(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilinin 21 Haziran 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; davacıların yakını er Şahin Düdükçü'nün 6.4.1993 günü askerlik görevini yaptığı sırada kendisine en ufak bir şekilde kusur yüklenemeyecek şekilde, görev yerinde bulunduğu bir bombanın patlaması sonucu şehit olduğunu, idarenin patlamamış bombayı bulup imha etmesi gerektiğini, davacı anne ve babanın destekten yoksun kaldıklarını ve tüm davacıların olay nedeniyle çok büyük üzüntü duyduklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ve baba için ayrı ayrı 200.000.000'ar TL. maddi, 50.000.000'ar TL. manevi diğer davacı kardeşler için ayrı ayrı 25.000.000'ar TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat sonunda 33. Mknz. Tuğ. K.lığı Askeri Savcılığınca verilen 8.7.1993 tarih ve 1998/316-201 Esas ve Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararının tetkikinden; Müteveffa P. Er Şahin Düdükçü'nün 6.4.1993 tarihinde tel boyu nöbetçisi olduğu sırada nöbet kulübesinden 200 metre uzaklıktaki Mahmut Şevket Paşa Kışlası bilinen mesafeli atış alanının hedef hattına gittiği ve burada mermi çekirdeği aramak için kendisine zimmetli 161637 nolu G-3 P. tüfeği kasaturası ile toprağı karıştırırken bulduğu daha önceki bir atışta kör giden 40 mm. bombaatar mermisini oynadığı oynanan merminin patla ması ile elleri kopan ve vücudunun muhtelif yerlerine 43 adet şarapnel parçası saplanan Şahin Düdükçü'nün olay yerinde Akut Gross Hemoroj ve buna bağlı kardiye pulmonel iarest sonucu öldüğü 161637 nolu kasaturanında tamamen parçalandığı olayda daha önceki bir tarihte yapılan atışlarda kör giden 40 mm. lik bombaatar mermisini takip edip atış sonrası imhasını sağlamayan idarenin ve nöbet yerini terk ederek kendisine verilen emirlere rağmen bulduğu patlayıcı madde ile oynayan müteveffanın müşterek kusurunun bulunduğu, ancak 40 mm. lik bombaatar atışlarının Şeytanderesi atış alanında yapıldığı, olayın meydana geldiği atış alanının yıllardır sadece Piyade tüfeği atış alanı olarak kullanıldığı ayrıca burayı kullananın 2 nci Mknz. P. Tb. K.lığının kadrosunda bombaatar olmasına karşın mevcudunun bulunmadığı 1990 yılından itibaren de garnizonda 40 mm. lik bombaatar mühimmatı sarfedilemediği saymanlık ve Tugay kayıtlarından belirlendiği, mühimmatın kesin tarihi belirlenemeyen fakat çok eski bir tarihteki atışlardan kalmış olduğu; Bu nedenle yapılan tüm araştırmalara rağmen idarenin kör giden mühimmatı imha etmeme kusurunun ferdi olarak hangi şahsa ait olduğunun belirlenemediği, diğer bir deyimle idarenin kusurunun ferdileştiremediği ve ihmali olanlar hakkında kamu davası açılamadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve iyi şekilde topluma arzetmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Olay günü müteveffa tel boyu sabit nöbet görevi ile görevlendirilmiştir. Müteveffanın nöbet kulübesini terk ederek 200 metre mesafedeki atış alanına giderek kendisine zimmetli tüfeğe ait kasatura ile toprağı karıştırırken daha önceki atışlardan kalan ve patlamamış bomba atar mermisinin patlamasına sebep olan eylemi illiyet bağını kesecek nitelikte görülmeyip, ağır müterafik kusur olarak kabul edilmiş, davalı idarenin atış alanlarını atıştan sonra kontrol ederek patlamamış mühimmatlardan temizlemesi gerekirken bu görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle hizmet kusuru için de bulunduğu sonucuna varılarak davacıların zararının müteveffanın ağır müterafik kusuru da dikkate alınarak davalı idarece karşılanması gerekeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 8.12.1995 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden; davacı annenin 128.095.786 TL., davacı babanın 18.639.365 TL. maddi zararının bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış ancak müteveffanın ağır müterafik kusuru na zara alınmıştır.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak müteveffanın ağır müterafik kusuru dikkate alınmıştır.
Davacılar vekili manevi tazminatlara da olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş ise de; Kurulumuzca davacıların bu ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını karşılamak üzere takdir edilen manevi tazminat miktarı paranın karar sırasındaki alım gücü esas alınarak tespit edildiğinden davacılar vekilinin bu yoldaki talebinin reddi cihetine gidilmiş, ancak karar tarihi olan 13 MART 1996 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın ağır müterafik kusuru nazara alınarak davacı anne Nazife Düdükçü'ye 40.000.000 TL. (kırkmilyon TL.), davacı baba Sadık Düdükçü'ye 55.000.000 TL. (ellişermilyon TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
Takdiren ve müteveffanın ağır müterafik kusuru nazara alınarak davacı anne Nazife Düdükçü ile davacı baba Sadık Düdükçü'ye ayrı ayrı 21.000.000'ar TL. (Yirmibirermilyon TL.); davacı kardeşler Fadime Düdükçü, Nuray Düdükçü ve Tülay Düdükçü'ye ayrı ayrı 9.000.00'ar TL. (dokuzarmilyon TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği kabul edilen 1 Ağustos 1993 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (yüzde otuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
Hükmedile manevi tazminat miktarlarına olay tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi yolundaki istemlerinin REDDİNE, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarlarına karar tarihi olan 13 Mart 1996 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (yüzde otuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy