(2709 S. K. m. 125) (5434 S. K. m. 13)
Davacılar vekilinin 4 Mayıs 1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karışı verdiği ve l Temmuz 1983 tarihinde kayda geçen cevap layihasında davacılardan .............'in eşi ve .............'in babası olan Top. Tğm. .............'nın Adapazarı 2 nci P. Tüm, K. lığı Top. A. 1. Tb. K. lığı emrinde görevli iken periyodik sağlık muayenesi için gönderildiği Derince Askeri Hastanesinden dönüşte bindiği aracın trafik kazası yapması sonucu 8 Haziran 19B2 tarihinde vefat ettiğini, davacılara müteveffanın görevli olması nedeniyle vazife malûllüğü hükümleri gereğince dul ve yetim aylığı bağlandığını, görevli olduğu sırada vefat eden müteveffanın yakınlarının maddi ve manevi zararlarının objektif sorumluluk ve hakkaniyet gereği davalı idarece karşılanması gerektiğini davacı eş için 360.000.000 TL. maddi 40.000.000 TL. manevi davacı çocuk için 70.000.000 TL. maddi 30.000.000 TL. manevi tazminatın 1.7.1992 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda Adapazarı 2. Asliye Cem Mahkemesince verilen 30.12.1892 tarih ve 1992/461621 esas ve karar sayılı gerekçeli hükmün tetkikinden, müteveffanın 2. P. Tüm. K. lığının 18.2.1032 gün ve Sağ. Vet. 91255192/55 sayılı emri gereğince periyodik sağlık muayenesi iğin Derince Askeri Hastanesine Sevk edildiği, müteveffanın arkadaşları ile birlikte .............'nın kullandığı 24 BOY 65 plakalı oto ile Derince Askeri Hastanesine gidip muayene olduktan sonra tekrar Adapazarı'na gelirken önündeki kamyonu sollamak üzere iken aracın sol ön lastiğinin patladığı, kamyonun 15 m:tre ilerisindeki bisikletli çocukları görünce onlara çarpmamak için direksiyonu sola kıran .............'nın idaresindeki araç ile fundalığa geldiği aracın sol tarafından ağaca çarptığı ve sol arkada oturan .............'nın öldüğü, olayda sanığın 6/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek tedbirsizlik ve dikkatsizlikle ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı hususlarında 'taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın bulunması, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması yeterlidir. Nedensellik bağının kesilmiş sayılması içinde zararın tümüyle idare tüzel kişiliğine ve hizmete yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olay kara yolunda, müteveffanın arkadaşlarıyla birlikte periyodik muayene için komutanlığın emriyle Askeri Hastaneye sevk edilmesi ve bu periyodik muayene görevini yerine getirip tekrar birliğe dönüldüğü sırada meydana gelmiştir. Müteveffanın olay anında yukarıda belirtilen emir gereğince kamu hizmetini yerine getiren bir kamu görevlisidir. Olayda idareye izafe edilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, olayın müteveffanın ifa ettiği görevin tehlikeli bir görev olmasından kaynaklanmıştır. Olayın illeti hizmetin içinden gelmekte olup meydana gelen zararla idari eylem arasındaki illiyet bağı kesilmemiştir. Bu bağ nedeniyle davacının zararının Anayasanın 125 nci maddesi gereğince kusursuz sorumluluk ilkesine göre hizmetin sahibi idarece karşılanmasının gerektiği, olayda 6/8 oranında kusurlu bulunan .............'nın bu kusurlu durumunun davalı idarece davacılara yapılacak ödemeden sonra kusurlu şahsa rücuunda esas alınacak bir keyfiyet olduğundan idarenin tazmin yükümlülüğünü ortadan kaldıramayacağı sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik kararlarıyla T.C. Emekli Sandığınca olay sebebiyle bağlanan maluliyet aylıkları ve ödenen tütün ikramiyeleri davacıların tesbit edilen maddi zararlarından tenzil edildiği cihetle, davacı eş ve çocuğa vazife malûllüğü aylığı bağlanıp bağlanmadığı hususu sorulmuş T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 15.4.1934 tarih ve 69.633.027 sayılı yazısı ile davacı eşe 15.6.1952 tarihinden itibaren 1.463.000 TL. oğluna 732.000 TL. Türk Silahlı Kuvvetleri Vazife Malûllüğü aylığı bağlandığı eşin aylığının 1.4.19B4 tarihinde 4.288.000 TL. ye oğlunun aylığının 1,4.1994 tarihinde 2.1444.000 TL.'ye yükseltildiği, 1802 yılı için 1.628.327'şer TL. 1883 yılı için 5.635.000'er TL. tütün ikramiyesi ödendiği, şayet müteveffanın eceli ile ölmesi halinde toplam hizmetinin 10 yılın altında kaldığından eşine aylık bağlanamayacağını, oğluna ise 5434 Sayılı Kanunun ek 13 ncü maddesi gereğince 15.6.1892 tarihinden itibaren 916.000 TL. aylık bağlanabileceğini ve aylığın 1.4.1994 tarihinde 2.874.000 TL.'ye yükseltileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı eş ve çocuğun maddi zararlarının teshili için resen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 5.9.1804 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden davacı eş .............'nın maddi zararının bağlanan aylık ve tütün ikramiyeleri ile fazlasıyla karşılandığından maddi tazminat hak edişinin mevcut olmadığı, davacı çocuğun ise maddi zararının bağlanan aylık ve tütün ikramiyeleri ile karşılanamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacılar vekili tarafından dul eşin evlenme şansı indiriminin zarardan değil, zararla yararın denkleştirilmesinden sonra çıkan miktar üzerinden indirilmesi gerektiği yolunda itirazda bulunulmuş ise de, mahkememizin yerleşmiş içtihatları karşısında davacılar vekilinin itirazına itibar edilmemiştir.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacıların olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla davacılara uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacılar vekili manevi tazminat taleplerine de 1.7.1982 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş ise de, kurulumuzca davacının olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını karşılamak üzere takdir edilen manevi tazminat miktarı paranın karar anındaki alım gücü esas alınarak tesbit edildiğinden davacılar vekilinin bu yoldaki talebinin reddi cihetine gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı eş .............'nın maddî tazminat isteminin REDDİNE,
2. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı çocuk .............'ya 70.000.000 TL. (yetmişmilyon TL.) maddî tazminat VERİLMESİNE,
3. Takdiren davacı eş ............. ile davacı çocuk .............' ya ayrı ayrı 30.000.000'er (otuzmilyon TL.) manevî tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4. Hükmedilen maddi tazminat miktarına 1 Temmuz 1992 tarihinden ödeme tarihine kadar % 30 (yüzde otuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Davacıların manevi tazminatlara faiz yürütülmesine ait istemlerinin REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy