(657 S. K. m. 94, 97)
Davacı vekili 9 MAYIS 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Astsb. .............'nün Tatvan 6. Zh. Tuğ. Bando Komutanlığı emrinde görevli iken Sıhhiye Sınıfı erlerin özlük dosyalarını Samsun Sh. Eğitimi Mrk. den alarak 3 ncü Ordu Güney Mihveri Birliklerine dağıtmak üzere görevlendirildiğini, görevi ifa ederken 25.8.1980 tarihinde Çorum Alaca yakınlarında trafik kazası geçirerek yaralandığını GATA Sağlık Kurulunun 4.10.1993 gün ve 4693 Sayılı raporu ile TSK. de görev yapamaz kararı verildiğini, görevi yerine getirirken görevin, sebep ve etkisi ile oluşan olayda yaralanarak sakat kalan müvekkilinin bu durumdan ötürü maddi ve manevi ağır zararlara uğradığını, sakatlanması nedeniyle 3.000.000.000 TL. maddi tazminat, çektiği acı ve ızdıraba karşılık 100.000.000 TL. manevi tazminatın yasal faizi ile davalı idareden tahsili istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Tazmin teorisinin bütün esaslarının gerek kusursuz, gerekse kusura dayanan sorumluluk kuramları için geçerlidir, idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için;
a) Bir zararın bulunması,
b) Zararın faile isnadının kabil olması, yani zararı doğuran işlem ve eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, başka bir ifade ile ortada zarar doğurucu idari bir tutum ve davranışın bulunması,
c) Zarar ile idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağının bulunması gerekmektedir.
Bu koşullara ilaveten zarara yol açan idari eylem veya işlemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuz sorumluluk kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverişli bulunması gerekmektedir.
Zarar doğuran davranışın idareye bağlanması yani zararı doğuran işlem veya eylemin (davranışın) idareye yüklenmesi unsuruna gelince,
Tazmin borcunun meydana gelebilmesi için zarar doğuran tutum davranışın (fiilin) idare adına veya idare tarafından yapılmış olması gerektiği, zarar doğurucu davranışın idareye bağlanması olanağı yoksa idarenin tazmin borcunun doğmayacağı, başka bir anlatımla zararın idareye bağlanabilmesi için idarenin zararın faili ve sorumlusu olması gerekmektedir.
Bu açıklamaları müteakip dava konusu olaya dönüldüğünde;
Tatvan 6 ncı Zh. Tuğ. Btst. Kt. Komutanlığında görevli davacı Bad. Astsb. Kıd. Çvş. .............'nün 8 nci Kolordu'ya bağlı birlik ve kurumlara tertip edilen 1969) 2 tertip Sıhhiye Sınıfı erbaş ve erlerin şahsi dosyalarını SAMSUN Salhra Sıhhiye Er Eğitim Merkez Komutanlığından alıp, 3 ncü Ordu'nun Güney Mihverindeki birlik ve kurumlara dağıtmak üzere görevlendirildiği, gidiş ve dönüşünün sivil vasıta ile yapılacağının emredildiği, buna istinaden yola çıkan davacının Samsun'a giderken veya Samsun'dan birliğine dönmekte iken güzergah dışına çıkarak nüfusta kayıtlı bulunduğu Alaca ilçesi Değirmen dere Köyüne gittiği, 25 AĞUSTOS 1989 günü saat 11.00 sıralarında şevk ve idaresinde bulunan 19 DV 157 plaka rnolu özel oto ile Değirmen dere Köyünden Alaca istikametine gitmekte iken köye 2 km. mesafede kullandığı aracın ön teker rotunun çıkmasıyla takla atıp devrilmesi sonucu davacının yaralandığı, uzun süren tedavileri sonucunda GATA Sağlık Kurulunun 4.10 1993 gün ve 4893 Sayılı raporu ile parapareızi Torakal 45 vertebra eski kırığı gösteriyor füzyen ameliyatlısı tanısı konularak TSK. de görev yapamaz kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bu oluşa göre zararı doğuran olay idareye bağlanamayacağı gibi, idarenin zararın faili ve sorumlusu olması da mümkün görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy