(2709 S. K. m. 125) (926 S. K. m. 21, 22, 23, 24) (657 S. K. m. 8) (1602 S. K. m. 21)
Davacı vekili 14 Eylül 1992 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kara Harp Okulu öğrencisi iken Harita sınıfına ayrıldığını, okuldan mezuniyetinden sonra gönderildiği Harita Yüksek Teknik Okulu'nda tek dersten başarısız olduğu için okuldan çıkarıldığını ve yeniden sınıflandırma işlemine tabi tutulduğunu, sınıflandırma Kurulunun 20.5.1992 gün ve 1991/34 sayılı kararı ile Görülen Lüzum Üzerine piyade sınıfına geçirildiğini;
Subayların sınıflandırılmasının 926 Sayılı Yasanın 21 ve müteakip maddelerinde düzenlendiğini, 21 nci madde de Kara Kuvvetlerinde Subay sınıflarının muharip sınıflar ve yardımcı sınıflar olarak iki ana bölüme ayrıldığım, 22 nci madde sınıflandırmanın ilk sınıflandırma ve yeniden sınıflandırma olarak iki şekilde yapılabileceğini öngördüğünü,, 23 ncü madde de ilk sınıflandırmanın Harp Okulu öğrencisi iken yapılacağını belirttiğini, subayların yeniden sınıflandırma nedenlerinin 926 Sayılı yasanın 24 ncü maddesinde 7 bent halinde gösterildiğini, müvekkilinin durumuna uyar gibi görünen 24 ncü maddenin (e) bendinde bulunan idarece görülen lüzum üzerine sınıflandırma da idareye sınırsız takdir yetkisi tanınmadığını, idarenin bu takdir yetkisini sırf personeli mağdur etmek için kullanamayacağını, idarenin bu yetkisini kullanabilmesi için, sınıfı değiştirilen subayın artık bu sınıfta çalıştırılmasının fiilen veya hukuken mümkün olmaması gerektiğini;
Müvekkilinin sınıf değiştirmesini gerektiren hiç bir hukuki veya fiili neden bulunmadığını, Harita Genel Komutanlığının TMK. sında Harita Subayı kadrosu bulunduğunu, bu kadronun açıklamalar bölümünde de (mühendis unvanı kazanamayan Harp Okulu mezunu subayların istihdam edileceğinin yazılı olduğunu, kadrosunda harita sınıfı varken, Harp Okulunda harita sınıfının eğitimini gören müvekkilinin bu sınıfta kalmak için de dilekçe vermişken görülen lüzum üzerine deyiminin arkasına sığınıp, sınıf değiştirme işleminin yapılmasının savunulur yanı bulunmadığını, davalı idarenin Harita Mühendisleri ve harita subayları ile ilgili uygulamalarında hukuk tanımazlığı alışkanlık haline getirdiği;
Müvekkilinin sınıf değişikliğine esas alınan Sağlık Kurulu raporunun 25.5.1992 günü alındığını, Sınıflandırma Kurulu Kararının ise henüz rapor alınmadan 20.5.1992 tarihinde verildiğini bu nedenle de işlemin şekil evvelce açıklanan nedenlerle sebep ve amaç unsurları yönünden sakat işlemin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi Dairemizin 25 Kasım 1992 tarih ve 1992/584 Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasının ve Davalı İdarenin 18 Kasım 1992 gün ve Huk. Müş. Dav.: 45l643d21892 sayılı yazısı ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinden;
Davacının 1988 yılında Kara Harp Okulunu bitirdiği, 1988-1989 öğretim yılında Harita Yüksek Teknik Okulunda öğrenime başladığı, mezkûr okulu yönetmeliğinde belirlenen azami üç yıllık süre içinde bitiremediğinden öğrenime devam hakkını yitirdiği ve öğretim kurulunun kararıyla kesin başarısız olduğuna karar verildiği, harita sınıfında kadro ihtiyacı bulunmadığı bildirilerek yeniden sınıflandırılması sonucu piyade sınıfına geçirildiği anlaşılmaktadır
22 Nisan 1925 tarih ve 657 sayılı Harita Genel Komutanlığı Kanununun 8 nci maddesi Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu harita mühendislerini yetiştirmek için Kara Harp Okulu mezunu harita subaylarına, harita bilimi alanında eğitim ve öğretim, uygulama, bilimsel inceleme ve araştırma yaptırmak, harita ve harita mühendisi subayların tekamülünü sağlamak üzere, Harita Genel Komutanlığına bağlı Harita Yüksek Okulu kurulmuştur. Harita Yüksek Teknik Okulunun normal öğretim süresi iki yıl olup teşkilatı Türk Silahlı Kuvvetlen kuruluş ve kadrolarında gösterilir.
Harita Yüksek Teknik Okulunun ve organlarının görevleri ve işleyişi, eğitim ve öğretim ilkeleri, azami öğrenim süresi, öğretim elemanlarıyla ilgili hususlar, bu yüksek öğretim kurumuna kabul edileceklerde aranan nitelikler, sınıf geçme, sınav, değerlendirme ve disiplin esasları, başarısız olanlara yapılacak işlemler, yabancı öğrencilere ilişkin esaslar ve diğer hususlar Genelkurmay Başkanlığının ve Yüksek Öğretim Kurulunun görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanacak ve Resmi Gazetede yayımlanacak yönetmelikle düzenlenir. hükmünü amir bulunmaktadır.
Bahis konusu Kanuna istinaden çıkarılan Harita Yüksek Teknik Okulu Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 47 nci maddesinde kesin başarısızlık nedeniyle okulla ilişikleri kesilecek öğrencilere uygulanacak işlemler beş bent halinde sayılmış olup, maddenin 4 ncü bendinde ilgili Kuvvet Komutanlığınca öğrenci hakkında, 926'Sayılı T.S.K. Personel Kanunu hükümlerinin uygulanır. denilmektedir.
926 Sayılı T.S.K. Personel Kanununun sınıflandırma başlığını taşıyan 22 nci maddesinde; Askeri öğrenciler ve subaylar test ve mülakat sonuçlarına, beden kabiliyetlerine, isteklerine ve kadro ihtiyaçlarına göre iki şekilde sınıflandırılırlar:
a) İlk sınıflandırma,
b) Yeniden sınıflandırma, denilmiş, ilk sınıflandırma başlığını taşıyan 23 ncü maddenin 2 nci fıkrası ise Harp Okulu öğrenim süresince, 24 ncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri gereğince yapılacak müteakip sınıf sınıflandırmalarda, ilk sınıflandırma kapsamı içinde kabul edilir denilmiştir.
926 Sayılı Kanunun 24 ncü maddesinde yeniden sınıflandırmanın hangi sebep ve hallerde yapılacağı 7 bent halinde sayılmış (e) bendinde üç alt bent halinde ise 1. Sınıflandırma hatası sebebiyle yeterlik düşüklüğü gösterdiği sınıflandırma kurullarının tetkik ve teklifi ile anlaşılan teğmenler, 2. Kuruluş ve kadro değişikliği sebebiyle veya idarece görülecek lüzum üzerine, sınıflarının değişmesi icabeden subaylar, 3 Yeni bir sınıfın kurulmasında, bu sınıfı teşkil etmek üzere lüzumlu personel temini için idarece lüzum görülecek sınıf ve rütbedeki subaylar yeniden sınıflandırılırlar. denilmektedir.
Diğer taraftan T.S.K. Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin Yeniden Sınıflandırma başlığını taşıyan 10 ncu maddesinin (g) bendinde İdarece görülecek lüzum üzerine sınıfları değişecek subaylar ibaresini kullanmaktadır.
Sayılan hükümler karşısında kesin başarısızlık nedeniyle Harita Yüksek Teknik Okulundan ilişiği kesilen davacının Harita Sınıfından idarece görülen lüzum üzerine piyade sınıfına geçirilmesi işleminde idarenin, mevzuatta idarece görülecek lüzum üzerine ifadesi ile tanınan takdir yetkisini kullandığı ortadadır. Takdir yetkisinin belirli olaylar karşısında idari makamların, şu veya bu kararı almakta özgür olduğu ve bu kararlar arasında seçim hakkına sahip bulunduğu şekilde tanımlandığı bilinmektedir. İdarenin izleyeceği yol ya da vereceği kararın bir hukuk kuralı ile sınıflandırılmadığı zaman takdir yetkisinin varlığı kabul edilmek gerekir. Takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, bunun sınırlarının ise kamu hizmetinin verimliliği ve etkinliği, kamu yararı ile kişi yararı arasında denge bulunması ile çizilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan takdir hakkının idarece takip edilen amaca uygun olarak kullanıldığı, keyfilikten ve duygusal değerlendirmelerden kaçınıldığı, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı kalındığı sürece yargı denetimi dışında tutulması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
İdarenin üstlendiği kamu hizmetini en iyi ve etkin biçimde yürütebilmesi için ihtiyaç duyacağı personelin nitelikleri, sayısı, sınıfı, bir sınıftan diğer bir sınıfa personel aktarması suretiyle personel temini konularında geniş bir takdir yetkisine sahip olacağı kuşkusuzdur. İdarenin sahip olduğu bu takdir yetkisini kullanırken hangi sınıftan ne miktarda elemana ihtiyaç duyacağı, hangi sınıflara ihtiyacı olmayacağım hizmet gereklerine göre belirleyeceği, bu belirleme biçiminin yargı organlarınca denetiminin de Anayasanın 125 ve 1602 Sayılı Kanunun 21 nci maddelerinde öngörülen idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde veya idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceğine ilişkin kuralları ile sınırlı olacağı açıktır. Aksine tesis edilecek bir karar Harita Sınıfında personele ihtiyacı bulunmadığını savunan idareye ihtiyacını bilmediğini ifade etmek anlamına gelir.
Diğer taraftan Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin yeniden sınıflandırma ile ilgili hükümlerine bakıldığında ilk nazarda yardımcı sınıflardan birinde görevli bir subayın muharip sınıflara geçirilmesinin mümkün olmadığı gibi bir görünüm vermekte ise de; bu şekilde değişikliği yasaklayan bir hüküm bulunmadığı, esasen ilgilinin sağlık durumu nedeniyle yardımcı sınıfa ayrılmadığı ahvalde, idarece görülecek lüzum üzerine bir kimsenin yardımcı sınıflardan muharip sınıfa geçirilmesi bu sınıfta olan personel ihtiyacından kaynaklanmaktadır. İdarece açıklandığı üzere harita teknisyen sınıfında kadro fazlası bulunması nedeniyle, kesin başarısızlık nedeniyle Harita Yüksek Teknik Okulundan ilişiği kesilen davacının personele ihtiyaç duyulan piyade sınıfına geçirilmesinde, davacının harita sınıfında kalmak istemine ilişkin dilekçe vermiş bulunması da mutlaka bu sınıfta bırakılması zorunluluğunu tevlit etmeyeceğine göre mevzuata aykırı bir durum yoktur.
Açıklanan nedenlerle kesin başarısızlığı nedeniyle Harita Yüksek Teknik Okulundan ilişiği kesilen davacının, harita teknisyeni sınıfında kadro fazlası bulunmasına bağlı olarak, idarece ihtiyaç duyulan piyade sınıfına geçirilmesi işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı gibi, işlemin konu, sebep, amaç ve tüm unsurları itibariyle hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla davacı vekilinin ve başsavcılığın aksini içeren iddia ve itirazlarına iştirak imkanı görülmemiştir.
Bu itibarla dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy