.TL. Nakdi Tazminattan maddi zararı karşılığı olarak ödenmesi kabul edilen 12.269.754. TL. nin çıkarılmasından sonra geriye kalan 89.439.246. TL. nin emsal kararlarda takdir edilen manevi tazminat miktarının üzerinde olduğu görülmekle, davacının manevi zararlarının ödenen nakdi tazminatla fazlasıyla karşılandığı sonucuna varılarak davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Davamızda davacının maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiş ise de, bu red davacının istemlerinde haksız oluşundan değil, haklı görülen istemlerinin 2330 Sayılı Yasa uyarınca dava tarihinden çok sonra maddi ve manevi zararların karşılığı olarak ödenen tazminat ile karşılanmasına dayandığından ve dava açıldığı tarihte davacıya 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanununa göre tazminat ödenmediği, Nakdi Tazminat Komisyonu kararının beklenmesi halinde dava açma süresi geçirilebilecek olduğundan dava açılmasının bir hukuki zorunluluk olarak bilinmesi karşısında yargılama giderlerinin özellikle Avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı idare isteminin 1602 Sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca reddi cihetine gidilmiş davacı aleyhine vekalet ücretine hükmolunmamıştır.
Bu itibarla;
Davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy