(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 08.7.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özet olarak; halen babası Mehmet BAYIR'ın vesayetinde ve mahcur halde bulunan Bayram BAYIR'ın bedenen ve ruhen sağlam bir durumda askere sevkedildiğini, Jandarma Komando eğitim merkezinde zorlu bir eğitimden sonra komando olarak Şırnak İl Jandarma Alay K.lığı emrine verildiğini, buradan da Silopi İlçe Jandarma Bölük K.lığına tertip edildiğini, burada birçok çatışmalara katıldığını, bir defasında bacağından yaralandığını, bölgeye gelişinden 5-6 ay sonra birlik komutanlığınca durumu anormal görüldüğünden babası refakatinde Diyarbakır As. Hastanesine ve buradan da 12.10.1992 tarihinde Ankara'ya GATA'ya sevkedildiğini, GATA Hastanesi Psikiyatri Kliniğindeki tedavi sonunda Psikomatik Reaksiyon teşhisi ile sonunda muayene kaydıyla üç ay hava değişimi verilerek babasına teslim edildiğini, süresi sonunda İstanbul Kasımpaşa Deniz Hastanesine sevkedildiğini, hastalığı geçmediğinden SMK. ile üç ay Hava değişimi verildiğini, üç ay sonra tekrar ayaktan muayenesi yapılarak sağlık kuruluna çıkarıldığını, SYY.B/15.F.2 Askerliğe elverişli değildir raporu verildiğini ve raporun 22.6.1993 tarihinde Kuvvet Komutanlığı Sağlık Daire Başkanlığınca onaylanarak kesinleştiğini, davacıya vasi tayin edildiğini ve davacının böylece idare ve adli işlemler yapmasının hukuken mümkün hale geldiğini, 4.4.1994 tarihinde İçişleri Bakanlığına başvurularak tazminat istenildiğini, idarece cevap verilmeyince bu davanın açıldığını, davacının şizofreni denilen hastalığa musap olduğundan hukuki ehliyetinin bulunmadığını, anne ve babasının kontrol ve murakabesinde dış dünya ile hiçbir ilgisi olmaksızın hiçbir iş yapamayacak halde hayatını sürdürdüğünü, bakıcıya muhtaç bulunduğunu, askere gidinceye kadar hiçbir anormalliği görülmeyen ve bir düğme atölyesinde düğme boyacı ustası olarak çalışan davacının normal asayiş ve muharebe faaliyetlerine benzemeyen bu zor askeri hizmetin getirdiği aşırı yorgunluk, stres ve sair etkenlerle akli dengesini kaybetmesi görevin ifası sırasında görevin özelliğinden meydana geldiğini, davacının kusurunun bulunmadığını, idare hukukunun kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarenin davacının maddi ve manevi zararlarını karşılaması gerektiğini, delillerin tesbiti, bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, toplam 1.250.000.000.TL tazminatın 22.6.1993 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Görele İlçe İdare Kurulunun 21.11.1990 tarih ve 1465 şayi kararı ile askerliğe elverişli olduğu belirtilerek askerliğine karar verilen ve Görele As. Şb. Bşk.lığınca 26.11.1991 tarihinde temel eğitimini yapmak üzere İzmir/Hacılarkırı J.Komd.A.K.lığı emrine J.Eri olarak şevki yapılan davacının temel eğitimini müteakip Şırnak İl J.K.lığı emrine tertip edildiği ve Komutanlıkça da Silopi İlçe J.K.lığı emrinde görevlendirildiği, davacı vekilinin iddiasına göre tarihi tam belli olmayan bir gün ve yerde bölücü PKK. örgütü mensuplarıyla girişilen silahlı çatışmada ayağından vurularak yaralandığı ileri sürülmesine rağmen, dosyalarda bu hususu teyit edecek hiçbir bilgi ve bulgunun bulunmadığı, Eylül 1992 tarihinde hissetmeye başladığı psikolojik rahatsızlığı nedeniyle başvurduğu Diyarbakır As. Hastanesince GATA K.lığına şevkinin yapıldığı, 12.10.1992 - 26.10.1992 tarihinde Psikiyatri Kliniğince yatırılarak tedavisi yapılan davacıya GATA Sağlık Kurulunun 26.10.1992 tarih ve 13872 sayılı raporu ile Psikolojik reaksiyon (ayırt edilemeyen tip) teşhisiyle C/15 SMK. ay hava değişimi kararı verildiği, istirahat bitiminde İstanbul Kasımpaşa Deniz Hastanesine başvurduğu ve 19.1.1993 -1.2.1993 tarihleri arasında yatırılmak suretiyle tedavisini takiben, anılan hastane Sağlık Kurulunun 1.2.1993 tarih ve 208 sayılı raporu ile Psikolojik reaksiyon (ayırt edilemeyen tip) teşhisiyle C/15 SMK. 3 ay hava değişimi kararı verildiği, bu istirahatının bitiminde yeniden aynı hastaneye başvuran davacıya, anılan hastane Sağlık Kurulunun 3.5.1993 tarih ve 777 sayılı raporu ile Bir heceden fazla tekrarlayan psikolojik reaksiyon (ayırt edilemeyen tip) teşhisiyle B/15, F.2 Askerliğe elverişli değildir raporu verildiği, söz konusu raporun 22.6.1993 tarihinde usulüne uygun şekilde onaylandığı, Üsküdar Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.2.1994 tarih ve E. 993/608, K. 994/ 59 sayılı kararı ile babası Mehmet BAYIR'ın davacıya vasi tayin edildiği ve aynı mahkemenin 10.6.1994 tarihli kararı uyarınca vasiye (davacının babasına) dava açma konusunda husumet izni verildiği, davacının vazife malûllüğü aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın AYİM. Birinci Dairesinin 17.9.1996 gün ve 1994/913 esas sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilen nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının askerlik hizmetini yaptığı sırada Bir heceden fazla tekrarlayan psikolojik reaksiyon hastası olduğu tesbit edilerek hakkında askerliğe elverişli değildir raporu verildiği ve bu rahatsızlık nedeniyle zarara uğradığı sabit ise de, zararın idarece hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmin edilebilmesi için zarar ile hizmet arasında illiyet bağının bulunması ve eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zorunludur.
Burada çözümlenmesi gereken husus, davacıda saptanan ruhsal hastalığın, Güneydoğu Anadolu'da yaptığı askerlik hizmetinin sebep ve etkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tesbitidir. Davacı vekili tarafından vazife malûllüğü aylığı bağlanmaması işleminin iptali istemiyle açılan davada AYİM. Birinci Dairesi hakkında verilen raporlarla davacıya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına göndererek davacıda saptanan akıl hastalığının askerliğin sebep ve etkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını tesbit ettirmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen 12.7.1996 tarih ve At. No:12910-960613-223 Karar No.1871 sayılı heyet raporunda özetle, şizofreni denilen bu akıl hastalığının genç yaşlarda başlayan akıl hastalıkları grubundan olduğu ve bu akıl hastalığının askerliğin sebep ve etkisinden kaynaklanmadığı bildirilmiştir. Bu rapor muvacehesinde hizmet ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı zararlı sonuçtan davalı idarenin sorumluluğundan da söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Maddi ve Manevi Tazminat istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy