(2330 S. K. m. 6)
Davacılar vekilinin 12 EKİM 1992 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; davacıların oğlu ve kardeşi olan ...............'in askerlik hizmetini yaptığı sırada 24.7.1991 günü yapılan bir operasyonda havan mermisinin namlu içinde patlaması sonucu şehit olduğunu, bilirkişi raporunda patlamada kullanma hatasının bulunmadığının bildirildiğini anne ve babanın toplam 82.000.000. TL. Nakdi Tazminat aldıklarını meslek lisesi mezunu olan müteveffanın desteğinden yoksun kalan anne ve babanın maddi zararlarının ödenen nakdi tazminatla karşılandığını ancak manevi zararlarının karşılıksız kaldığını, yine kardeşlerinde ölüm nedeniyle büyük acı ve izdi rap duyduklarını, davacıların manevi zararlarının kısmen de olsa karşılanabilmesi için anne ve baba için ayrı ayrı 50.000.000'er TL. kardeşleri için ayrı ayrı 25.000.000'er TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat sonunda 21 nci J.Sınır Tugay K.lığı Askeri Savcılığınca verilen 31.12.1991 tarih ve 1991/801390 Esas ve Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararının tetkikinden; Dağ Komd.Tug. 2 nci Tb.Kh.Dst.Bl. Komutanlığında askerlik hizmetini yapmakta olan P.Komd.Onb. ...............'in 24.7.1991 tarihinde Hakkari Şemdinli Mezar Gediği mevkiinde bölücü teröristlere karşı sürdürülen operasyonda Havan atışı sırasında havan mermisinin namlu içinde patlaması sonucu havan namlusunun parçalanması nedeni ile şehit olması olayında teknik heyetçe tutulan bilirkişi raporunda havan mermisinin namlu içerisinde patlamasında herhangi bir kullanıcı hatası veya kusurun söz konusu olmadığı, olayın bir kaza niteliğinde olduğunun belirtilmesi nedeniyle olayla ilgili olarak Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı verildiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı İdare savunmasında davacı anne ve babanın maddi ve manevi zararlarının ödenen Nakdi Tazminatla karşılandığını, davacı kardeşlerin ise manevi tazminat istemlerinin idarenin hizmet kusurunun bulunmaması nedeniyle yersiz olduğunu ileri sürmüş ise de;
İdarenin, eylemlerinden dolayı tazminle sorumlu tutulabilmesi için; bir zararın bulunması zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Nedensellik bağının kesilmiş sayılması için de, zararın tümüyle idare tüzel kişiliğine ve hizmete yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Teröristlerle çıkan çatışmada Havan atışları yapıldığı sırada hizmetin en iyi şekilde ifası için tüm önlemler alınarak atış yapılmış kimsenin hiçbir kusuru olmamasına rağmen olay meydana gelmiştir. Olayın meydana gelmesinde idareye yüklenebilecek bir hizmet kusurunun mevcudiyetinden söz edilemez. Ayrıca müteveffanın da olayda hiçbir kusuru olmadığı yukarıda izah edilerek Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararı ve bu kararın dayandığı bilirkişi raporundan anlaşılmıştır.
Ancak, olayın bir kamu hizmeti sırasında meydana geldiği göz önüne alındığında hizmetle doğrudan doğruya ilgili olduğu, hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerek öğretide gerekse yargı kararlarında kabul edildiği üzere, özellikle Silahlı Kuvvetler tarafından yerine getirilen bazı hizmetlerle, hizmetin ifasında kullanılan silah, top, bomba gibi araç ve gereçler yapıları gereği hem ilgililer hem de üçüncü kişiler için tehlike arz ederler. Bunların taşıdığı tehlikelerin ne zaman ortaya çıkacağım tahmin edip önceden tedbir alarak önlemek mümkün olamaz, işte bu gibi tehlike taşıyan hizmetlerle amaç ve gereçlerden sağlanan yararlar nasıl ki bunların sahibine ait oluyor ise, doğan zararlar da onların sahibine ait olmalıdır şeklinde de ifade edilebilecek olan risk ilkesinin bir gereği olarak davacının uğradığı zararın hizmetin sahibi idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı anne ............... ile davacı baba ...............'e olay nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat kanunu hükümlerince ayrı ayrı 41.595.000'er TL. toplam 83.190.000. TL. Nakdi Tazminat ödenmiştir.
2330 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca ödenen Nakdi Tazminat, bu Nakdi Tazminatı alanların uğradıkları Maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu her türlü şüpheden varestedir.
Yukarıda yapılan açıklama nedeniyle davacı anne ............... ile davacı baba ...............'in bu olay nedeniyle uğradıkları maddi zararlarının tesbiti ile bu olay nedeniyle kendilerine ödenen Nakdi Tazminatın tenzili suretiyle belirlenecek bilirkişi raporunun tanzimi için re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenip Mahkemeye ibraz edilen 18 MAYIS 1993 tarihli bilirkişi raporunda davacı anne ............... ile davacı baba ...............'in uğradıkları maddi zararlarının ayrı ayrı 19.615.230'ar TL. bulunduğu, davacı anne ve babanın maddi ve manevi zararlarının karşılanması için ödenen Nakdi Tazminatın anne ve baba için ayrı ayrı 41.595.000'er TL. olduğu, davacı anne ve babaya ödenen Nakdi Tazminatlar ile maddi zararlarının ayrı ayrı 21.979.770'er TL. fazlası ile karşılandığı, Nakdi Tazminattan her davacı için artan 21.979.770'er TL. miktarın manevi zararı karşılayacak nitelikte kaldığı ve Mahkememizin emsal ölüm olaylarında takdir ettiği manevi tazminat miktarları, davacılara ödenen ve maddi zararlarını karşıladıktan sonra artan miktar olan 21.979.770'er TL. nin altında olduğu göz önünde tutularak davacı anne ile davacı babanın olay anında duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını karşılamak üzere verilmesi kabul edilen manevi zararlarının fazlasıyla karşılandığı sonucuna varılmıştır.
Davacı kardeşlere olay nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılaya bilmek amacıyla uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar nedeniyle DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
1. Bilirkişi raporuna göre, ödenen Nakdi Tazminatla davacı anne ............... ile davacı baba ...............'in maddiye manevi zararları karşılandığından MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. Davacı kardeşler ............... ile ...............'e takdiren ve ayrı ayrı 8.000.000'ar TL. (SEKİZERMILYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, FAZLAYA AİT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 24 TEMMUZ 1991 tarihinden ödeme tarihine kadar % 30 (YÜZDEOTUZ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy