(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekillerinin 29.7.1994 tarihinde kayda geçen dilekçesinde; davacıların yakını J. Er. ...............'ın Fethiye İlçe Jandarma Bölük Komutanlığı Hasatköyü ölüdeniz Jandarma karakolunda askerlik görevini yaptığı sırada 2.8.1992 günü saat 09.00 sularında Muğla Alay Komutanının postası er ............... tarafından tabanca ile boynundan vurularak öldüğünü, olayda müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, sanığa gerekli eğitimi vermeyen idarenin olaydan sorumlu olduğunu, müteveffanın ölümü ile anne, baba ve kardeşlerin destekten yoksun kaldıklarını ve çok büyük üzüntü duyduklarını davacı anne, baba ve kardeşler için ayrı ayrı 2.000.000'ar TL. maddi, davacı anine baba için ayrı ayrı 50.000.000'ar TL. manevi, davacı kardeşler için ayrı ayrı 30.000.000'ar TL. manevi tazminattın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 13 Kasım 1992 tarih ve 1902/576465 Esas ve Karar sayılı gerekçeli hükmün tetkikinden, Muğla 11 Jandarma Alay Komutanlığı makam şoförü olan sanık J. Eri ...............'nun l Ağustos 1992 tarihinde ölüdeniz Karakolunda saat 20.00 sıralarında dinlenme alanında karakolda görevli erlerle sohbet etmekte iken görevi nedeniyle kendisine teslim edilmiş olan tabancayı emir ve nizamlara aykırı olarak gereksiz yere kurcalayıp ateşlemesine ve J. Eri ...............'ın ölümüne sebebiyet verdiğinin sabit görüldüğü, sanığın olay sırasında hiçbir tedbire riayet etmeyerek silahı tam doldurup şakalaşırken tetiğe asılıp arkadaşının ölümüne neden olduğu olayda tam kusurlu bulunduğu, sanığın daha önceki tarihlerde karakola geldiğinde de silahı ile oynamayı itiyat haline getirmiş olması ve olay sırasında gereksiz yere tabancayı doldurup karşısındaki erlere tevcih ederek yoğun taksirle hareket etmiş olması asgari hadden uzaklaşmayı gerektiren şiddet sebebi olarak kabul edilerek tedbirsizlik dikkatsizlikle ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırıldığı görülmüştür.
Olayın, askerlik görevinin ifası sırasında idarenin ajanı tarafından ve idarenin ajanına görevi nedeniyle verilen silahın kullanılması neticesin de meydana geldiği anlaşılmıştır.
Devlet adına hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Olay günü sanık J. Eri ...............'nun Alay Komutanı şoförü olarak görevli Ölüdeniz J. Karakoluna gelmiştir Sanığın silahını hiç gereği yok iken kılıfından çıkarmaması gerekirken, çıkarması, silahına mermi sürmemesi gerekirken sürmesi, silahı boş dahi olsa canlı hedefe tevcih etmemesi gerekirken, müteveffaya tevcih etmesi, silahı ile şaka yapmaması gerekirken, bu hususu itiyat haline getirmesi fiilleri ilk bakışta olayın idare ajanı olan sanık ............... 'nun kusurundan ileri geldiği görülüyor ilse de, ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, tanım hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde birlikteki hizmetin iyi işlemediği, hizmetin yürütülmesi sırasında ajanın yeterince eğitilmediği ve yeterince denetlenmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan, davacıların zararının davalı idarece karşılanması gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 5 Eylül 1995 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden davacı annenin 116.109.600 TL. davacı babanın 76.985.887 TL. maddi tazminat hak edişlerinin bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idarece olayda davalı idarenin hiçbir kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacağı yolunda itirazda bulunulmuş ise de, yukarıda izah edildiği gibi olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu kabul edildiğinden itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış ancak davacıların istemleri ile bağlı kalınarak maddi tazminata karar verilmiştir.
Davacı kardeşler ayrı ayrı 2.000.000'ar TL. maddi tazminatın hüküm altına atanmasını talep etmiş iseler de; ölenin kardeşlerine destek olabilmesi için kardeşlerinin halen ihtiyaç içinde bulunmaları, ölenin de hali refahta olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğinden bu hususların da ispat edilememiş olduğundan ölen kardeş ....................'ın bilirkişi raporundaki gelir düzeyi halirefahta bulunduğunu göstermediğinden davacı kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin yerinden olmadığı kanaatine varılarak reddi cihetine gidilmiştir.
Davalı idare davacı kardeşlerden ....................'ın yaşının küçük ol düğünü iddia etmiş ise de; Dairemizin yerleşmiş yeni kararlan ile 7 yaşını dolduran her kardeşin manevi üzüntüyü duyabileceği kabul edildiğinden davalı idarenin bu yoldaki itirazına itibar edilmemiştir.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacılar vekilleri manevi tazminatlara da olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş iseler de; Kurulumuzca davacıların bu ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını karşılamak üzere takdir edilen manevi tazminat miktarları paranın karar sırasındaki alım gücü esas alınarak takdir edildiğinden reddi cihetine gidilmiş, ancak takdir edilen manevi tazminat miktarları için karar tarihi olan 13 Aralık 1995 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenler;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemlerine bağlı kalınarak davacı anne .................... ile davacı baba ....................'a ayrı ayrı 2.000.000'ar TL. (İKİŞERMİLYON TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Takdiren ve istemleri gibi davacı anne .................... ile davacı baba ....................'a ayrı ayrı 50.000.000'ar TL. (ELLİŞERMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3. Davacı kardeşlerin MADDİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
4. Takdiren davacı kardeşler ...................., .................... ve ....................'a ayrı ayrı 20.000.000'ar TL. (YİRMİŞERMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, FAZLAYA AİT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
5. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği kabul edilen 10 Kasım 1992 tarihinden ödeme tarihine kadar % 30 (YÜZDEOTUZ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE
6. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına, olay tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi yolundaki istemlerinin REDDİNE, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarlarına karar tarihi olan 13 Aralık 1995 tarihinden ödeme tarihine kadar % 30 (YÜDEOTUZ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy