(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 15 Temmuz 1992 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; davacının 11.1.1990 tarihinde nöbet görevinden döndüğü sırada aynı kıta erlerinden ...............'nin itmesi sonucunda, buzla kaplı zemine düştüğünü ve sonucunda boyun kemiğinin kırılarak felç olduğunu, beden çalışma gücünü bütünüyle yitirdiğini, başkalarının bakım ve yardımına muhtaç hale geldiğini, GATA Sağlık Kurulunun 9.3.1992 tarih ve 2160 Sayılı Raporu ile Askerliğe Elverişli Değildir raporu verildiğini, böylece beden gücü, çalışma gücü kaybı ve bakıcıya muhtaçlık nedeniyle maddi zarara uğradığını ayrıca yirmi yaşında sakat kalmakla tüm geleceğinin karanlığa gömüldüğünü, açıklanan nedenlerle 600.000.000. TL. maddi 150.000.000.TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli soruşturma evrakları, tanık beyanları ile Eskişehir Cumhuriyet Savcılığının 21.3.1991 gün ve Hazırlık.1991/2537 ESAS.1991/1223 KARAR.1991/646 sayılı iddianamesinin tetkikinden, davacının 600 Yataklı Hava Hastanesi Baştabipliği Hiz.Muhf.Bİ.K.lığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 10 OCAK 1990 günü gecesi saat 20.00 22.00 saatleri arasındaki nöbet görevini bitirdikten sonra yat saati geçtiği için, doğruca yatakhaneye gitmesi gerektiği halde yatakhaneye gitmeyip, nöbetinin sonunda gazinoya gelerek o sırada gazino temizliği ile uğraşan Er ............... ile güreş yapmaya karar verdikleri, iki arkadaş bölükle kafeterya arasındaki gözden uzak loş ışıklı ağaçlık çim alana giderek güreşe başladıkları, birbirlerinin boyunlarını yakaladıkları anda yere düştükleri davacının boynu ...............'nin kolu ile vücudu arasında sıkışarak boyun kemiğinin kırıldığı, davacının hemen hastaneye sevk edilip yapılan tedavilerine rağmen iyileşmediği GATA Sağlık Kurulunun 9.3.1992 gün ve 2160 Sayılı Raporu ile Ouadripleji (felç) teşhisi konularak Askerliğe Elverişli Olmadığına karar verildiği, ............... hakkında tedbirsizlik dikkatsizlikle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan açılan kamu davasının Eskişehir 1 nci Asliye Ceza Mahkemesinde devam ettiği henüz karar verilmediği anlaşılmıştır. Sakatlanma olayının davacı ile ...............'nin kendi istekleri ile hiç kimseye haber vermeden, geceleyin yat saatinden sonra güreşe karar vermeleri ve güreş yaptıkları sırada meydana gelmesi nedeniyle tamamen hizmetin dışında davacı ile sanığın kişisel kusurlarından tedbirsiz ve dikkatsiz davranışları sonucu meydana gelmiştir.
Davacı vekilinin olayın, nöbet dönüşü sırasında, davacının arkadaşı tarafından itilmesi sonucu buzlu zemine düşerek meydana geldiği yolundaki iddiasına, olay yukarıda izah edildiği şekilde meydana geldiğinden itibar edilmemiştir.
İdare Hukuku İlkelerine ve Anayasanın 125/7 nci maddesi ne göre, idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için;
1. Bir zararın varlığı,
2. Zarar doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması,
3. Zararlı sonuçla işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması,
Şartlarının birlikte tahakkuku gerekmektedir. Bu şartlardan birinin yokluğu, idarenin sorumluluğunu kaldırır. Bu nedenle, ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zararın idari eylem veya işlemle ilgisi bulunmuyorsa, idari faaliyet zararın gerçek nedenini, illetini teşkil etmiyorsa, arada illiyet bağı mevcut değilse idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır. Ortada bir zarar mevcut olmakla birlikte, davacının sakatlanma olayının hizmetle bir ilgisi bulunmamaktadır. Sakatlanmaya hizmetin içinde gelen etkenler neden olmamıştır. Sakatlanmaya neden olan eylem idareye yüklenebilecek bir eylem değildir. Olayın meydana gelmesinden dolayı idareye izafe edilebilecek herhangi bir kusur da bulunmadığından zararlı sonuç ile idarenin herhangi bir eylemi arasında nedensellik bağı kurulamamıştır. Bu bakımdan idare hukuku ilkelerine ve Anayasanın 125/7 nci maddesine göre, sakatlanma olayından idarenin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla;
Yukarıda açıklanan nedenlerle hukuki dayanağı bulunmayan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy