(2709 S. K. m. 129) (1602 S. K. m. 21) (1462 S. K. m. 5, 8) (926 S. K. m. 12) (Harp Okulları Yönetmeliği m. 15)
Davacı vekili, 28.6.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve davalı idarenin savunmasına verdiği cevap layihasında özetle; Davacının Kara Harp Okulu 4 ncü sınıfında başarılı bir öğrenim sürdürdüğü halde, disiplinsizlik sebebiyle okuldan çıkarıldığını, okuldan çıkarılma işleminin, yasanın Yönetmelikte düzenlenmesini emrettiği bir alanın yönerge ile düzenlenmiş olması ve işlemin bu yönergeye dayalı olması nedeniyle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, zira 1462 Sayılı yasanın 5 nci maddesinin okuldan çıkarılmayı düzenleyen (a) fıkrasında Bu kanunun hükümlerine göre çıkarılacak yönetmelikte saptanacak ahlak notunu kaybedenler okuldan çıkarılır denildiğini, yasanın hiçbir duraksamaya ve yoruma gerek görülmeyen bir açıklıkla ahlak notunun yönetmelikle belirleneceğini emrettiğini, ayrıca yasanın 8 nci maddesinin de ahlak notunun yönetmelikte belirleneceğini bir kez daha vurguladığını, davalı idarenin bu hükmü çok dar açıdan yorumlayarak ahlak notunu yönetmelikte global olarak saptadığını, böylece yasaya biçimsel olarak bir uygunluk sergilediğini, ama asıl ve çok önemli bir konu olan disiplin notlarının ve disiplinsizliğin ne olduğuna ilişkin düzenlemeyi yönergeye bıraktığını, yönergelerin kural olarak idarenin iç işleyişi ile ilgili ve çoğu kez duruma göre değiştirilebilen konulan içerdiğini, oysa Yönetmeliklerin kanunların nasıl uygulanacağını gösterdiğini ve üçüncü kişileri ilgilendiren hükümler taşıdığını, davalı idarenin bu hukuk kuralını çiğneyerek yönerge ile saptanan disiplin notunu kaybettiği gerekçesiyle davacıyı okuldan çıkarmakla hukuka aykırı işlem yaptığını, davacının hiçbir zayıfının olmaması, kendisine 12 gün oda hapsi cezası verilmesine neden alman bir cafebarda çalışması olayının bir cezayı gerektirmemesi ve amatörce çalışmış bulunması, arkadaşlarının düzenledikleri doğum günü partilerinde enstrüman çalmış olmasından dolayı işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğunu tüm öğrenim hayatı boyunca çalışkan olan, başarı sağlayan bir öğrencinin okuldan çıkarılmış olması sebebiyle işlemin konu ve amaç unsuru bakımından da hukuka aykırı olduğunu, davalı idarenin yönerge konusundaki yorumunun Hile Şeriyye olduğunu, Askeri Yüksek idare Mahkemesi kararından işine gelen kısmı ajanı idarenin işine gelmeyen bölümü gözardı ettiğini, bu tutumun davalı idare savunmasının gerçek olmadığını kanıtladığını, iddia ederek 9 Mart 1990 tarihli Harp Okulları disiplin yönergesinin ve bu yönergeye dayanılarak yapılan Harp Okulundan çıkarılma işleminin iptalim ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizin Nöbetçi Dairesince, Ara Kararı verilerek, davacıya ait özlük ve işlem dosyalarının celbinden ve incelenmesinden sonra, yürütmenin durdurulmasına ilişkin istem 4.8.1993 gün ve 998/333 sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacının, celbedilen, özlük dosyasındaki, disiplin suçları ve alınan savunmaları, disiplin kurulu kararı ve askeri öğrencilikten çıkarılmasına ilişkin belgelerin tetkikinden, 19891990 Eğitim öğretim yılında; 18.12.1989 tarihinde tuvalette sigara içmekten 2 gün izinsizlik cezası verilip 4 disiplin notunun, 19.12.1089 tarihinde dolabını düzensiz bırakmaktan 2 gün izinsizlik cezası verilip 4 disiplin notunun, 26.2.1990 tarihinde dersi müsaadesiz terk etmekten 5 gün oda hapsi cezası verilip 20 disiplin notunun, 18.3.1990 tarihinde emri lakaydı karşılamaktan 7 gün izinsizlik cezası verilip 14 disiplin notunun, 19.3.1990 tarihinde konferansa katılmamaktan 4 gün izinsizlik cezası verilip 8 disiplin notunun, 15.6.1990 tarihinde sakal traşı olmamaktan 2 gün izinsizlik cezası verilip 4 disiplin notunun, 19.9.1990 tarihinde sakal traşı olmadan ve ayakkabılarını boyamadan sancak törenine katılmaktan 5 gün oda hapsi cezası verilip 20 disiplin notunun kırıldığı böylece toplam 86 disiplin notunun kırılmış olduğu, iade edile disiplin notlarıyla birlikte 1990-1901 eğitim öğretim yılma 123 disiplin notu ile başladığı, 1990-1991 Eğitim öğretim yılında, 9.10.1990 tarihinde içtimada bulunmamaktan ikaz edildiği, 17.10.1990 tarihinde derste roman okumaktan 5 gün oda hapsi cezası verilip 20 disiplin notunun, 17.1.1991 tarihinde derste oyun oynamaktan 7 gün oda hapsi cezası verilip 28 disiplin notunun, 8.8.1991 tarihinde bilerek doğru söylememekten 7 gün oda hapsi cezası verilip 28 disiplin notunun, 9.6.1991 tarihinde yasak yerde sigara içmekten 4 gün izinsizlik cezası verilip 8 disiplin notunun, 28.7.1991 tarihinde nöbet talimatına aykırı hareket etmekten 4 gün oda hapsi cezası verilip 16 disiplin notunun kırıldığı, iade edilen notlarla birlikte 19911992 eğitim öğretim yılına 73 disiplin notuyla başladığı, 1991-1992 Eğitim öğretim yılında; 25.11.1991 tarihinde dolabını bozuk bulundurmaktan ikaz edildiği, 25.12.1991 tarihinde kopya çekmekten 14 gün oda hapsi cezası verilip 56 disiplin notunun kırıldığı, 3.5.1992 tarihinde izinden geç dönmekten ikaz edildiği, 3.7.1992 tarihinde emri lakaydı karşılamaktan önce 14 oda hapsi cezası verildiği, daha sonra 2 gün oda hapsi cezasına çevrilip 8 disiplin notunun kırıldığı, 30.7.1992 tarihinde emri lakaydı karşılamaktan önce 4 gün oda hapsi cezası verildiği, daha sonra cezanın 2 gün izinsizlik olarak değiştirilip 4 disiplin notunun kırıldığı, 1992-1993 eğitim öğretim yılma iade edilen notlarla birlikte 39 disiplin notuyla başladığı, 1992-1993 Eğitim öğretim yılında;21.12.1992 tarihinde kılık kıyafeti bozuk olmaktan ikaz edildiği, 4.1.1993 tarihinde izinden geç dönmekten 2 gün izinsizlik cezası verilip 4 disiplin notunun, 18.1.1993 tarihinde müsaadesiz derse girmemekten ikaz edildiği, 18.3.1993 günü eğlence yerlerinde hafta sonlarında emirlere rağmen sahneye çıkıp enstrüman çalmak suretiyle islediği emre itaatsizlik suçundan Disiplin Mahkemesinde yargılanıp 12 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığı ve 60 disiplin notunun kırıldığı, böylece disiplin notunun 25'e düştüğü, Disiplin puanları azaldıkça tabur ve alay K. nı tarafından kendisinin ve velisinin uyarıldığı, 27.8.1991 tarihinde Yüksek Disiplin Kurulu tarafından uyarıldığı, 26 Mart 1992 tarihinde Alay Disiplin Kurulu tarafından Yüksek Disiplin Kuruluna şevkine karar verildiği, 17 Nisan 1992 tarihinde Yüksek Disiplin Kurulunca uyarıldığı, 26.8.1992 tarihinde Yüksek Disiplin Kuruluna tekrar sevk edildiği, 26.8.1992 ve 25 Şubat 1993 tarihlerinde Yüksek Disiplin Kurulunca uyarıldığı, Yüksek Disiplin Kurulunun 27.5.1993 tarihli kararı ile okuldan ilişiğinin kesildiği, bu kararın 31.5.1998 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı idare yukarıda özetlenen savunma layihasında Anayasa ve 1602 Sayılı Yasa gereğince disiplin cezalarının yargı denetimine tabi tutulamayacağını ileri sürmüş ise de;
Anayasanın 129 ncu maddesinde ... Disiplin cezaları yargı denetimi dışında bırakılamaz... denilirken bu konuda Silahlı Kuvvetler mensuplarıyla ilgili hükümler saklı tutulmuş ve böylece askerlik mesleğinin yerleşmiş gelenekleri ile kuruluş düzeninin kendisine has özellikleri dikkate alınarak genel kaideye bir istisna getirilmiştir. Bu istisnai hükme paralel olarak 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun idari davalar ve yargı yetkisinin sınırı kenar başlığını taşıyan 2568 Sayılı Kanunla değişik 21 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır ibarelerinin yer alması, Anayasanın istisnai hükmünün boyutlarını göstermiştir. Burada söz konusu edilen husus, disiplin amirlerince verilen cezalardır. Bu cezalar sebep, konu, yetki, şekil ve maksat yönlerinden birisiyle malûl bulunmasa dahi menfaati ihlal edilenler kendi hiyerarşisi içinde itiraz haklarını kullanmakla yetinmek durumunda kalacaklar, idari yargının doğrudan denetimini isteyebileceklerdir. Ancak bu disiplin cezaları, disiplin komisyonları yahut başka bir makamın ihraç veya sair bir işlemine neden olmuşsa idari davaya konu olabilecek bu işlemin dayandığı maddi olayın hukukiliğini tespit yönünden gerektiğinde işlemin sebebine inilecek ve yasaca öngörülen unsurları taşımadığı anlaşılırsa işlem iptal edilecek dolayısıyla iptal kararlarının iptal edilen işlem ile buna sebep teşkil eden veya ona bağlı olarak tesis edilen işlemlerden doğan sonuçları da ortadan kaldırılmış sayılacağı genel hukuk kuralına göre disiplin cezaları etkilenmiş olacaktır. Disiplin cezalarının bu şekilde dolaylı olarak yargı kararından etkilenmesi onun doğrudan dava konusu edilmemesi yasağına aykırı düşmeyeceğinden davalı idarenin bu konudaki def'i yerinde görülmemiş ve davacının okuldan çıkarılmasına ilişkin işlemde esas alınan disiplin cezalarının incelenmesine geçilmiştir.
Bilindiği gibi, Harp Okulları öğrencilerinin, disiplinsizlik nedeniyle okuldan çıkarılmaları, 926 Sayılı TSK. Personel Kanunu, 1462 Sayılı Harp Okulları Kanunu, Harp Okulları Yönetmeliği, Harp Okulları Disiplin Yönergesi hükümlerine göre yapılmaktadır.
926 Sayılı Kanunun 12 nci maddesi Harp Okullarının kuruluşu, işleyişi ve okullara giriş şartları, yetiştirilme hususları ve diğer hususlar özel kanuna göre yürütülür hükmünü içermektedir.
1462 Sayılı Harp Okulları Kanununun 2218 Sayılı Kanunla değişik 5/a maddesi, bu kanun hükümlerine göre çıkarılacak Yönetmelikte saptanacak ahlak notunu kaybedenlerin Harp Okulu öğrenciliğinden çıkarılacağını hükme bağlamıştır.
Harp Okulları Kanununa dayanılarak çıkarılmış bulunan Harp Okulları Yönetmeliğinin 15 nci maddesi a. Harp Okullarına alınan her öğrenciye Harp Okulu öğrenimi süresince 160 ahlak (disiplin) notu verilir, b. Ahlak (disiplin) notundan hangi cezalar ve eylemlerden dolayı ne miktar düşüleceği, Harp Okulları Disiplin Yönergesinde belirtilir hükmünü, Aynı Yönetmeliğin 16 nci maddesinin (ib) fıkrası 2 nci bendinin (b) alt bendi ahlak (disiplin) notunun tamamını kaybedip Yüksek Disiplin Kurulunca haklarında okuldan çıkarılma kararı verilenlerin Harp Okullarından çıkarılacaklarını amir bulunmaktadır.
Harp Okulları Yönetmeliğine göre düzenlenen 2 Temmuz 1980 tarihli Harp Okulları Disiplin Yönergesinin III ncü kısmının 15 nci maddesinde suçlar, Türk Ceza Kanunun öngördüğü suçlar, Askeri Ceza Kanununun öngördüğü suçlar, Disiplin Mahkemeleri Kanununun öngördüğü suçlar, diğer yandan da öngörülen suçlar ile hiç bir kanunda yazılı olmayan fakat askeri terbiye ve disiplini bozucu nitelikleri itibariyle Harp Okulları Disiplin Yönergesinde örnek teşkil etmesi için gösterilen fiil ve tekasüller ile diğer fiil ve tekasüller şeklinde sayılmıştır.
Aynı Yönergenin 17 nci maddesinde, 477 Sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunda yazılı suçlar tekrarlanmış, bu suçlardan dolayı Disiplin amirlerinin yetkileri dahilinde oda hapsi cezası verilebilecekleri gibi faillerini Disiplin Mahkemelerine sevk edilebilecekleri açıklanmış, bu tür suçlardan dolayı verilecek cezalar (A) grubu suçlar ve cezaları bölümünde gösterilmiş, bu suçlar diğer disiplin tecavüzlerinden ayrık tutulmuştur. Disiplin amirlerinin (A) grubu suçlara ait cezaları verebilmesi için 477 sayılı Kanunda yazılı suçların oluşması gerekmektedir.
Disiplin tecavüzü sayılan fiiller (B) grubu suçlar olarak nitelenmiş 4 ncü bölüm 34 ncü madde de, kıyafet, yemekhanelerde, yatakhanelerde, dershanelerde, gazino ve teneffüslerde, berberhanede, iş ocaklarında, Vizite yeri ve hastanelerde, kütüphanelerde, sinemada, konferanslarda, telefon yerinde, ziyaret yerinde, içtimalarda, nöbette, denizde, hapiste, disiplin ceza yerinde, sınavlarda, ast ve üst münasebetlerinde, genel olarak ve müteferrik başlıkları altında kazuistik bir metotla sayılıp karşılarında cezaları da belirtilmiştir. Yönergenin 20 nci maddesinde de, bu cetvelde gösterilenler disiplin tecavüzleri ve karşılarındaki cezaların, öğrenciler arasında eşitliği sağlamak ve cezanın takdirinde tutanak olmak üzere konulduğu, disiplin amirlerinin kanuni yetkileri içinde cezalar verebileceği, bu yönergede belirtilmeyen suçlar hakkında disiplin amirlerinin ceza verebileceği açıklanmıştır.
Nitekim diğer askeri okullardaki disiplin yönergeleri de bu şekilde düzenlenmiş, yılların uygulaması da bu doğrultuda oluşmuş ve istikrar kazanmıştır. Mahkememizce Harp Okullarından çıkarılan öğrencilerle ilgili davalarda bu Yönerge esas alınmış, bugüne kadar bu düzenleme tarzının, hukuka aykırı olduğuna dair bir karar verilmemiştir. Mahkememizin bu konudaki kararları da istikrar kazanmış bulunmaktadır.
1462 Sayılı Harp Okulları Kanununun 5 nci maddesinde, Harp Okullarına alınacak öğrencilere tanınacak ahlak notunun Yönetmelikte belirlenmesi öngörülmüş, Yönetmelikte tespit edilecek miktarda ahlak notunu kaybedenlerin okuldan çıkarılması hükme bağlanmıştır. Kanun koyucunun Yönetmelikle düzenlenmesini istediği husus Öğrencilere tanınacak ahlak notu ile bu notun ne kadarının kaybedilmesi halinde okuldan çıkarılma işleminin tesis edileceğidir. Harp Okulları Yönetmeliğinin 15 nci maddesinde de a. Harp Okullarına alınan her öğrenciye Harp Okulu öğrenimi süresince 160 ahlak (disiplin) notu verilir, b. Ahlak (disiplin) notundan hangi cezalar ve eylemlerden dolayı ne miktar düşüleceği Harp Okulları Disiplin Yönergelerinde belirtilir denilmektedir. Görüldüğü gibi Yönetmeliğin 15 nci maddesinin (a) fıkrasında Kanun Koyucunun Yönetmelikte belirlenmesini istediği ahlak notu miktarı tespit edilmiştir. Aynı Yönetmeliğinin 16 nci maddesinde de, ahlak notunun tamamını kaybedip Yüksek Disiplin Kurulunca haklarında okuldan çıkarma kararı verilenlerin öğrencilikle ilişiklerinin kesilmesi hükme bağlanmıştır.
Bu bakımdan Yönetmeliğin 15 nci maddenin (a) fıkrasının Harp Okulları Kanununun 5 nci maddesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır. 15 nci maddenin (b) fıkrasında düzenlenen hangi cezalar ve eylemlerden dolayı ne miktar düşüleceğine ilişkin konuda Harp Okulları Kanununun Yönetmeliği bir yollaması mevcut değildir. Bu konuda başka bir hüküm de yer almamaktadır. Şayet kanun koyucu hangi cezalardan dolayı ne kadar disiplin notu kırılacağına ilişkin konunun da mutlaka Yönetmelikte düzenlenmesini amaçlasaydı, ahlak notunda olduğu gibi bu hususta da ya kanuna açık hüküm getirir ya da yönetmeliğe yollamada bulunurdu.
Bu bakımdan Harp Okulları Yönetmeliğinin 15 nci maddesi Harp Okulları Kanununa uygun bulunmaktadır. Kanun Koyucunun Yönetmelikte düzenlenmesinde zorunluluk görmediği, hiçbir kanunun cezalandırmadığı disiplin tecavüzü teşkil eden eylemlerin neler olacağı, bu eylemlerden dolayı ne kadar disiplin notunun kırılacağı hususlarının, uygulamada birlik ve beraberliğin sağlanması amacıyla disiplin yönergesinde düzenlenmesinde hukuka aykırı bir cihet görülmemiştir. Esasen Yönergeler, genel olarak idarenin ilgili birimlerine mevzuatı yorumlayış biçimini bildiren, onlara hareket tarzlarını gösteren işlemlerdir. Üçüncü kişilerin hak menfaatlerini ilgilendiren ve bir düzenleyici işlem niteliğini taşıdıklarında da bir iptal davasına konu olabilirler. Ancak davacıya uygulanan Harp Okulları Disiplin Yönergesi öğrencilerin okula alındığı sırada da yürürlükte olan, içerdiği hükümler öğrencilere duyurulduğu, bu konuda özel derslerin okutulduğu, tüm Harp Okullarında uygulanan düzenleyici bir işlem niteliğinde olduğundan Kurulumuzca hukuka ve mevzuata uygun bulunmuş, davacı vekilinin bu konuya ilişkin iddiaları geçersiz ve mesnetsiz bulunmuştur.
Davacı vekilinin, Dairemizin daha önceki kararlarında kanuna aykırı bulunduğu iddia ettiği disiplin yönergesi, davacıya uygulanan yönerge değildir. Davacıya uygulanmayan ancak daha önce dava konusu edilmiş bazı olaylara uygulanan Dairemizin kararlarından sonra uygulanmasından vazgeçilen ve davacı vekili tarafından iptali istenen 9.3.1990 tarihli yönergedir.
Öte yandan Kurulumuzca daha önceki kararlarda hukuka aykırı bulunan husus, yönetmelik yerine yönergede düzenleme yapılması hususu değil yönergede fiillerin sayılmasıyla yetinilip bu fiillere verilecek cezaların gösterilmemiş olmasıdır.
Esasen iptali istenen 9 Mart 1990 tarihli Yönerge uygulamadan kaldırılmış, Dairemizce, eskiden beri hukuka uygun bulunan Yönerge tekrar uygulamaya konulmuş olup davacıya da hukuka uygun bulunan bu Yönerge uygulanmıştır.
Açıklanan nedenlerle dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy