(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 10 Haziran 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; davacının PKK. mensuplarının silahları ile yaralandığını, GATA Hastanesince 25.3.1993 tarih ve 4763 sayılı rapor ile SOL EL 4. ve 5. parmaklarından beş falans yokluğu nedeniyle askerliğe elverişli değildir kararı verildiğini, davacının asgari ücretle çalışan bir kişi olduğunu, davacının sakat kalmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu, 20.000.000. TL. maddi, 30.000.000. TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip adli tahkikat yapılmadığı, yapılan idari tahkikat evraklarının tetkikinden, 2 nci Mknz. P. Bl. Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapan davacının 5 Aralık 1902 günü silahlığın temizlik ve tertip düzenini yapması için görevlendirildiği, davacı tarafından temizlik ve bakım görevi yapılırken, depoda sandık içerisinde bulunan fünye kutusunu dışarı çıkardığı, kutuyu masanın üzerine koyarak içinden bir adet fünye çıkararak temizliğini yapmak istediği, bu sırada bozuk zannettiği fünyenin pimini çektiği ve masanın üzerine koyduğu, bu esnada fünyenin elinden düştüğü, düşerken yakalamak istemesi üzerine patlamanın meydana geldiği ve patlama sonucu sol el parmaklarından yaralandığı derhal hastaneye kaldırıldığı olayda olayın meydana gelişinde başlıca nedenlerin;
P. Er Koksal Yazıcı nın kendisine verilen depo tanzimi ve temizliği görevinin hududunu aşarak el bombası fünyeleri ile oynaması,
Dikkatsizliği,
P. Er Koksal Yazıcı'nın depoda tek başına görev yapması, nezaretçi personel eksikliği gösterilmiş alınacak tedbir olarak ta emniyet ve kaza önleme talimatının yeniden tüm personele bir kez daha tebliği ve iç güvenlik görevleri nedeniyle zorunlu olarak cephanelikler haricinde bulundurulan her cins mühimmatın kullanılmadığı zamanlar kilit altında bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arzetmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Olay günü davacı P. Er Koksal Yazıcı silahlığın temizlik ve tanzimi için görevlendirilmiştir. Davacının verilen görevin dışına çıkmaması gerekirken görevin sınırını aşarak el bombası fünyeleri ile temizlik maksadıyla da olsa oynamaması gerekirken oynaması, fünyenin pimini çekmemesi gerekirken çekmesi fiilleri ilk bakışta olayın idarenin ajanı davacının kusurundan ileri geldiği görünüyor ise de, ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı, ayrıca davalı idarece davacının silahlıkta tek başına görevlendirilmesi, yanına nezaretçi personel verilmemesi cephanelik dışındaki el bombası fünyesi gibi mühimmatın kilit altında bulundurulmaması eylemleri de dikkate alındığında, birlikteki hizmetin iyi işlemediği, hizmetin yürütülmesi sırasında ajanların yeterince eğitilmediği ve yeterince denetlenmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğu anlaşıldığından, davacının zararlarının davalı idarece karşılanması gerekeceği sonucuna varılmıştır. Davacının yukarıda sayılan eylemleri zararlı sonuç ile eylem arasındaki illiyet bağını kesecek nitelikte görülmemiş ancak ağır müterafik kusur olarak kabul edilmiştir.
Davacıya aylık bağlanması için yapılan müracaatın, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 29.12.1994 gün ve 71.796.033 sayılı yazıları ile 5434 sayılı kanunun 48/b maddesi kapsamına girdiğinden red edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacının maddi zararının tesbiti için re'sen seçilen bilirkişinin 5 Eylül 1995 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden, davacının maddi zararının 379.152.309. TL. olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşik kararlarına, mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış ancak davacının ağır müterafik kusuru dikkate alınıp istemine bağlı kalınarak maddi tazminat verilmiştir.
Davacının sakatlanma olayı nedeniyle duyduğu (sol elinin 4. ve 5. parmaklarında beş falans yokluğu) ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş ancak davacının ağır müterafik kusuru dikkate alınmıştır.
Davacı vekili manevi tazminata da olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de, Kurulumuzca davacının bu sakatlanma olayı nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını karşılamak üzere davacının ağır müterafik kusuru da dikkate alınarak takdir edilen manevi tazminat miktarı paranın karar sırasındaki alım gücü esas alınarak tesbit edildiğinden, davacı vekilinin olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yolundaki talebinin reddi cihetine gidilmiş, ancak takdir edilen manevi tazminat miktarına karar tarihi olan 13 Aralık 1995 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Bilirkişi raporu uyarınca, davacının ağır müterafik kusuru dikkate alınıp ve istemine bağlı kalınarak davacı Köksal Yazıcı'ya 20.000.000. TL. (yirmimilyon TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
Takdiren ve davacının ağır müterafik kusuru nazara alınarak davacı Koksal YAZICI'ya 15.000.000. TL. (onbeşmilyon TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, FAZLAYA AİT İSTEMİNİN REDDİNE,
Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde edeceği kabul edilen 25 Temmuz 1903 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (yüzdeotuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy