(926 S. K. m. 50) (211 S. K. m. 34) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 80)
Davacı, 13 Ekim 1083 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; beraber çalıştığı komutanlarla imtizaç edememek yüzünden 3360 sayılı Kanun 1/H maddesi gereğince haysiyet kırıcı bir durum olmamasına rağmen sicil yolu ile emekliye sevk edildiğini, aynı sene içinde devlet memurluğuna intisapla 33 sene bilfiil hizmet ederek İstanbul Vakıflar Baş Müdürlüğü Sivil Savunma Memurluğundan istekle emekliye ayrıldığını, TSKlerindeki devre arkadaşlarınca yapılan davetlere kimlik kartı veya günübirlik giriş kartına sahip olamadığı için katılamadığını, devlet memuru olarak en üst dereceyi kazanmış birisi olarak askeri tesislere girebileceğine imkan sağlanabileceği inancında olduğunu, 50 sene evvel verilen bu kararın müruru zamanı olması gerektiğini beyan ederek orduevine giriş kartı verilmesi yolundaki talebinin reddine ilişkin idarece verilen cevap ile tesis edilen işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının 22 Mayıs 1944 tarihinde 3360 sayılı Kanunun 1/H maddesi gereğince üçlü kararname ile sicil yoluyla TİSK. lerinden emekliye sevk edildiğine dair bilgi ve belgeler dava dosyasında yer almaktadır.
Kimlik kartına ilişkin hususlar ise 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri iç Hizmet Kanunu 34/e ve İç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddelerinde yer almakta ve Silahlı Kuvvetler mensuplarına verilecek kimlik kartının veriliş 'biçim ve koşullarının Yönerge ile saptanacağı belirtilmektedir. Milli Savunma Bakanlığınca çıkartılan 10 Aralık 1987 tarih ve (308) Sayılı TSKleri Kimlik Kartı Yönergesinde Silahlı Kuvvetler mensuplarına ve ailelerine ilaveten kapsam. genişletilerek emekli subay, astsubay, uzman jandarma çavuş, uzman Çvş, ve uzman erbaşlar ile bunların aile fertlerine de kimlik kartı verilmesi öngörülmüştür.
Diğer taraftan anılan Yönergenin 3f2 maddesi ile de 926 Sayılı Kanunun 50/C maddesi disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işlemine tabi, tutulanların bu haktan yararlanamayacakları hükmüne yer vermiştir. .
Davacının disiplin yoluyla TSKlerinden çıkarılmasına ilişkin işlem bir davaya konu edilmemiş ve davalı idarece de geri alınmamış, ya da kaldırılmamıştır. Halen sonuç doğurmaya devam eden ve geçerliliklerini muhafaza eden bir idari işlemdir. Bu bakımdan davacının TSKlerinden ayrılmasına ilişkin işlemin zamanaşımına uğradığına ve yok sayılması gerektiğine dair iddiaları da geçersiz ve mesnetsizdir.
Açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy