(2709 S. K. m. 125) (926 S. K. m. 34, 127)
Davacı 30.7.1992 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 926 Sayılı TSK. Personel Kanunun 127 nci maddesi uyarınca yurtdışına gitme hakkına sahip olduğunu, bu maddede idareye geniş takdir yetkisi tanınmış ise de, takdir yetkisinin keyfilik olmadığını, idarece hiç bir gerekçe gösterilmeden yurtdışı izin talebinin reddedildiğini, idarenin bu işleminin amaç ve unsurları yönünden hukuka aykırı olduğunu, işlemin kamu yararı amacını da taşımadığını, 1992 yılına ait senelik iznini Amerika Birleşik Devletlerinde geçirme isteminin reddine dair idarenin 18 Haziran 1992 gün ve PER: 4084l6392/Pl.Ynt.(Disipmor.1.) 4787 sayılı idari işlemin iptalini, mağduriyetinin önlenmesini, davasının duruşmalı olarak görülmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden Hv.Tbp.Bnb. olan davacının 25 Mayıs 1992 tarihli dilekçe ile davalı idareye müracaatta bulunarak, dilekçesi ekindeki seyahat planında belirttiği gibi 10 günü kardeşi, 10 günü de halasının oğlunun yanında olmak üzere 15 Ağustos 1992 tarihinden itibaren 20. gün süreyle Birleşik Amerika Devletlerinde yıllık iznini geçirme isteminde bulunduğu, davacının bu isteminin uygun görülmediğinin Hv.K.K.lığının 18.6.1992 gün ve PER: 408416392/Pl.Ynt.(Disipmor.l) 4787 sayılı yazısı ile bildirildiği bu menfi işlemin iptali için dava açtığı anlaşılmaktadır.
926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 127 nci maddesi yurtdışı izinlerin verilmesi konusunda genel prensibi koymuş ye (e) bendinde Seyahat maksadı ile yıllık izin süresi kadar yurtdışı izin verilebileceği hükmünü getirmiştir. Kanunun 34 ncü maddesinde de izinlerin verilme usulleri, izin vermeye yetkili makamları ve sair hususların yönetmelikle tesbit olunacağı belirtilmiştir.
Anılan kanunun hükümlerine dayanılarak çıkartılan Türk Silahlı Kuvvetleri İzin Yönetmeliği nin İkinci Bölümün de yıllık izinler, izin sıra çizelgeleri, yıllık izinlerin verilmesi, yurtdışındaki personelin yıllık izinleri üçüncü bölümünde Mazeret izinleri dördüncü bölümünde Sıhhi İzinler altıncı bölümünde Yurtdışı izinler düzenlenmiştir.
Altıncı bölümün 14 ncü maddesinde Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinden; Kuvvet Komutanlarına bağlı olanlara Kuvvet .... Komutanlıklarınca aşağıda yazılı nedenlerle ve aşağıda belirtilen sürelerle izin verilir denildikten sonra bu nedenleri,
1. Seyahat maksadıyla,
2. Mazeret dolayısıyla,
3. Mesleki bilgi ve görgüsünü arttırmak maksadıyla,
4. Öğrenim için,
5. Seminer, müşahede gezisi ve ziyaretler için .... olmak üzere beş grupta toplanmıştır.
Yönetmeliğin 15 nci maddesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Subay ve Astsubaylar seyahat maksadı ile izin sıra cetveline tabi olarak yurtdışına izinli gidebilirler. Bu izin subay ve astsubayların yıllık izinin den sayılır ve (45) günü geçemez. Bunlara ayrıca (10) günü aşmamak üzere yol izni verilir denildikten sonra maddenin l nci bendinde yurtdışına izinli gitmek isteyen personel (EKC) dilekçe ile ilk amirine müracaat eder. Bu dilekçeye (EKD) gezi programını ekler ve mümkünse kalacağı adresleri yazar...., maddenin 6 nci bendinde de seyahat maksadıyla izinli gönderilecek personelin miktarı Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kuvvet ve jandarma Genel Komutanlığındaki. Subay ve Astsubaylar için mevcutlarının % 0,5 (bindebeş)ni geçemez... denilmektedir.
Değer taraftan Yönetmeliğin 24 ncü maddesinde Bu Yönetmeliğin 17.18.19 ncu ve 20 nci maddelerinde yazılı sebeplerle izin verilecek personele, sayılan maddelerde öngörülen şartlara ilave olarak aşağıdaki nitelikler aranır denilmiş ve bu nitelikler, çalışkanlığı, disiplin, tutum ve davranışı ile temayüz etmek, dil sınavında belli oranda not almış olmak, taksirli suçlar hariç olmak üzere herhangi bir suçtan hükümlü bulunmamak, yurda dönüşte görülen eğitim/öğretimle ilgili görevlere atanacak durumda olmak, izin için müracaat ettiği tarihte devam eden bir ceza kovuşturması bulunmamak, dış temsil kabiliyetine sahip olmak, son iki yıl sicil notları ortalamasının ve on yıla ait sicil notunun sicil tam notunun % 75 inden az olmamak gibi nitelikler olarak belirtilmiş ise de; madde metninde de açıklandığı üzere bu niteliklerin Yönetmeliğin 17, 18, 19 ve 20 nci maddeleri gereği mesleki bilgi ve görgünün arttırılması, öğrenim amacıyla verilecek seminer müşahede gezisi ve oryantasyon ziyaretleri için verilecek yurtdışı izinleri ve yabancı memleketlerde personele verilecek izinler hakkında aranacağı açıkça belirtilmiş olup, bu niteliklerin Yönetmeliğin 15 nci maddesinde açıklanan yurtdışına seyahat maksadı ile izin verilecek kimselerde aranmasına gerek yoktur.
Davacının istemi Yönetmeliğin 15 nci maddesinde düzenlenmiş bulunan yurtdışına seyahat maksadı ile verilen izni almaktır. Bu madde de her Kuvvet için % 05 (binde beş) lik bir kontenjan dışında gerek ast idari mercilerin ve gerekse işlem tesisine yetkili makamların bu konudaki takdir yetkilerinin sınırsız bulunduğuna ilişkin mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Gerçi 926 Sayılı Kanunun yurtdışı izinlerle ilgili 127 nci maddesi yurtdışı izni verilebilir tarzındaki ifadesi ile idareye bu konuda takdir hakkı tanınmıştır.
Ancak idareye tanınan bu takdir yetkisinin Yönetmelikte belirlenen şartlara uygunluğu gözetilmeden, hiçbir gerek ve gerekçe gösterilmeksizin idarece reddedilmesi durumunda, idarenin takdir yetkisini objektif ölçüler içinde kalmak şartıyla kullandığını ileri sürmek mümkün değildir.
Takdir yetkisi genellikle belirli olaylar karşısında idari makamların, şu veya bu kararı almakta özgür olduğu ve bu kararlar arasında seçim hakkına sahip bulunduğu şeklinde tanımlanabilir. İdarenin izleyeceği yol ya da vereceği kararın bir hukuk kuralı ile sınırlandırılmadığı zaman takdir yetkisi vardır.
Ancak idareye tanınmış bulunan takdir yetkisi hiçbir zaman mutlak ve sınırsız olmamalıdır. Kamu hizmetinin verimliliği, etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı arasında bir denge kurulması zorunluluğu, bu hak ve yetkinin sınırını oluşturmaktadır. Takdir hakkının idarece takip edilen amaca uygun olarak kullanıldığı, keyfilikler, kişisel ve duygusal değerlendirmelerden kaçınıldığı, keyfilikten, kişisel ve sübjektif değerlendirmelerden uzak olduğunu, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı kalındığı sürece yargı denetimi dışında tutulması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Ne var ki idarenin takdir hakkını yerinde kullanmadığı, kullanılan takdir hakkında hukuka aykırılık bulunduğu iddiasının ileri sürülmesi halinde idari yargı yoluyla bunun araştırılması, bir başka deyişle takdir hakkının sınırlarının aşılmadığının saptanması gerekmektedir.
Gerçekten, Anayasanın 125 nci maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiş bulunan İdarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. tarzındaki hükmün, idarenin sınırsız ve mutlak takdir hakkına sahip olduğu ve böylece takdir hakkınızın idari denetime tabi olmadığı yönünde yorumlamak ve uygulamak, Anayasanın öngördüğü hukuk devleti ile bağdaşmaz.
Anılan yetkinin özellikle, yüksek mahkemelerce olmak koşuluyla, yargı yerlerince çizilebileceği ve hatta bu konuda hiçbir yasal sınırlamanın kabul görmeyeceğinin benimsenmesinde kamu yararı bulunduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Ayrıca takdir yetkisinin bulunduğu hallerde bile idari yargı yeri yargıcı, idari işlemi amaç unsuru yönünden de denetlemek durumundadır.
Gerçekten idarenin kamu hizmetlerini yerine getirirken ve günlük ihtiyaçların yerine getiriliş biçimini belirlerken bir takdir hakkına sahip olduğu muhakkaktır. Ancak bu halde dahi, idare, işlemin amaç unsuru açısından, kamu yararı ile bağlıdır ve bu yönden yaptığı idari işlemler üzerinde bir yargı denetimi yapılmak gerekir.
Bunların dışında, idarenin yetkisini kanunun amacına aykırı bir biçimde kullanması hali, başlı başına bir hukuka aykırılık teşkil eder ve bunun kaçınılmaz sonucu olarak da işlem amaç unsuru açısından sakat bir işlem durumuna girer. Bu durumda da, takdir yetkisinin amaç unsuru açısından sakatlandığını kabul etmek gerekmektedir.
Diğer yandan her idari işlemin amacı kamu yararıdır. Bir işlemde kamu yararı yoksa o işlem amaç unsuru bakımından sakatlanmış olur.
Açıklanan nedenlerle davacının yurtdışı seyahat izni için yaptığı başvurunun hiçbir sebep gösterilmeden kabul edilmemesine ilişkin işlem sebep amaç unsurları bakımından hukuka aykırı bulunduğundan İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy