(2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20)
Davacı 22 Temmuz 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Kasım 1993 tarihin, de Ege Deniz Bölge Komutanlığına bağlı Uzun ada Deniz Komutanlığı Liman emniyet Komutanlığı görevinden istekle emekli olarak Er Tuncay Gıda, Hırdavat ve Müteahhitlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şt. nin ortağı ve müdürü sıfatıyla ticaret yapmaya başladığını, bu arada Uzun ada Deniz Komutanlığınca açılan ihaleler ve alımlar hariç diğer devlet ihalelerine katılarak ticaret faaliyetlerine devam ettiğini, İzmir Deniz ikmal Grup Komutanlığınca açılan ihalelerde bir firmanın kaydırılmaya çalışıldığını tespit ettiğini, durumu dilekçe ile Genelkurmay başkanlığı, Dz. K. K. lığı ve Güney Deniz Saha K. lığına ilettiğini, bunun üzerine Dz. K.K. lığının kendisini cezalandırmak maksadıyla Güney Dz. Saha K. lığı emrinden emekli olduğu varsayılarak İzmir Garnizon K. lığı sınırlan içerisindeki tüm deniz birliklerinin ihalelerine katılmasını 3 yıl süre ile yasakladığını, işlemin hukuka aykırı olduğunu, son görev yaptığı Uzun ada Dz. K.lığının sırasıyla Ege Deniz Bölge K. lığına daha sonra Güney Dz. Saha K. lığı ve Dz. K. K. lığına bağlı olduğunu, Ayrıca İzmir Garnizon Komutanlığı sınırları dışında Urla Garnizon K. lığı sınırları dahilinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları dışında Urla Belediyesi sınırlan içerisinde ayrı bir bölgede bulunduğunu son iki senelik fiili görev yerinin sadece Uzun ada Dz. K. lığı Liman Emniyet K. lığı olup ayrıldığı bölgenin Urla Bölgesi olduğunu, Güney Deniz Saha K. lığı ile bağlantısının sadece III Sicil amiri olmakla sınırlı bulunduğunu yasaklamanın tamamen kendisinin İzmir Dz. ikmal Grup K. lığının yaptığı alımları kontrol etmesini önlemek maksadıyla çıkartıldığını ve hukuki dayanağının bulunmadığını işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 157 nci maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece Mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş, 1602 Sayılı yasanın 25.12.1981 günlü ve 2568 Sayılı Yasayla değişik 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
1602 Sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde T.S.K. de görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılır İdari işlemin, görevi yargı yerinin tespiti yönünden, Askeri hizmete ilişkin olup olmadığının saptanabilmesi için, işlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere askeri usul ve yönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işlemin askeri nitelikli olduğu kabul edilmelidir. İşlem, askeri olmayan bir makam tarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Somut davamızda, 1 Kasım 1993 tarihinde Ege Deniz Bölge K. lığı bağlısı Uzun ada Liman Emniyet K. lığından emekliye ayrılarak Er Tuncay Gıda, Hırdavat ve Müteahhitlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.nin ortağı ve müdürü sıfatıyla ticaret yapmaya başlayan ve devlet ihalelerine katılan davacı Emekli.Dz. Yb. .................'ın Güney Dz. Saha K. lığı ve bağlı birliklerince açılan ihalelere 3 yıl süreyle katılmasının yasaklanması işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının askeri şahıs olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Ancak, 2886 Sayılı Devlet ihale Kanunu ile 2531 Sayılı Kamu Görevlilerinden Ayrılanların Yapamayacakları işler Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde askeri hizmete ilişkin olma özelliği bulunmamaktadır.
Dava konusu işlemin niteliğine bakıldığında işlemin tesisinde davacının bir zamanlar Silahlı Kuvvetlerde subay olarak görev yapmasının önemi bulunmamaktadır. Çözümlenecek olan anlaşmazlık diğer devlet kuruluşlarından ayrılan davacı ile aynı statüde bulunan memurların aynı yöndeki isteğinden ve onun çözümü ile varılacak sonuçtan farklı değildir.
Açıklanan nedenlerle 1602 Sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde öngörülen asker kişiyi ilgilendirme ve askeri hizmete ilişkin bulunma şartları birlikte gerçekleşmediğinden davanın çözümünün idari yargının görevine girmekte olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy