(5434 S. K. Ek m. 20) (2709 S. K. m. 125) (2330 S. K. m. 3)
Davacı vekili 8 ARALIK 1903 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Lv. Astslb. Kd. Çvş. ..................'ın 34 ncü Mknz. Tuğ. Mal sorumlusu olarak bulunduğu sırada Tatvan ilçesinden görevi gereği tugaya malzeme getirmek üzere iki erle birlikte gitmiş, malları yükledikten sonra Patnos'a dönmek üzere hareket edilmiş, 23.2.1983 günü saat 18.30 sıralarında seyir halinde iken yolun sağına park etmiş gerekli uyan işaretleri bulunmayan 13 AL 661 plakalı araca arkadan çarpması sonucu bu kasada öldüğünü, eşi ..................'nin ölüm olayı ile desteğini yitirdiğini ve kocasını kaybetmiş olması nedeniyle derin acı ve ızdıraba düştüğünü, davalı idarenin görev sırasında ve görevden doğan zararları karşılaması gerektiğinden davacı eş .................. için 500.000.000 TL. maddi, 50.000.000 TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tazminine hükmolunması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında bulunan belgelerin incelenmesinden; Davacının eşi Lv. Astsb. Kd. Çvş. ..................ın Patnos 34. Mknz. P. Tuğ. Destek Kıtaları Komutanlığında bulunduğu sırada Tatvan'da bulunan Levazım malzemelerini almak üzere birlik Komutanlığınca 23.2.1993 tarihinde yanında iki er olduğu halde sivil şoför yönetimindeki 34 NE 308 plakalı kamyonla görevlendirildikleri aracın sivil şoför .................. tarafından kullanılmakta iken dönüş sırasında saat 18.00 sıralarında seyir halinde iken kamyonun farlarının aniden söndüğü ve yolun sağma park etmiş bulunan 13 AL 681 plakalı .................. sevk ve idaresindeki araca arkadan çarptığı, çarpma sonucu yaralanan Astsb. Kd. Çvş. ..................'ın hastaneye kaldırılmakta iken yolda vefat ettiği, düzenlenen bilirkişi raporuna göre şoför ..................'ın 5/8, diğer şoför ..................'ın 3/8 oranında kusurlu görüldükleri, olayda müteveffanın her hangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği konusunda bir ihtilaf yoktur, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir, illiyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir. Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden neşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Esasen bu durum Anayasanın 125/son maddesi gereğidir.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre müteveffanın yakınlarına. T.C. Emekli Sandığınca bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri olay nedeniyle sağlanan yarar kabul edildiğinden bu husus araştırılmış T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 12.8.1994 gün ve 65.289.073 sayılı yazısı ile müteveffanın eşine TSK. vazife malûllüğü aylığı bağlanmasına karar verilmesi üzerine Genel Müdürlüğün 24.6.1993 tarih ve 56791 sayılı işlemi ile, 15.3.1993 tarihi itibariyle eşine Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malûllüğü aylığı bağlandığı, ilgilinin 7 yıl hizmetine karşılık 8. derece 3. kademe intibakı tutarı üzerinden 5434 sayılı kanunun Ek 20 nci maddesine göre 12.456.000 TL. emeklilik ikramiyesinin tahakkuk ettirildiği, ayrıca 3480 sayılı kanuna göre 1. derece vazife malûllüğü üzerinden 1993 yılı için 5.634.909 TL. tütün ikramiyesi ödendiği, Genel Müdürlüğün 1.3.1994 tarih ve 18835 sayılı işlemi ile de ikramiye farkı tahakkuk ettirildiği, memur maaş katsayısının artmasına bağlı olarak aylıklarının artmaya devamlı son olarak 1.9.1994 tarihinde 2.156.000 TL. ya yükseltildiği bildirilmiştir.
Diğer taraftan 2330 Sayılı Kanun uyarınca davacıya Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 7.4.1994 gün ve 330 Sayılı Kararı ile müteveffanın yakınlarının 280.500.000 TL. nakdi tazminat ödendiği bildirilmiştir.
2330 Sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ve bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararlar karşılığıdır... denilmektedir.
Bağlanan aylıklar, ödenen tütün ikramiyeleri ve sağlanan nakdi tazminat yararları ile davacının zararlarının karşılanıp karşılanmadığının, karşılanamayan zararı varsa miktarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 15:5.1905 tarihli bilirkişi raporunda davacının nakdi tazminatın tümünün maddi buna rağmen karşılanmayan parasal zararının 146.119 338 TL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemiş, ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun bulunan rapor kurulumuzca da kabul edilerek rapor doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının eşinin ölümü nedeniyle gerek olay anında duyduğu ve gerekse ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı vekili manevi tazminat istemlerine olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isteminde bulunmuş ise de; Kurulumuzca takdir olunan manevi tazminat paranın karar sırasındaki alış gücü esas alınarak takdir edildiğinden bu talep kabul edilmemiş, ancak hükmedilen manevi tazminatlara karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine hükmedilmiştir.
Bu itibarla, yukarıdaki açıklamaların ışığı altında;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı eş ..................'a 146.120.000TL. (YÜZKIRKALTIMİLYONYÜZYİRMİBİN TL.) MADDÎ TAZMİNAT VERİLMESİNE, FAZLAYA AİT İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Davacı eşe takdiren ve istemi gibi 50.000.000 TL. (ELLİMİLYONTL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacıya emekli aylığı bağlandığı 15 MART 1903 tarihinden hükmedilen manevi tazminat miktarına karar tarihinden (7 HAZİRAN 1995) ödeme tarihine kadar % 30 (YÜZDE OTUZ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy