(2709 S. K. m. 38, 129) (1602 S. K. m. 21) (926 S. K. m. 12) (1462 S. K. m. 5) (477 S. K. m. 41) (Harp Okulları Yönetmeliği m. 15, 16)
Davacı vekili 26.8.1992 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve davalı idarenin savunmasına verdiği cevap layihasında özetle; davacının Askeri Liseden mezun olduktan sonra Kara Harp Okuluna girdiğini, başarılı biçimde öğrenimini sürdürürken 26.6.1992 tarihinde disiplin notlarının tamamını kaybettiği gerekçesiyle okuldan çıkarıldığım, halbuki askeri lisede kendisine özel görevler ve takdirnameler verilmesini gerektirecek boyutta amirlerinin takdirini kazandığını, Askeri Liseden mezun olup Harp Okulunun son sınıfına kadar gelmiş ve bitirme sınavlarına katılmaya hak kazanmış bir öğrencinin okuldan çıkarılmasının objektif kurallara göre değerlendirilmesi gerektiğini, Harp Okulları Kanununun 5 nci maddesinde bu kanuna göre çıkarılacak Yönetmelikte saptanacak ahlak notunu kaybedenlerin okuldan çıkarılmasının hükme bağlandığını, kanunun ahlak notunun Yönetmelikte düzenlenmesini açıkça ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde emretmiş olduğunu, yasa koyucunun Yönetmelikle düzenleneceğim belirttiği ahlak notunun salt notun değeri olarak algılanamayacağını, bunun yanlış bir yorum ve uygulama olduğunu, statü hükümlerinin, Anayasanın amir hükmü gereğince kamuoyunun bilgisine sunulacak nitelikte resmi gazete ile ilan edilen Yönetmeliklerle belirlenmesi gerektiğim, Yönetmeliğin bunu Yönergeye bırakmasının yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle Yönetmeliğin 15/a maddesinin iptali gerektiğini, çünkü bu hükmün Yönetmeliklerin resmi gazetede yayınlanması gerektiğine ilişkin yasa hükmüne ve hukukun genel hükümlerine aykırı olduğunu, ayrıca ceza niteliğindeki düzenlemelerin de 3 ncü kişilerin bilgisine iletilmesi için Resmi Gazetede yayınlanması gerektiğini, bu nedenle Yönetmeliğin 15/b maddesinin de 15/a maddesi gibi yok hükmünde sayılmasını ve iptalini istediğini, davacının işlediği iddia edilen suçların her öğrencinin işleyeceği türden basit hatalar olduğunu, cezayı veren amirlerin sübjektif davrandığını, bölük komutanını bulamadığı için takım komutanına haber vererek hastaneye gitmesi, teneffüste hastalandığı için derse geç girmesi, ziyaretine gelen ve Ankara'nın yabancısı teyzesini yolcu edip geç dönmesi olaylarından dolayı verilen cezaların geçersiz olduğunu, keza Erzincan depremi nedeniyle izinden geç döndüğünü belgelemesine rağmen nazara alınmadığını, yürütmeyi durdurma isteminin reddi kararında yeni yönergenin hukuka aykırı bulunup eski yönergenin hukuka uygun bulunmasının da doğru olmadığını, zira eski yönergenin dayandığı yönetmeliğin hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı olan bu düzenlemelerin yıllarca uygulanmış olmasının istikrar oluşturamayacağını, dilekçede Yönetmeliğin 15/a ve 15/b maddesinin iptali istendiğine göre Mahkemenin bu Yönetmeliğin yayınlanmadığını tesbit edip yok hükmünde sayması gerektiğini iddia ederek davacının Kara Harp Okulundan çıkarılma işlemi ile birlikte Harp Okulları Yönetmeliğinin 15/a ve 15/b maddesinin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istemiştir.
Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 18.11.1992 tarih ve 992/555 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Kurulumuzca, davacının yürütmenin durdurulması isteminin incelenebilmesi için, davacının işlediği disiplin suçları ve alınan savunmaları, disiplin kurulu kararı ve askeri öğrencilikten çıkarılma işlemi ile ilgili tüm belgeleri içeren özlük dosyasının celbine karar verilmiş istenen belgeler Kara Harp Okulu K.lığının 6.11.1992 gün ve Dis.Sb.92251 sayılı yazısı ekinde gönderilmiştir. Bu belgelerin tetkikinden;
Davacının 1 nci Sınıfta iken:
21.3.1988 tarihinde nöbet talimatına aykırı hareket etmekten 7 gün izinsizlik cezası alıp 14 disiplin notunun kırıldığı,
21.4.1988 tarihinde yoklamada uygun kıyafette bulunmamaktan 3 gün izinsizlik cezası alıp 6 disiplin notunun kırıldığı,
Birinci sınıfta 20 disiplin notu kırılmış, ikinci sınıfa 150 disiplin notu ile başladığı,
2 nci Sınıfta:
30.10.1988 tarihinde hafta sonu izninden geç dönmekten ikaz edildiği,
1.12.1988 tarihinde sabah etüde girmemekten 4 gün izinsizlik cezası alıp 8 disiplin notunun kırıldığı,
25.12.1988 tarihinde izinsiz olduğu halde yoklamalara katılmamaktan ikaz edildiği,
5.1.11989 tarihinde uygunsuz yerde sigara içmekten ikaz edildiği,
7.1.1989 tarihinde izinsiz olduğu halde izine çıkmaktan 21 gün oda hapsi cezası alıp 84 disiplin notunun kırıldığı,
23.6.1989 tarihinde kopya çekmekten 7 gün oda hapsi cezası alıp 28 disiplin notunun kırıldığı,
30.6,1989 tarihinde izinsiz içtimayı terk etmekten ve yalan söylemekten 7 gün izinsizlik cezası alıp 14 disiplin notunun kırıldığı,
20.8 1989 tarihinde iskambil oynamaktan 2 gün izinsizlik cezası alıp 4 disiplin notunun kırıldığı,
İkinci sınıfta 138 disiplin notunun kırıldığı, üçüncü sınıfa 81 disiplin notu ile başladığı,
3 ncü Sınıfta:
18.11.1990 tarihinde nöbet yerini terk ederek izine çıkmaktan 16 gün oda hapsi cezası alıp 64 disiplin notunun kırıldığı,
10.4.1991 tarihinde emri lakayt karşılamaktan 7 gün izinsizlik cezası alıp 14 disiplin notunun kırıldığı Üçüncü sınıfta 78 disiplin notunun kırılıp, dördüncü sınıfa 42 disiplin notu ile başladığı,
29.8.1991 tarihinde hafta sonu izin dönüş yoklamasının geç katılmaktan 7 gün izinsizlik cezası alıp 14 disiplin notunun kırıldığı,
25.11.1991 tarihinde dolabını tertipsiz bırakmaktan ikaz edildiği,
23.11.1992 tarihinde şehir içi izinin den geç dönmekten 4 gün oda hapsi cezası alıp 16 disiplin notunun kırıldığı,
9.3.1992 tarihinde yalan beyanda bulunmaktan ikaz edildiği,
13.3.1992 tarihinde Bölük Komutanına bilgi vermeden hastaneye gitmekten 4 gün izinsizlik cezası alıp 8 disiplin notunu kırıldığı,
24.3.1992 tarihinde koğuşu geç terk etmekten ikaz edildiği
2.4.1992 tarihinde izinden geç dönmekten ikaz edildiği,
20.5.1992 tarihinde derse geç girmekten 6 gün izinsizlik cezası alıp 12 disiplin notunun kırıldığı, böylece disiplin notlarının tamamını kaybettiği için Yüksek Disiplin Kurulunun 15.6.1992 tarihli kararı ile okuldan çıkarılmasına karar verildiği ve bu kararın 26.6.1992 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından onanarak kesinleştiği, davacının Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmeden önce disiplin notlarından düşmeler oldukça bölük, tabur, Alay ve Okul Komutanları tarafından uyarıldığı, velisine bilgi verildiği, Alay Disiplin Kurulunca uyarıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idare yukarıda özetlenen savunma layihasında Anayasa ve 1602 Sayılı Yasa gereğince disiplin cezalarının yargı denetimine tabi tutulamayacağını ileri sürmüş ise de; Anayasanın 129 ncu maddesinde
.Disiplin cezaları yargı denetimi dışında bırakılamaz.... denilirken bu konuda Silahlı Kuvvetler mensuplarıyla ilgili hükümler saklı tutulmuş ve böylece askerlik mesleğinin yerleşmiş gelenekleri ile kuruluş düzeninin kendisine has özellikleri dikkate alınarak genel kaideye bir istisna getirilmiştir. Bu istisnai hükme paralel olarak 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun idari davalar ve yargı yetkisinin sınırı kenar başlığını taşıyan 2568 Sayılı Kanunla değişik 21 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır ibarelerinin yer alması, Anayasanın istisnai hükmünün boyutlarını göstermiştir. Burada sözü konusu edilen husus, disiplin amirlerince verilen cezalardır. Bu cezalar sebep, konu, yetki, şekil ve maksat yönlerinden birisiyle malûl bulunmasa dahi menfaati ihlal edilenler kendi hiyerarşisi içinde itiraz haklarını kullanmakla yetinmek durumunda kalacaklar, idari yargının doğrudan denetimini isteyemeyeceklerdir. Ancak bu disiplin cezaları, disiplin komisyonları yahut başka bir makamın ihraç veya sair bir işlemine neden olmuşsa idari davaya konu olabilecek bu işlemin dayandığı maddi olayın hukukiliğini tesbit yönünden gerektiğinde işlemin sebebine inilecek ve yasaca öngörülen unsurları taşımadığı anlaşılırsa işlem iptal edilecek dolayısıyla iptal kararlarının iptal edilen işlem ile buna sebep teşkil eden veya ona bağlı olarak tesis edilen işlemlerden doğan sonuçları da ortadan kaldırılmış sayılacağı genel hukuk kuralına göre disiplin cezaları etkilenmiş olacaktır. Disiplin cezalarının bu şekilde dolaylı olarak yargı kararından etkilenmesi onun doğrudan dava konusu edilmemesi yasağına aykırı düşmeyeceğinden davalı idarenin bu konudaki defi yerinde görülmemiş ve davacının okuldan çıkarılmasına ilişkin işlemde esas alınan disiplin cezalarının incelenmesine geçilmiştir.
Bilindiği gibi Harp Okulları öğrencilerinin, disiplinsizlik nedeniyle okuldan çıkarılmaları, 926 Sayılı TSK. Personel Kanunu, 1462 Sayılı Harp Okulları Kanunu, Harp Okulları Yönetmeliği, Harp Okulları Disiplin Yönergesi hükümlerine göre yapılmaktadır.
926 Sayılı Kanunun 12 nci maddesi Harp Okullarının kuruluşu, işleyişi ve okullara giriş şartlan, yetiştirilme hususları ve diğer hususlar özel kanuna göre yürütülür hükmünü içermektedir.
1462 Sayılı Harp Okulları Kanununun 2218 Sayılı Kanunla değişik 5/a maddesi, bu kanun hükümlerine göre çıkarılacak Yönetmelikte saptanacak ahlak notunu kaybedenlerin Harp Okulu öğrenciliğinden çıkarılacağını hükme bağlamıştır.
Harp Okulları Kanununa dayanılarak çıkarılmış bulunan Harp Okulları Yönetmeliğinin 15 nci maddesi a Harp Okullarına alınan her öğrenciye Harp Okulu Öğrenimi süresince 160 ahlak (disiplin) notu verilir, b Ahlak (disiplin) notundan hangi cezalar ve eylemlerden dolayı ne miktar düşüleceği, Harp Okulları Disiplin Yönergesinde belirtilir hükmünü, Aynı Yönetmeliğin 16 nci maddesinin (b) fıkrası 2 nci bendinin (b) alt bendi ahlak (disiplin) notunun tamamını kaybedip Yüksek Disiplin Kurulunca haklarında okuldan çıkarılma kararı verilenlerin Harp Okullarından çıkarılmalarını amir bulunmaktadır. Harp Okulları Yönetmeliğine göre düzenlenen 2 Temmuz 1980 tarihli Harp Okulları Disiplin Yönergesinin III ncü kısmının 15 nci maddesinde suçlar, Türk Ceza Kanununun öngördüğü suçlar, Askeri Ceza Kanununun öngördüğü suçlar, Disiplin Mahkemeleri Kanununun öngördüğü suçlar, diğer yasalar da öngörülen suçlar ile hiçbir kanunda yazılı olmayan fakat askeri terbiye ve disiplini bozucu nitelikleri itibariyle Harp Okulları Disiplin Yönergesinde örnek teşkil etmesi için gösterilen fiil ve tekasüller ile diğer fiil ve tekasüller şeklinde sayılmıştır.
Aynı Yönergenin 17 nci maddesinde, 477 Sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunda yazılı suçlar tekrarlanmış, bu suçlardan dolayı Disiplin amirlerinin yetkileri dahilinde oda hapsi cezası verilebilecekleri gibi faillerini Disiplin Mahkemelerine sevk edebilecekleri açıklanmış, bu tür suçlardan dolayı verilecek cezalar (A) grubu suçlar ve cezaları bölümünde gösterilmiş, bu suçlar diğer disiplin tecavüzlerinden ayrık tutulmuştur. Disiplin amirlerinin (A) grubu suçlara ait cezaları verebilmesi için 477 Sayılı Kanununda yazılı suçların oluşması gerekmektedir.
Disiplin tecavüzü sayılan fiiller (B) grubu suçlar olarak nitelenmiş 4 ncü bölüm 34 ncü madde de, kıyafet, yemekhanelerde, yatakhanelerde, dershanelerde, gazino ve teneffüslerde, berberhanede, iş ocaklarında, vizit yeri ve hastahanelerde, kütüphanelerde, sinemada, konferanslarda, telefon yerinde, ziyaret yerinde, içtimalarda, nöbette, denizde, hapiste, disiplin ceza yerinde, sınavlarda, ast ve üst münasebetlerinde, genel olarak ve müteferrik başlıkları altında kazuistik bir metotla sayılıp karşılarında cezaları da belirtilmiştir. Yönergenin 20 nci maddesinde de, bu cetvelde gösterilenler disiplin tecavüzleri ve karşılarında ki cezaların, öğrenciler arasında eşitliği sağlamak ve cezanın takdirinde tutamak olmak üzere konulduğu, disiplin amirlerinin kanuni yetkileri içinde cezalar verebileceği, bu yönergede belirtilmeyen suçlar hakkında disiplin amirlerinin ceza verebileceği açıklanmıştır.
Nitekim diğer askeri okullardaki disiplin Yönergeleri de bu şekilde düzenlenmiş, yılların uygulaması da bu doğrultuda oluşmuş ve istikrar kazanmıştır. Mahkememizce Harp Okullarından çıkarılan öğrencilerle ilgili davalarda bu Yönerge esas alınmış, bugüne kadar bu düzenleme tarzının hukuka aykırı olduğuna dair bir karar verilmemiştir. Mahkememizin bu konudaki kararlan da istikrar kazanmış bulunmaktadır.
Hal böyle iken, Genelkurmay Başkanlığının 9 Mart 1990 gün ve HRK.053044990 Ak.Ok.Ş.H.O.(10) Sayılı emri gereğince Harp Okulları Disiplin Yönergesinde değişiklik yapılarak disiplin tecavüzleri için daha önceki yönergede belirlenen cezaların kaldırıldığı davacıya da bu yönergenin uygulandığı görülmektedir.
İdarenin, hukuka uygun bulunan işlemlerini yeni oluşan şartlara göre değiştirmesinden doğal bir şey olamaz. Böyle bir değişiklik kamu hizmetini en iyi biçimde yürütebilmenin de bir gereğidir. Örneğin, disiplin yönergesinde yazılı eylemlerden bazılarını cezaları arttırabileceği gibi azaltılabilir. Bölük ve tabur komutanlarının ceza verirken takdir yetkilerini kullanabilmelerini temin bakımından cezaların asgari ve azami hadleri belirtilebilir. Bazı eylemler için değişik cezalar belirlenebilir.
Ancak idare bu değişikliklerini hukuka uygun biçimde yapmalı, hukuka uygun işlemleri sakatlamamalıdır.
Anayasanın 38 nci maddesinin birinci fıkrası, 1462 Sayılı Harp Okulları Kanununun 5., Harp Okulları Yönetmeliğinin 16 nci maddeleri ve yukarıdaki açıklamalara göre davalı idarece Harp Okulları Disiplin Yönergesinde yapılan değişikliğin ve davacıya bu Yönergeye göre verildiği anlaşılan disiplin cezalarının hukuka aykırı olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
İdarece davacıya uygulanan yönerge halen yürürlükte ise de; bilindiği gibi hukuk kuralları arasında bir hiyerarşi mevcuttur. Her hukuk kuralı bir üst kurala aykırı olamaz. Yönergede, Yönetmeliğe, Yönetmeliklerde Kanunlara aykırı olamazlar. Yönerge ve Yönetmelikler birer idari işlemdir. Bu nitelikleri itibariyle idari yargı denetimine tabidirler. Yargı organları önlerine gelen bir davada Yönetmeliğin ve Yönergenin iptali istemi olmasa dahi, Kanuna aykırılığını tesbit ettikleri Yönetmelik, Yönetmeliğe aykırı buldukları Yönerge hükmünü ihmal edebilmekte ve doğrudan bir üst normu uygulayabilmektedir. Harp Okulları Yönetmeliğinin 16 ncı maddesindeki Ahlak (disiplin) notundan hangi cezalar ve eylemlerden dolayı ne miktar düşüleceği Harp Okulları Disiplin Yönergelerinde belirtilir. hükmü karşısında Harp Okulları Disiplin Yönergelerinde hangi eylemlerden dolayı hangi cezaların verileceğini belirleyen düzenleme biçiminin değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak bu yeni Yönerge Kurulumuzca ihmal edilmiştir.
Ancak Kurulumuzca davacının eylemleri ve verilen cezalara göre kırılması gereken disiplin notları eski Yönergeye göre yeniden hesaplandığında da, davacının okuldan çıkarıldığı sırada tüm disiplin notlarını kaybettiği, hiçbir disiplin notunun kalmadığı görülmüştür.
Bu nedenlerle davacı hakkında tesis edilen Kara Harp Okulundan çıkarılma işleminin tüm unsurları itibariyle hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
1462 Sayılı Harp Okulları Kanununun 5 nci maddesinde, Harp Okullarına alınacak öğrencilere tanınacak ahlak notunun Yönetmelikte belirlenmesi öngörülmüş, Yönetmelikte tesbit edilecek miktarda ahlak notunu kaybedenlerin okuldan çıkarılması hükme bağlanmıştır. Kanun koyucunun Yönetmelikle düzenlenmesini istediği husus öğrencilere tanınacak ahlak notu ile bu notun ne kadarının kaybedilmesi halinde okuldan çıkarılma işleminin tesis edileceğidir. Harp Okulları Yönetmeliğinin 15 nci maddesinde de a Harp Okullarına alman her öğrenciye Harp Okulu öğrenimi süresince 160 ahlak (disiplin) notu verilir, b Ahlak (disiplin) notundan hangi cezalar ve eylemlerden dolayı ne miktar düşüleceği Harp Okulları Disiplin Yönergelerinde belirtilir denilmektedir. Görüldüğü gibi Yönetmeliğin 15 nci maddesinin (a) fıkrasında Kanun koyucunun Yönetmelikte belirlenmesini istediği ahlak notu miktarı tesbit edilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde de, ahlak notunun tamamını kaybedip Yüksek Disiplin Kurulunca haklarında okuldan çıkarma kararı verilenlerin öğrencilikle ilişiklerinin kesilmesi hükme bağlanmıştır.
Bu bakımdan Yönetmeliğin 15 nci maddenin (a) fıkrasının Harp Okulları Kanununun 5 nci maddesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır. 15 nci maddenin (b) fıkrasında düzenlenen hangi cezalar ve eylemlerden dolayı ne miktar düşüleceğine ilişkin konuda, Harp Okulları Kanununun Yönetmeliğe bir yollaması mevcut değildir. Bu konuda kanunda başka bir hüküm de yer almamaktadır. Şayet kanun koyucu hangi cezalardan dolayı ne kadar disiplin notu kırılacağına ilişkin konunun da mutlaka Yönetmelikte düzenlenmesini amaçlasaydı, ahlak notunda olduğu gibi bu hususta da ya kanuna açık hüküm getirir ya da yönetmeliğe yollamada bulunurdu.
Öte yandan 1961 Anayasasının 113 ncü maddesi Yönetmelikler Resmi Gazetede yayınlanır şeklinde iken, yayınlanma unsurunun geçerlilik şartı olup olmadığı tartışılmış ise de, 1982 Anayasasının Hangi Yönetmeliklerin Resmi Gazetede yayınlanacağı kanunla belirtilir hükmü getirilmiştir. Anayasanın bu hükmüne göre yürürlüğe konan 3011 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanacak olan Yönetmelikler Hakkında Kanunda da Resmi Gazetede yayınlanacak Yönetmelikler açıklanmıştır.
Bu nedenlerle, davacı vekilinin, Harp Okulları Yönetmeliğinin 15 nci maddesinin Kanuna aykırı olduğuna ilişkin iddiaları da geçersiz ve mesnetsiz kalmaktadır.
Kurulumuzca hukuka aykırı bulunan husus, Yönetmelikte düzenlenmesi gereken konuların, Yönerge de düzenlenmesi olgusu değil, yeni Yönergenin düzenleme biçimidir. Bu bakımdan, davacı vekilinin bu hususa ilişkin iddiası da dayanaktan yoksun bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
KARŞI OY YAZISI
Kara Harp Okulu askeri öğrenciliğinden çıkarılan davacı Hakan ERGÜN Hakkında çoğunluğun verdiği davanın reddi kararına aşağıdaki nedenlerle katılmadım:
1) Harp Okulları Yasasının 5/a maddesi ahlak notunun Yönetmelikle saptanacağını ve bunu kaybedenlerin öğrencilik ten çıkarılacağını öngörmektedir.
2) Yönetmeliğin 15. maddesi yasanın verdiği yetki ve görevle ahlak notunu global 160 olarak belirlemiş bulunmaktadır. Çoğunluk görüşü Yönetmeliğin bu düzenlenmesi ile yasanın emrinin yerine getirildiği yolunda olup Yönetmeliğin hangi disiplinsizliklerin ne kadar disiplin notu kırılmasına neden olacağını Yönerge ile düzenlenmesinin hukuka aykırı olmadığı kabul edilmektedir İşte bu noktada çoğunluğun görüşüne katılamadım. Zira bilinmektedir ki yasanın Yönetmeliğe bıraktığı bir konuyu Yönetmelik Yönergeye bırakmaz. Normlar hiyerarşisinde Anayasa, tüzük ve yönetmelikler hukuk normu teşkil ederler. Buna karşın Yönergeler hukuk normu değildirler. O halde yasanın bir hükmü oluşturan Yönetmelikle düzenlenmesini arzu ettiği bir konuyu, yasanın (yasa koyucunun) açık iradesi hilafına Yönergeyle düzenlemek hukuken yok hükmünde bir tasarruf niteliğindedir. Bu görüşü müze karşı şu denilebilir. Yönetmeliği yapan idari merci de idaredir, Yönergeyi yapan da. O halde ne fark eder. Ancak bilinmektedir ki Anayasayı da kanunu da yetkili merci (Türkiye'de TBMM) yapar. O halde ha Anayasa, ha Kanun nasıl ki farketmez diyemiyorsak (ki her ikisi de hukuk normudur) burada da ha Yönetmelik ha Yönerge diyemeyiz. Üstelik Yönergenin hukuk normu olmadığı tartışılmaz bir idare hukuku ana kuralı olduğunu bildiğimiz halde...
Yasanın Yönetmelikle düzenleme yapılmasını emretmesi askeri öğrenci için bir güvencedir. Sadece 160 rakamının konulması hiçbir güvence sağlamaz. Yönerge pek ala derse öğretmenden sonra girenin ahlak notu 100 kırılır; öğrenci yatakhanedeki dolabında bulunan diş fırçasını ya da havlusunu yerine düzgün koymazsa 60 not kırılır diyebilir. Böylece sadece bu iki hareket okuldan çıkartmada yeterli olabilecektir. O zamanda Yönetmeliğin 160 notu belirlemesinin hiçbir güvencesi kalmayacaktır. Hukukta eskiden hileyi seriye diye anılan bir müesseseden söz edilirdi. Şimdi ise öğretide hukuk kuralının dolanılması diye bir müessese vardır. Yasanın ve hukukun cevaz vermediği bir sonuca bazı yasal yollarla varılması belki yasaya şeklen uygun olabilir, ama yasanın özü ihlal edilmiş olur. Bu hallerde, Bu nedenlerle davacı vekilinin belirttiği üzere Yönetmeliğin 15 nci maddesinin hangi hareketlerin ne kadar ahlak notu kırılmasına neden olacağına ilişkin Yönerge çıkarılmasına olanak tanıyan hükmü Harp Okulları Kanununun 5 nci maddesine aykırıdır, iptali gerekir.
Doğal olarak davacı hakkında tesis edilen okuldan çıkarma işlemi de sebep konu ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırıdır, iptali gerekir. 14 TEMMUZ 1993 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy