(2709 S. K. m. 10, 49) (926 S. K. Ek. m. 17)
Davacı 18.10.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Milli Savunma Bakanlığı Nato Enf. Daire Başkanlığında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Teknik Hizmetler sınıfında görev yapmakta bulunduğunu, görevinin özelliği nedeniyle diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevli teknik personele ödenen Özel Hizmet Tazminatı almakta olduğunu, Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurların statüsü ve çalışma koşullan itibariyle diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevli memurlardan ayrıldığını, fazla mesai yaptıkları, nöbet hizmetlerine dahil edildikleri halde bunların karşılığı fazla mesai ücreti ödenmediğini, ilk kez 486 Sayılı KHK. ile bütün bu külfetler karşılığı Ek Özel Hizmet Tazminatı ödenmesine imkân sağlandığını, görevi nedeniyle Genel İdare Hizmetleri sınıfında görevli bir memurdan hiçbir farkı ve ayrıcalığı bulunmamasına, hatta yürütmekte olduğu teknik görevin Genel idare Hizmetleri sınıfı dahil birçok memurdan daha ağır ve sorumluluk taşıyan bir görev olmasına karşın davalı idarenin 486 Sayılı KHK. ile verilmesi kararlaştırılan Ek Özel Hizmet Tazminatını Teknik Hizmetler sınıfında görev alması nedeniyle kendisine ödemediğini, bu haksızlığın giderilmesi ve kendisine de Ek özel Hizmet Tazminatı ödenmesi için yaptığı başvuruya idarenin olumsuz yanıt verdiğini, bu uygulamanın hakkaniyet ve adalet kavramlarına, Anayasanın 10 ncu Maddesinde öngörülen Kanun önünde herkes eşittir ilkesine, 49 ncu Maddesindeki çalışanların hayat seviyesini yükseltmek prensiplerine ters düştüğünü, davalı idarenin memurlar arasında ayırım yaptığını, ayrıca 3911 Sayılı Yetki Kanununun Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, bu durumda 486 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin hukuki dayanağının ortadan kalkmış bulunduğunu, şayet idare böyle bir düzenleyici işlemi KHK. ile yapmayıp TBMM'den çıkaracağı bir kanunla gerçekleştirme yolunu izleseydi memurlar arasında böyle bir ayırımın yapılmayacağım belirttiği, sonuç olarak Ek Özel Hizmet Tazminatı ödenmemesine ilişkin işlemin iptaline, 15.07.1993 tarihinden itibaren aylık 951.900.TL. farkın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesine, gerektiği takdirde Anayasanın 10 ve 49 ncu maddelerine aykırı olan 486 Sayılı KHK. nin 14 ncu Maddesiyle 926 Sayılı Kanunun Ek 17 nci Maddesine eklenen fıkranın iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine gidilmesi istemi ile işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dava; Milli Savunma Bakanlığı Nato Enf. Daire Başkanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Teknik Hizmetler sınıfında görev yapmakta bulunan davacının 926 sayılı Kanunun Ek 17 nci maddesine 486 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 nücü maddesi ile eklenen fıkra uyarınca Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı Merkez Karargâhlarında Genel idare Hizmetleri sınıfına ait kadrolarda görevli memurlara ödenen Ek özel Hizmet Tazminatının, aynı karargâhlarda görevli Teknik Hizmetler sınıfına mensup olan personele ödenmemesi işleminin iptal edilmesi, 15.07.1993 tarihinden itibaren aylık 951.000. TL. farkın yasal faiziyle kendisine ödenmesi gerektiği takdirde Anayasanın 10 ve 49 ncü maddelerine aykırı olan 486 sayılı KHK. nin 14 ncü maddesiyle 926 sayılı Kanunun Ek 17 nci maddesine eklenen fıkranın iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine gidilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava konusu yapılan Ek Özel Hizmet Tazminatı 926 sayılı TSK. Personel Kanununun Ek 17 nci maddesine 15 TEMMUZ 1993 tarih ve 21638 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 486 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 ncü maddesi ile eklenen fıkra ile düzenlenmiştir. Bu fıkra aynen; Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı Merkez Karargâhlarında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Genel idare Hizmetleri sınıfına ait kadrolarda görevli memurlara 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil) bürür tutarının % 15'ini geçmemek üzere aylık derecelerine, görev unvanlarına, görev yer ve özelliklerine, öğrenim durumlarına, çalışma şartlarının zorluğuna göre Milli Savunma Bakanlığı'nın teklifi ve Maliye Bakanlığı'nın uygun görüşü üzerine belirlenecek miktar, oran, esas ve usuller dairesinde, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmadan Ek Özel Hizmet Tazminatı ödenebilir. hükmünü taşımaktadır.
Milli Savunma Bakanlığınca, Kanunun bu hükmüne dayanılarak Ek Özel Hizmet Tazminatının ödenmesine ilişkin esas, usul ve tazminat oranları tespit edilmiş, Maliye Bakanlığının uygun görüşünün alınmasından sonra 04.08.1993 tarihinde yayımlanmıştır.
Ek Özel Hizmet Tazminatı Ödenmesine ilişkin Esaslar başlıklı düzenlemenin 2 nci Maddesinde; kapsama dahil personel belirlenmiş ve Ek Özel Hizmet Tazminatı ödenecek personele ait kurum ve kuruluşlar Ek (I) sayılı Cetvelde gösterilmiştir.
3 ncü Maddesinde, kapsama dahil personele Ek (II) sayılı Cetvelde gösterilen oranlarda Ek Özel Hizmet Tazminatı ödeneceği ön görülmüştür.
Davacının, Milli Savunma Bakanlığı Merkez Karargâhında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Teknik Hizmetler sınıfına ait kadroda görevli bulunduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilâf bulunmamaktadır.
İhtilâf; 486 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 ncü Maddesinde sayılan Merkez Karargâhlarda 657 Sayılı Yasaya tabi olarak Teknik Hikmetler sınıfına ait kadroda görevli bulunan personelin de Bk özel hizmet Tazminatından yararlanıp yararlanamayacağı hususundan kaynaklanmaktadır.
926 Sayılı Kanunun Ek 17 nci maddesine 486 Sayılı KHK. ile eklenen fıkrada; kimlere Ek Özel Hizmet Tazminatının ödenebileceği yoruma muhtaç olmayacak bir şekilde açık ve seçik olarak belirtilmiştir. Bunlar; Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı Merkez Karargâhlarında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Genel idare Hizmetleri sınıfına ait kadrolarda görevli memurlardır. 486 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, 14 ncu Maddenin kapsamım daraltmak veya genişletmek hususunda idareye bir takdir yetkisi tanınmamıştır, 486 Sayılı KHK. ile idareye sadece Ek Özel Hizmet Tazminatının miktarını, oranını, esas ve usullerini belirleme hususlarında takdir yetkisi tanınmıştır. Ayrıca, idarenin bu takdir yetkisini kullanırken bağlı kalacağı ilkeleri de belirtilmiştir.
Sadece, belli Merkez Karargâhlarda görevli bulunan Genel idare Hizmetleri sınıfına mensup memurlar için görülen Ek özel Hizmet Tazminatının, Teknik Hizmetler sınıfında görev yapan davacıya ödenmesine yasal imkân bulunmadığı açıktır. Bu nedenle, idarece tesis edilen davacıya Ek Özel Hizmet Tazminatı ödenmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Esasen, davacı bu hukuki gerçeği bilmekte, ancak getirilen düzenlemenin Anayasanın 10 ncu Maddesinde yer alan Kanun önünde eşitlik ilkesine keza Anayasanın 49 ncu Maddesindeki çalışanların Devletçe korunacağına ilişkin hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle söz konusu KHK. nin Anayasaya aykırılığı iddiasında bulunmaktadır.
Yasama organının önceden düzenlenmemiş bir alanı, bir konuyu Anayasal norm ve ilkelere ay kın olmamak şartıyla, serbestçe düzenleyebileceği, bu alanda sahip olduğu takdir yetkisi ni serbestçe kullanabileceği tartışmasızdır. Dava konusunda da Merkez Karargâhlarda görevli bir kısım memurlara Ek Özel Hizmet Tazminatı verilmesi ilk kez 486 Sayılı KHK. ile öngörülmüş olup, bu tazminatın yalnızca Genel idare Hizmetler sınıfından olan memurlara verilmesi de yine tamamen yasa koyucunun (KHK. dolayısıyla Bak. Krl. nun) takdirine ilişkin bir tercihtir. Bunun Anayasanın belirtilen ilkelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Hukuksal durumları aynı olan kişiler arasında haklı bir nedene dayanmayan ayırımları önlemeyi amaçlayan eşitlik ilkesi, eylemli değil, hukuksal eşitliği öngörür. Mutlak bir kavram olmayan eşitlik, öncelikle Anayasanın 10 ncu Maddesinin Birinci Fıkrasında sayılan ve benzeri ne dertlerle yasa önünde ayırımı yasaklamaktadır. Bunların dışında, Anayasanın uygun bulduğu gereklerle ve ayrı durumlar için ayrı işlem ve uygulamalar eşitlik ilkesi ile çelişmez. Genel İdare Hizmetleri sınıfında bulunan memurlar ile Teknik Hizmetler Sınıfında bulunan memurların aynı durumda olmadıkları, Özel Hizmet Tazminatlarının farklı ödendiği, bu nedenle itiraz konusu kuralın sadece Genel idare Hizmetleri sınıfındaki bir kısım memurları kapsamı içinde almasında Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup davacının Anayasa' ya aykırılık iddiası kurulumuzca ciddi görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan Ek Özel Hizmet Tazminatı ödenmemesine ilişkin işlemin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE, davacının yoksun kaldığı maaş farklarının ödenmesi istemi ile ciddi görülmeyen Anayasaya aykırılık istemlerinde REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy