(926 S. K. m. 68) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sınıf Okulları Yönetmeliği m. 19)
Davacı velisi 13.12.1993 tarihinde kayda göçen dava dilekçesinde davalı idarenin savunmasına verdiği cevap layihasında özetle; Endüstri Meslek Lisesi Elektronik Bölümünü bitirerek Hava Astsubay Sınıf Okulu sınavlarını kazanan davacının aranan diğer şartları da taşıdığı için okula kaydının yapıldığını, 35 gün süreyle öğrencilerle hiç görüşme yapılmayacağı söylendiğinden okula gidip oğlu ile görüşmediğini, 15 EKİM 1993 tarihinde yemin törenine çağrıldığını, Silahlı Kuvvetlere bir astsubay evlat vermenin mutluluğuyla törene gittiğinde oğlunun törene alınmayacağı ve okuldan çıkarılacağını öğrendiğini, kararın gerekçesini öğrenmek için görüştüğü Bölük Komutanının yanlış anlama, neticesi varılan yargılarla ve sübjektif değerlendirme ile okuldan çıkarma işleminin tesis edildiğini öğrendiğini, kararda açıklık bulunmaması ve yayınlanmamış yönerge hükümlerinden söz edilmesi sebebiyle gerçek nedeni tespit edemediğini, oğlundan edindiği bilgilere göre herhangi bir disiplin suçu ve eğitimde zafiyetinin bulunmadığını, okul komutanı ile yaptığı görüşmede eğitimin oğluna ağır geldiği ve esasen hasta kardeşlerinin de bulunduğunun ifade edildiğini, bu ifade ve sınıf arkadaşlarıyla ismini vermek istemediği görevlilerin ifadelerinden oğlunun verilen emirlere uyduğu, eğitimle ilgili herhangi bir zafiyet göstermediği, emsallerinden geri kalmadığını öğrendiğini, okuldan çıkarılmasının sakat kardeşinin varlığından kaynaklandığını, kazandığı üniversiteye kaydını yaptıramayan davacının 1994 yılındaki sınavlarda da puanlarının düşeceğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek davacının Hava Astsubay Sınıf Okulundan çıkarılma işleminin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istemiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi davalı idarenin savunması alındıktan ve davacı hakkındaki işleme esas alman bilgi ve belgeler celb edilip tetkik edildikten sonra Dairemizin 13.4.1994 tarih 1903/1140 Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 68 nci maddesinin (b) bendinde, Astsubay Okullarına girişte aranacak nitelikler, okulların öğrenim, eğitim süre ve şekilleri, öğrencilerin azami öğrenim süresiyle görev ve sorumlulukları ve diğer hususların yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmış; (d) bendinde, öğrencilik niteliğini kaybettiren haller öngörülmüş (f) bendinde de, öğrencilerin ilişiklerinin kesilmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Anılan hükme istinaden çıkarılan ve 8 HAZİRAN 1988 gün ve 19836 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren TSK. Sınıf Okulları Yönetmeliğinin Astsubay Sınıf Okullarından Çıkma ve Çıkarılma başlığını taşıyan 19 ncu maddesinin 2 nci fıkrasının A (f) bendi; Astsubay sınıf okulu öğrencilerinden gerek sivil kaynaktan gelen gerekse erbaş ve er veya uzman çavuş kaynaklarından alman öğrencilerin okula giriş tarihlerinden (intibak eğitimi başlangıcı) itibaren bir ay içinde astsubay adayı niteliğini kazanamadıkları sıralı disiplin amirlerinin ortak kanaat raporu ile belgelenenler ile intibak eğitiminin 1/3 veya daha fazlasına sağlık nedenleri dahil herhangi bir nedenle devam edemeyenler, okul komutanının önerisi ile disiplin kuruluna verilirler. Bu öğrencilerden ahlak (disiplin) notu durumlarına bakılmaksızın haklarında disiplin kurallarınca okuldan çıkarılma karan verilenler okuldan çıkarılırlar hükmünü amir bulunmaktadır.
Dava dosyası ile, celbedilip tetkik edilen disiplin amirlerinin kanaat raporları, davacının astsubay adayı niteliğini kazanamadığını gösterecek bilgi ve belgelerin ve Disiplin Kurulu Kararının tetkikinden, davacının 1993-1994 eğitim öğretim yılında Hava Teknik Astsubay Sınıf Okuluna alındığı, 10.9.1903 tarihinde okula geçici kaydı yapılan davacının 13.9.1993 tarihinde başlayan ilk bir aylık intibak eğitimi süresinde başlangıç temel askerlik eğitiminden olan yanaşık düzen eğitimi sırasında verilen emirleri anlamakta gecikerek veya yanlış algılayarak hareketleri tam yapamadığı, kendisi özel eğitime alınarak defalarca hareket yaptırılmasına rağmen aradan kısa bir süre geçtiğinde sanki o hareketleri hiç görmemiş gibi davrandığı, İç Hizmet Kanunu, Askeri Ceza Kanunu gibi nazari konular içinde bulunan Bayrak, Sancak karşılaştırması ve sıralı amirlerinin isimleri gibi çok basit konularda bile sık sık şaşırarak hatalar yaptığı, 13.10.1993 tarihinde mangaca yapılan eğitimde tüfeğin sunulması hareketi yapılırken tüfek muayene vaziyeti aldığı, tüfek çatmak, tüfek almak eğitiminde döneceği yönü karıştırıp ters yöne döndüğü ve böylece mangasındaki birliği bozduğu, öğrencilere yazdırılıp anlatılan basit tanımları ve temel askeri kavranılan öğrenemediği, mangasının emir komutası verildiğinde çok heyecanlandığı, mangasına hakim olamadığı, mangasına G3 Tüfeğinin tanımı ve sökülüp takılmasını anlatarak göstermesi istendiğinde tüfeğin tanımını bilmediği, tüfeği sökerken sırasıyla sökmediği, parçalarının isimlerini bilmediği, mangasına yürürken sağa sola döndürmesi söylendiğinde komutları yanlış verip mangasına emir komuta edemediği, bu tespitlerden sonra sıralı disiplin amirlerince hakkında kanaat raporu düzenlenerek okul komutanı tarafından disiplin kuruluna sevk edildiği, disiplin kurulunca 13.10.1993 tarihinde okuldan çıkarılmasına karar verildiği, bu kararın 14.10.1993 tarihinde Hava Eğitim Komutanı tarafından onaylandığı anlaşılmıştır.
Disiplin amirlerinin bu tespitleri karşısında, davacı hakkında, tesis edilen okuldan çıkarma işleminin tüm unsurları itibariyle mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının velisi ve aynı zamanda babası olan ................., oğlunun verilen emirlere uyduğu, eğitimle ilgili herhangi bir zafiyet göstermediği, emsallerinden geri kalmadığı, okuldan çıkarılmasına sakat kardeşi bulunmasının neden alındığı, Bölük Komutanının yanlış anlama sonucu vardığı yargıların sübjektif bir değerlendirmeyle sıralı sicil amirlerine yansıtıldığını ileri sürmüş ise de; incelenen kanaat raporları değişik amirleri tarafından düzenlenmiştir. Raporlar da davacının tespit edilen davranışları tarihleri itibariyle belirlenmiştir. Sicil amirlerinin davacıya karşı objektiflikten uzaklaşarak sübjektif değerlendirmelerle rapor düzenlemeleri için hiçbir neden görülmemektedir. Değerlendirmelerde davacının sakat kardeşinin nazara alındığına ve sadece bu nedenle duygusal davranıldığına dair hiçbir kanıt mevcut değildir. Esasen sakat kardeşi bulunduğu gerekçesiyle duygusal rapor düzenlendiğine ilişkin iddia inandırıcılıktan da uzaktır. Bu nedenlerle davacı velisinin iddiaları geçersiz ve mesnetsiz bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy