(3466 S. K. m. 32) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 13, 34, 42)
Davacı vekili 3 HAZİRAN 1992 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve davalı idarenin savunmasına verdiği cevap lâyihasında özetle; davacının Uzman Jandarma Okulu sınavını kazanarak mevzuatta öngörülen diğer şartları da taşıdığından okula kaydının yapıldığını, okula kaydı sırasında sağlık muayenesine tabi tutularak sağlık kurulu raporuyla sağlam olduğunun tespit edildiğini, bu raporda Diskromatopsi (renk körlüğü) hastalığı bulunmadığının belirtildiğini, başarılı biçimde öğrenimine devam ederken diğer öğrencilerle birlikte Komando olup olmayacağının belirlenmesi için Gülhane Askeri Hastanesine sevk edildiğini, anılan hastane sağlık kurulunda Uzman Jandarma Çavuş Olur Komando Olamaz şeklinde karar verildiğini, bu karar üzerine davacının tekrar aynı hastaneye sevk edilip Komando olup olmayacağının belirlenmesinin istendiğini, yapılan muayene sonunda Sağlık Kurulunun kendisinden rapor istenme nedenini aşarak Uzman Jandarma Çavuş Olamaz. T.S.K. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 5 nci Bölüm 42 nci Maddesine göre yeniden sınıflandırılması uygundur. şeklinde karar verildiğini, Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 13 ncü maddesinde, Uzman Jandarma Adayları ve her rütbedeki Uzman Jandarmalara Astsubay Çavuş ve Kıdemli Üstçavuş rütbelerindeki Astsubayların Sağlık nitelikleri uygulanır. denilerek Uzman Jandarma Adayları için özel bir hüküm getirildiğini, bu maddede belirtilen Astsubayların Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 5 nci Bölüm 42 nci Maddesine tabi olduklarını anılan madde de ise, Her rütbedeki Astsubaylarda diskromatopsi bulunmaz, diskromatopsi bulunanlar yeniden sınıflandırılırlar. denilerek diskromatopsi bulunan Astsubayların ilişiklerinin kesilmiyeceğinin zımnen ifade edildiğini, bu hüküm Uzman Jandarma Adayları için de geçerli olduğun Uzman Jandarma Adayı olan davacının da okuldan ilişiğinin kesilemeyeceğini, davacı hakkında tanzim edilen raporda davacının Jandarma yakalı olarak devam edemeyeceği ancak Uzman Çavuş olmasına da bir engelin bulamadığının ifade edildiğini, davalı idarenin ise raporu bölerek Uzman Jandarma Çavuş Olamaz şeklindeki cümleye göre işlem yaptığını, davacı hakkındaki işlemin sebep unsuru bakımından sakat olduğunu. Uzman jandarmaların uygulamada geri hizmetlerde de istihdam edildiğini, örneğin personel, levazım, araç sürücülüğü, helikopter makinist yardımcılığı gibi görevlerde de çalıştırıldıklarım, idarenin davacıyı sınıf değişikliği işlemine tabi tutmadan da geri hizmetlerde istihdam edebileceğini, davalı idarece yönetmeliğin yasaya aykırı olamayacağı ileri sürülmüş ise de 3466 Sayılı Kanunda hüküm bulunmayan bir konuda yönetmeliğe getirilen hükmün yasaya aykırılığından söz edilemeyeceğinin, bu bakımdan yönetmeliğin davacıya uygulanarak sınıf değişikliği işlemine tabi tutulmasının gerekeceğim iddia ederek davacının okuldan çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 17/6/1992 tarih ve 1992/329 Esas Sayılı Kararı ile reddedilmiştir.
Davacının, Uzman jandarma Okulunda öğrenci iken Komando olup olamayacağının tespiti için sevk edildiği Gülhane Askeri Hastanesince hakkında Uzman Jandarma Çavuş Olamaz. T.S.K. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 5 nci Bölüm 42 nci Maddesine göre yeniden sınıflandırılması uygundur. kararlı rapor tanzim edildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; daha Askeri öğrenci iken Uzman Çavuş olamayacağına ilişkin hakkında sağlık raporu tanzim edilmiş olan davacının Askeri Öğrencilikten çıkarma işlemine mi tabi tutulacağı yoksa yeniden sınıflandırma işlemine mi tabi tutularak Silahlı Kuvvetlerde İstihdam mı edileceği konusundadır.
Tüm Askeri okullarda, askeri öğrenci iken sağlık sebebiyle askeri öğrenci olamayacağı belirlenen öğrencilere uygulanacak işlemlerle, askeri öğrenci olabilme niteliklerini taşımadığı askeri öğrenciliği sırasında ortaya çıkan öğrenciler hakkında yapılacak işlemler farklı hükümlerde düzenlendiği ve değişik sonuçlar doğurduğu için, davacının askeri hastane raporu ile tespit edilen Diskromatopsi hastalığının okula kaydı sırasında da mevcut bir hastalık mı yoksa askeri öğrenci iken mi bu hastalığa yakalandığım hususunun belirlenmesi amacıyla, ara karan ile tekrar aynı hastaneye sevk edilmek suretiyle muayenesi sağlanmış bu hastalığın doğuştan olup olmadığı sorulmuş, Gülhane Askeri Hastanesinin 20 OCAK 1993 tarihli raporunda davacının Diskromatopsi hastası olduğu ve bu hastalığın doğuştan var olduğu açıklanmıştır. Bu rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflardan herhangi bir itiraz vaki olmamıştır.
3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun 32 nci maddesinde, Uzman Jandarmalarda aranacak nitelikler; duyuru, müracaatın kabul edilmesi, sınav öğrenim ve eğitim süresi ile tabi olacakları hususların Uzman Jandarma Okulu Yönetmeliğinde düzenleneceği hükme bağlanmış, bu hükme göre çıkarılan Uzman Jandarma Okulu Yönetmeliğinin l l/a maddesinde de, T. S. K. Sağlık Yönetmeliğinin bu konuya ilişkin bölümünde gösterilen sağlık koşullarına sahip olma ve tam teşekküllü bir askeri hastaneden Uzman jandarma Olur kayıtlı sağlık raporu almış bulunmanın Uzman Jandarma Okuluna giriş için gerekli şartlardan biri olduğu açıklanmıştır. Uzman Jandarma Okul Yönetmeliğinin Okuldan Çıkarılma başlığını taşıyan 34 ncü maddenin (b) fıkrasında, geçici veya kesin kaydını müteakip Uzman Jandarma Adayı olma niteliğini kaybeden veya bu niteliği taşımadıkları anlaşılanlar ile haklarında yapılacak arşiv araştırması ve resmi güvenlik soruşturmaları olumlu çıkmayanlarım okulla ilişiklerinin kesileceği hükme bağlanmıştır.
Davacının Askeri Öğrenciliğe ve Uzman jandarma Okuluna alınmaya engel hastalıklardan biri olan Diskromatopsi hastalığına müptela olduğu sağlık kurulu raporuyla tespit edildiğine göre bu durum karşısında davacının Asker iken, Bu niteliği taşımadığı anlaşılanlar grubunda kabul edilerek Uzman Jandarma Okul Yönetmeliğinin 34 ncü maddesinin (b) fıkrasına göre Askeri öğrencilikten çıkarılması gerekirdi, Oysa, davalı idarenin okuldan çıkarma işlemi; incelendiğinde davacının. Uzman Jandarma Okul Yönetmeliğinin 34 ncü maddesinin Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre Uzman jandarma Çavuş Olamayacağı Tam Teşekküllü Bir Askeri Hastanenin Sağlık Raporu İle Tespit Edilenler şeklindeki (d) fıkrasına göre okuldan çıkarıldığı görülmektedir Bu bakımdan idarenin dayandığı sebep yerinde değildir.
Ancak, İdari yargılamada, idari yargı yerlerinin sebep ikamesi söz konusudur, idare bazı durumlarda yasada belirtilmiş olan bir sebebe dayanarak aynı işlemi yapması gerekirken, bunu fark etmeyerek ya da ihmal ederek o işlemi başka sebeple tesis eder. Bu işlem dava konusu edildiğinde idari yargı yeri yasal sebebi dosyadan saptayabilmiş ve idarenin dayandığı sebep yerinde değilse ya da hukuken geçerli değilse onu bir yana bırakarak mevzuatın o işlem için öngördüğü sebebi kararda belirterek idari işlemin sonuç olarak doğru olması nedeniyle davayı reddeder. Ayrıca idarenin de sebep ikamesi söz konusu olabilir. İdare işlemi tesis ederken ortaya koyamadığı, ancak var olan ve işlemden sonra belirlediği sebebi işleme karşı açılan davada ileri sürerse idari yargı yeri davacı hakkında uygulanan işlemi bu sebebe göre değerlendirir.
Yukarıda açıklandığı gibi, idare davacı hakkındaki işlemini yönetmeliğin 34 ncü maddesinin (b) fıkrasına göre tesis etmesi gerekirken aynı maddenin (d) fıkrasına göre tesis etmiştir. Ancak davacının durumu Dairemizce tartışılmış, idarenin dayandığı sebep yerinde olmamasına rağmen tesis edilen işlemin yönetmeliğin 34 ncü maddesinin (b) fıkrasına uygun ve sonuç olarak doğru olduğu, hukuka da uygun bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilinin, davacı hakkında okuldan çıkarılma işlemi değil yeniden sınıflandırma işlemi tesis edilmesi gerektiğini savunurken, iddiasına dayanak aldığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 42 nci maddesindeki Uzman Jandarma Adayları ve her rütbedeki Uzman Jandarmalara, Astsubay Çavuş, Astsubay Kıdemli Üstçavuş rütbelerindeki Astsubayların Sağlık nitelikleri uygulanır şeklindeki hüküm metninden de anlaşılacağı gibi Uzman Jandarma Okulundan mezun olup Uzman Çavuş nasbedilmiş ancak henüz adaylıkları kaldırılmamış Uzman Çavuşlarla, adaylıkları kaldırılıp Uzman Çavuşluğu onanmış olanlarla ilgilidir. Astsubay Çavuş ve Kıdemli Üst Çavuşlar hakkındaki hükümlerin Uzman Jandarma Okulundaki öğrencilere uygulanamayacağı açıktır. Öte yandan Uzman Jandarma Okulu öğrencileri ile ilgili 3466 Sayılı Kanun ve Uzman Jandarma Yönetmeliğinin hükümleri karşısında Gülhane Askeri Hastanesince tanzim edilen raporda, davacının yeniden sınıflandırılmasının uygun olacağının belirtilmiş olması da davalı idarece, davacının sınıflandırma işlemine tabi tutulmasını gerektirmemektedir. Bu itibarla davacı vekilinin tüm iddiaları geçersiz ve mesnetsiz kalmaktadır.
Açıklanan nedenlerle dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy