(926 S. K. m. 121, Ek m. 3) (492 S. K. m. 13)
Davacı 1.8.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; Kara Kuvvetleri Komutanlığının 27 NİSAN 1994 tarihli emri ile 3 ncü Zırhlı Tugay 3 ncü Tnk. Tb. Per. Sb. lığına atandığını, ancak atandığı taburun (Ç) kategorisinde bir birlik olması sebebiyle taburun en kıdemli subay olarak tabur K. lığına vekalet ettiğini, ancak vekalet ettiği makama ödenen zam ve tazminatlardan yararlandırılmadığını, yaptığı başvuruların cevapsız bırakılmak suretiyle zımnen reddedildiğini iddia ederek, tabur komutanlığına ödenmekte olan yan ödemelerden yararlandırılmamasına ilişkin işlemin iptalini ve uğradığı zararların tazminini istemiştir.
926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa göre, subay, astsubay, uzman jandarma çavuş ve uzman erbaşlara hangi rütbe ve görevleri için ne miktarda işgüçlüğü, iş riski, eleman teminindeki güçlük zammı ve mali sorumluluk tazminatı verileceği, aynı kanunun Ek-3 ncü maddesi gereğince her yıl Bakanlar Kurulunca belirlenmektedir.
1994 yılı içinde yapılacak ödemelerin 31 ARALIK 1993 tarih ve 21805 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 93/5129 Sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 28.12.1992 tarih ve 92/3923 Sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre yapılması kararlaştırılmıştır.
31.12.1992 tarihli ve 21452 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 92/3923 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararına Ek-1 çizelgede subay ve astsubay, Uzman jandarma ve uzman erbaşların rütbelerine göre kendilerine ödenecek iş güçlüğü, iş riski zamları belirlenmiştir.
Ek-2 çizelgede ise Komutanlık görevi ifa edenlere ödenecek eleman temininde güçlük zamları tespit edilmiştir.
Davacı fiilen tabur komutanlığı görevini yürüttüğünden bahisle tabur komutanlarına ödenen zamlardan kendisinin de yararlandırılmasını istemekte, davalı idarece ise tabur komutanlığına asaleten yada asaleten vekil olarak atanmadığı için davacının tabur komutanlarına ödenen zamlardan yararlanamayacağını savunmaktadır.
Her yıl tekrarlanan kısaca Silahlı Kuvvetler yan ödeme kararnamesi olarak adlandırılan Bakanlar Kurulu Kararlarının tamamında Ek-2 çizelgede komutanlık olarak belirtilen görevlere 926 Sayılı Kanunun 121 nci maddesi gereğince asaleten veya asaleten vekil olarak atananların bu çizelgeden yararlanabileceğine dair hüküm getirilmektedir.
Bu hükmün dar yorumlanması halinde, Komutanlık görevine atanmayıp, vekaleten bu görevi yürütenlerin bu zamlardan yararlandırılmaması gerekir.
Ancak, bu zam ve tazminatlar yapılan bir görevin karşılığı olarak ödenmektedir. Görevin fiilen yapılmış olmasının karşılığıdır. Ara Karan ile davalı idareden sorulduğunda, davacımın Kara K. K. lığının 27 NİSAN 1991 tarihli atama emri ile 3 ncü Zırhlı Tugay 3 ncü Tuk. Tb. Per. Sb. lığına atandığı, K.K.Y-1 4-29-C kategorisi birlikler yönergesine göre, 3 ncü Tnk. Tb. K. lığı görevine başladığı 28 MAYIS 1994 tarihinden itibaren 3 ncü Tnk. Tb. K. lığına vekalet etmeye bağladığı, Tabur K. lığına vekalet etmesi konusunda ayrıca 3 ncü Zırhlı Tuğ. K. lığının da emrinin bulunduğu bildirilmiştir.
Davacıya Tabur K. lığına vekalet etme emri yetkili bir makam olan Tugay Komutanı tarafından verilmiştir. Davacının bu emri yerine getirmemesi, emri reddetmesi mümkün değildir. Bilakis bu emri ifa etmemesi Askeri Ceza Kanununa göre emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacaktır.
Öte yandan davacı, tabur komutanlığına asaletten yada asaleten vekil olarak atanan bir subayın kullandığı tüm yetkilere ve katlanacağı tüm sorumluluklara sahiptir.
Bu itibarla, davacının tabur komutanlığına asaleten vekil olarak Kara K. K. lığınca atanması ile, Kara K. K. lığının bir emri olan yönerge gereğince ve ayrıca Tugay Komutanının özel vekalet emriyle görevlendirilmesi arasında yetki, sorumluluk ve yan ödeme diye tanımlanan komutanlık puanları yönünden hiçbir fark bulunmaması gerekir.
Açıklanan nedenlerle, davacının tabur komutanlığına vekalet etmesi sebebiyle kendisine ödenmesi gereken zam ve tazminatların ödenmemesi işleminin sebep ve unsuru bakımından hukuka aykırı bulunmuştur.
Davacı dava dilekçesinde miktar belirtmeden uğradığı zararların da tazminini de istemiş ise işlemin iptali halinde kendisine yapılacak ödemelerle uğradığı zararlar giderilmiş olacağından bu istemi konusunda bir karar verilmesine gerek görülmemiştir.
Bu itibarla;
1. Davacının tabur komutanlığına Kara Kuvvetleri Komutanlığınca asaleten vekil olarak atanmış olsaydı kendisine ödenmesi gerekecek zam ve tazminatlardan yararlandırılmamasına ilişkin İŞLEMİN İPTALİNE,
2. Davacının uğradığını iddia ettiği zararların giderilmesi istemine ilişkin konuda bir karar verilmesine YEROLMADIĞINA,
Yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesine, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/J maddesiyle harçtan muaf bulunduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yerolmadığına, davacı tarafından peşin yatırılan 213.000.- TL. (İKİYÜZONÜÇBİN TL.) harcın istek halinde davacıya iadesine, peşin yatırılıp sarfedilen 105.000.- TL. (YÜZBEŞBİN) Posta giderinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy