(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 28 Mart 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; J. Asb. Kd. Çvş. ...............'in Viranşehir İlçe J. Bl. ü emrinde görevli bulunduğu 1.3.1993 günü birliğine malzeme almak amacıyla Ankara'ya özel otosu ile gitmekte iken yolda geçirdiği kaza sonucu çocuğu ile birlikte öldüğünü, ölüm olayı nedeniyle tüm davacıların derin acı ve ızdıraba düştüklerini, ölüm olayı ile görev arasında illiyet bağı bulunduğunu, davalı idarenin objektif sorumluluk ilkesi gereğince geride kalanların maddi ve manevi zararlarını karşılamakla mükellef bulunduğunu iddia ederek davacı ............... için 20 milyon TL. destekten yoksun kalma, 40 milyon TL. manevi, anne Ferdane için 40 milyon TL. destekten yoksun kalma, 40 milyon TL. manevi, eş Gülseren için 1.700.000.000 TL. destekten yoksun kalma, 40 milyon TL. manevi, kardeşler ............., ............. ve ............. adlarına ayrı ayrı 15'er milyon TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiz ile birlikte davalı idareden tahsilin e karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Tazmin teorisinin bütün esaslarının gerek kusursuz gerekse kusura dayanan sorumluluk kuramları için geçerli olduğu, idarenin hukuki sorumluluğundan, bir başka anlatımla idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için a) Bir zararın bulunması, b) Zararın faile isnadının kabil olması yani zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte (idari bir davranış) olması, c) Zararla fiil arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir.
Genel nitelikteki bu koşullara ek olarak idari eylem ve işlemle ilgili hukuksal şartların varlığı da idarenin sorumluluğu için gerekli bulunmaktadır.
Bu koşullardan davamız açısından önemli olanı zarar doğuran fiilin idareye yüklenebilmesi koşuludur ki zararı doğuran tutum ve davranış idare adına veya idare tarafından yapılmış olmalıdır. Başka bir anlatımla idarenin doğan zararından sorumlu olabilmesi için ortada idari bir davranış bulunmalıdır.
Olayımızda davacıların yakını J. Asb. Kd. Çvş. .............Viranşehir İlçe J. Birliğinde görevli iken birliğinin bazı malzemelerini almak üzere Ankara'ya gitmesi için görevlendirilmiş, özel otosu ile ve yanında oğlu da olduğu halde 1.3.1993 günü Mardin ili istikametinden Şanlıurfa ili istikametine doğru seyretmekte iken saat 09.30 sıralarında karşı yönden gelmekte olan tankerle çarpışması sonucu kendisi ve oğlu hayatını kaybetmişlerdir. Yukarıda açıklandığı üzere zararın meydana gelmesinde idarenin bir davranışı bulunmadığı gibi, zararı doğuran olay (fiil) idareye yüklenmesi de mümkün değildir.
Benzer olayda AYIM 2. Dairesi 4.1.1977 gün ve 1976/4913, 1977/303 Esas ve Karar sayılı kararında askeri araca parça almak üzere görevlendirilen erki bindiği sivil otobüsün yolda devrilmesi sonucu ölümünde idareye atfı kabil bir hizmet kusuru görülmediği, müteveffanın görevli olarak gönderilmesinin ölümün sebebi olmayıp, yalnızca vesilesi olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy