(926 S. K. m. 67, 68) (3167 S. K. m. 16)
Davacının 11 EKİM 1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 21 ARALIK 1993 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; halen velayeti altında bulunduğu oğlu Mehmet KUNAT'ın Balıkesir Teknik Astsubay Hazırlama Okuluna 21.8.1992 tarihinde kaydının yapıldığını askeri öğrenci olarak okula devam ederken 22.9.1993 tarihinde güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz çıktığı gerekçesi ile okulla ilişiğinin kesildiğini, güvenlik soruşturması sonucunun nedenlerini bilmemekle birlikte, sadece kendisinin ticaretle uğraşması nedeniyle verdiği bazı çeklerin işinin bozulması nedeni ile ödeyememesi dışında şahsının ve aile bireylerinin herhangi bir olumsuz hareketlerinin bulunmadığını, çekleri ödeyememesi nedeni ile verilen cezasının 1982 ARALIK ayında çıkan çek yasası ile affedildiğini, oğlunun çıkarılma sebebi bu ise işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğunu, kendisinin 20 yıldan bu yana hayvan ticareti (celepçilikle) uğraştığını, evinin iaşesini bu şekilde temin ettiğini, ticaret hayatının gereği olarak veresiye mal alıp verdiği zamanların olduğunu, ancak borçlarını hep zamanında ödediğini, sadece 1989 veya 1990 yılı Kurban Bayramı öncesinde İzmirin Tire İlçesinden, Uşak'tan ve Denizli'den yarısı peşin, yarısı veresiye olarak aldığı koyunlar için çek verdiğini, koyunların bir kısmını peşin sattığını, ancak Ispartada sattığı 210 boyunla ilgili birisi Samandağ'lı diğeri Bayburt'ı iki tacir tarafından verdiği koyunların parası verilmediğinden o dönemde verdiği çekleri zamanında ödeyemediğini, çek verdiği kişilerin şikayeti üzerine çek kanununa muhalefetten mahkum olduğunu, borcunu ödemek için her çareye başvurduğunu, köyünde bulunan evini satılığa çıkardığını, uzun süre alıcı çıkmadığını, daha sonra satıcı çıkınca eviyle birlikte 15 dönüm tarla satarak borcunu ödediğini, borcunu ödedikten sonra almış olduğu cezaların ortadan kalktığını, kendisinin bu anlattığı olay dışında yapmış olduğu işler nedeniyle hiçbir şekilde suçlanmadığını, çek verip parasını ödememe gibi başka bir olayının bulunmadığını, kendisinin bu durumu meslek haline getirmediğini, ilk defa başına böyle bir olay geldiğini ticarette bu tür olaylarla herkesin, her zaman karşılaşabileceğini, kesinlikle kendisinin dolandırıcı olmadığını, hırsızlığı, soysuzluğu, namussuzluğu olmadığını, kimseye kötü gözle bakmadığım, asi ve çocuklarının da bu tür kötü huylarının bulunmadığını, oğlu Mehmet dışında iki kızı bulunduğunu ikisinin de köyden evli bulunduklarını, oğlu .................'ın ise derslerinde başarılı öğretmenlerince sevilen ve Komutanlarınca takdir edilen bir öğrenci olduğunu, açıkladığı nedenlerle öncelikle yürütmenin durdurulmasını, sebep ve konu yönlerinden hukuka aykırı olan okuldan çıkarılma işleminin iptaline karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 67 nci maddesinde Astsubay kaynaklarının Astsubay Okulları olduğu, Astsubay Okullarında Astsubay Hazırlama Okulları ve Astsubay sınıf okulları olmak üzere ikiye ayrıldığı açıklanmış, 68 nci maddesinin b bendinde Astsubay Okullarına girişte aranacak nitelikler, öğrenim, eğitini süre ve şekilleri, öğrencilerin azami öğrenim süresiyle görevi ve sorumlulukları ve ilgili diğer hususların yönetmelikte düzenleneceği hükme bağlanmış, aynı maddenin c bendine öğrencilik niteliğini kaybettiren haller sayılmış, f bendinde ise Astsubay Okulu öğrencilerinin ilişiklerinin kesilmesi ve ilişikleri kesilenler ile ilgili diğer hususların yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür. Burada sözü edilen yönetmelik, Silahlı Kuvvetler Astsubay Hazırlama Okulları Yönetmeliği ve Silahlı Kuvvetler Sınıf Okulları Yönetmelikleridir. Davacı Astsubay Hazırlama Okulu öğrencisi bulunduğundan davacı ile ilgili yönetmelik 5 Ağustos 1972 gün ve 14271 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Silahlı Kuvvetler Astsubay Hazırlama Okulları Yönetmeliğidir. Anılan Yönetmeliğin; giriş koşulları ile ilgili 9 ncu maddesinin d bendinde kendisinin, ana, baba, kardeşleri ve velisinin dürüst bir geçim yolu dışında toplumca ayıp sayılan ve düşük görülen kaşane yollarında çalışmamış ve çalışmakta olmamaları yada toplum düzeni içinde kötü durum ve şöhrete sahip bulunmamaları gerektiğini hükme bağlanmıştır. 43 ncü maddesinin (a) bendinde de giriş koşullarında belirtilen konularla ilgili olarak yapılacak gizli tahkikat, sonucu olumsuz çıkanlarım okulla ilişiğinin kesileceği açıklanmıştır. 15 nci maddesinde gizli soruşturma sonucu ve okul durum belgesi alınmadan öğrencinin okula kabulünün kesin olmadığı, gizli soruşturma sonunda öğrencinin kabulüne engel olan durumların kendisine bildirilmeyeceği ancak yaptırılan gizli soruşturma sonucu okuldan çıkarıldığının duyurulacağı belirtilmektedir.
Gizli Güvenlik Soruşturmasının hangi esaslar dahilinde yapılacağı Silahlı Kuvvetler istihbarata karşı koyma koruyucu güvenlik ve işbirliği yönergesinde düzenlenmiş olup anılan yönergenin 8 nci madde (d) fıkrasında askeri öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı haller arasında öğrencinin kendisi anası ve babasının yalancılık, dolandırıcılık, hırsızlık suçlarını işlemiş olması da sayılmıştır.
Dava dosyasının tetkikinden davacının babası .................'ın dolandırıcılık suçunu işlediği ve böylece askeri öğrenci olmaya engel haller taşıdığı gerekçesi ile okuldan çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan mevzuat, dolandırıcılık suçunun yüz kızartıcı bir suç olduğu nazara alındığında, babası dolandırıcılık suçundan mahkum ölmüş birinin askeri öğrenciliğe alınmamasından doğal bir şey olamaz. Zira Türk Silahlı Kuvvetleri gibi ülke savunmasının temel direği olan bir camiaya girecek kişilerin seçiminde büyük özen gösterilmesi bu kişilerin kendileriyle birlikte ana, baba ve kardeş gibi yakınlarının mevzuatta belirlenen engel halleri taşımamaları kamu yararının bir gereğidir.
Bu açıklamaların ışığında davacı hakkında yapılan işlemin mevzuata ve hukuka uygun olup olmadığının belirlenebilmesi için, işlediği fiililerin Mahkemelerce belirlenmiş niteliğine ve dolandırıcılık suçu olup olmadığına bu fiilleri işleyen kişilerin askeri öğrenci olmayı engelleyen halleri taşıyan kişilerden olup olmadığına bakılması gerekecektir.
Ülkemizde karşılıksız çek verme fiili dolandırıcılık suçu olarak kabul edilirken, 19.3.1985 tarihinde kabul edilen 3167 sayılı çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanunla, bu fiil Türk Ceza Kanununda belirtilen dolandırıcılık suçundan ayrı ve yeni bir suç türü kabul edilmiş, kanunun 16 ncı maddesi ile bu fiillerden dolayı takibat yapılması çek hamilinin şikayetine bağlanmış, şikayetten vazgeçmekle kamu davasının ve cezanın ortadan kaldırılmasına karar verileceği gibi, vazgeçme olmasa dahi çek bedelinin karşılıksız kalan kısmının gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine yatırılması halinde de kamu davasının ve cezanın ortadan kaldırılmasına karar verileceği açık ve amir biçimde hükme bağlanmıştır. Görüldüğü gibi kanun koyucu karşılıksız çek verme fiilini işleyenin çekin bedelini belli şartlarla ödemesi halinde bu fiilin cezasız kalmasını öngörmüştür.
Karşılıksız çek vermeyi alışkanlık haline getiren, bu davranışları ortaya çıkan birinin çevresinde iyi tanınmayacağı ve bu kişinin askeri öğrenci olmaya engel haller arasında sayılan muhitinde itibarını yitirmiş bir kişi olacağı kuşkusuzdur.
Ancak günümüzün ekonomik şartları nedeniyle, çevresinde çok iyi tanınan ve bilinen kişilerin de verdikleri çeklerin karşılıksız çıkması ve takibata uğraması da her zaman mümkündür. Böyle kişilerin çeklerinin karşılıksız çıkması sebebiyle askeri öğrenci olmayı engelleyen sakıncaları taşıdıklarının söylenemeyeceği de bir gerçektir.
Davacının babasının fiilleri incelendiğinde, bir kurban bayramı öncesinde satıp para kazanmak amacıyla satın aldığı koyunlar karşılığı mal sahiplerine verdiği çekleri zamanında ödeyememesi, koyunları sattığı kişilerden aldığı çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle kendi verdiği çeklerin de karşılıksız kalmasından ibaret olduğu, karşılıksız çek vermeyi alışkanlık haline getirmiş çevresinde itibarını yitirmiş biri olmadığı kanaatine varılmış, bu nedenlerle davacı hakkında tesis edilen okuldan çıkarılma işleminin sebep unsuru itibariyle hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacının Astsubay Hazırlama Okulundan Çıkarılma İşleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy