(1602 S. K. m. 42)
Davacı vekili 24.5.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının eşi Fadıl ÇAĞLAR'ın 15.4.1993 doğumlu olup 30.4.1975 tarihinde öldüğünü, davacının ölen eşinin sigortalı çalıştığı dönemlerden yararlanarak kendisine dul aylığı bağlanmasını istediğinde gerekli işlemlerin yapılabilmesi için eşinin askerlik yaptığını gösterir bir belge getirmesinin söylendiğini, kendisine belge verilmesi için Adapazarı Askerlik Şubesine başvuran davacının bu isteminin kayıtlardaki tutarsızlık sebebiyle reddedildiğini, oysa davacının eşinin cezaevinden tahliye olduktan sonra bakaya kalanlarla birlikte 1.1.1941 tarihinde Adapazarı Askerlik Şubesince şevkinin yapıldığını, otuzaltı ay askerlik yaptıktan sonra 31.12.1943 tarihinde köyüne döndüğünü, bu konuda fotoğraflar ye tanık beyanları bulunduğunu iddia ederek davacının eşinin askerlik yaptığının tespitini ve üç yıl askerlik yaptığını gösterir bir belge verilmemesine ilişkin işlemin iptalini istemiştir.
Dava dosyasının tetkikinden; Davacının, 30.4.1975 tarihinde vefat eden eşi Fadıl ÇAĞLAR'dan dolayı kendisine SSK. emekli aylığı bağlanması işleminin icrası esnasında, esinin askerlik yaptığı sürenin de, sigortalı olarak çalışılan sürelere ekleneceğini öğrenerek, Adapazarı As. Şb. Bşk. lığına başvuruda bulunarak, eşinin askerlik yaptığı süreleri gösterir bir belgenin düzenlenerek kendisine verilmesini istediği, adı geçen Şb. Bşk. lığının 8.4.1903 tarihli cevabi yazısı ile kendisine bu konuda bir belge verilemeyeceğinin bildirilmesi üzerine, söz konusu olumsuz işlemin iptali amacıyla bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin savunma lâyihasında bir yandan davacının eşinin 21 Ocak 1936 tarihinde tutuklanıp, 21 Mayıs 1944 tarihinde tahliye edildiği ileri sürülmekte, bir yandan da 24 Nisan 1943 tarihinde 12. Top. A. 3. Bl. 4. Ks. sevkedildiği ifade edilmektedir. Davacı vekili ise, dava dilekçesine eklediği iki yazılı tanık beyanına dayanarak, müvekkilinin eşinin 1.1.1941 - 31.12.1943 tarihleri arasında 36 ay süre ile askerlik yaparak terhis edildiğini iddia etmektedir.
Dosyada mevcut yabancı yoklama defteri ve kütük 'kayıt defteri fotokopilerinde yer alan kayıt ve bilgilerin de tutarlı ve doğruyu yansıttığı söylenemez. Gerçekten, anılan kayıtlarda hem davacının eşinin 21.1.1936 tarihinde tutuklanıp, 21,5.1944'de tahliye edildiği belirtilmekte, hem 24.9.1941 tarihinde sevkedildiği Eskişehir Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 10.9.1941 tarihli raporu ile sınıfının topçu olarak tespit edildiği ifade edilmekte, hem de Celp ve Sevk Muamelesi hanesinde, davacının eşinin 14.4,1943 tarihinde 12. Top. A. 3. Bl. Ks. olarak belirtilen kıt'asına iltihak ettiğine işaret edilmektedir. Davacının eşinin terhis kaydının ise açık olduğu, diğer bir deyişle bu konuda herhangi bir kaydın mevcut bulunmadığı görülmektedir.
İdarenin, değişik statülerde görev verdiği veya yükümlülükler yüklediği kişilere ait kayıtları düzenli ve devamlı biçimde tutması, askeri duhul ile askerlik safahatı ve bitimi ile ilgili tarih ve gelişmeleri tereddüde yer vermeyecek, ihtilaf yaratmayacak biçimde muhafaza etmesi gerekir. Askerlik yükümlülüğü gibi önemli ve yükümlüye hayatı boyunca hatta ölümünden sonra usul ve füruuna çeşitli nedenlerle gerekli olan kayıtların iyi muhafaza edilmesi, ihtiyaç duyulduğunda incelemeye sunabilmesi, belge ve bilgi istendiğinde verebilmesi gerekir.
Askerlik Şubesindeki ve kıtasındaki kayıtların gereği gibi tutulmaması ve muhafaza edilmemesinden, idarenin birimleri arasındaki yazışmaların gereği gibi yapılıp ilgilinin zarara uğramaması için gerekli kayıtların yapılmamağından davacıyı sorumlu tutmak mümkün değildir.
Tutarlı olmamakla beraber kayıtlara göre sekiz yıl fiilen hapiste yattığı belirtilen bir kimsenin, bu tarihler arasında, davalı idarenin elindeki kayıtlara göre son yoklamasının yaptırılıp askere sevkinin söz konusu edilemeyeceğine göre, davacının eşinin 24.4.1943 tarihinde askere sevk edildiğine ve kıtasına katıldığına ilişkin davalı idareye ait kütük kayıt defterine itibar edilmiş davacının bu tarihten itibaren askerlik yaptığı sonucuna ulaşılmıştır.
1943 yılında askere sevkedilen yükümlülerin o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ve ülke şartları itibariyle gerçekleştirilen uygulamalara göre ne kadar askerlik yaptığı ara kararı ile davalı idareden sorulmuş davalı idare 11.11.1993 tarih ve ASAL 4282194793 Er işl. C3T. Es. sayılı yazısı ile 1943 yılında silah altına alınanların hizmet süresinin üç yıl olduğu bildirilmiştir.
Bu nedenlerle DAVACININ KABULÜ ile;
1. Davacının eşi ................. 'ın 24.4.1943 tarihinden itibaren üç yıl süre ile askerlik yaptığının tespitine,
2. Davacıya, eşinin askerlik yaptığını gösterir bir belge verilmemesi İŞLEMİNİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy