(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21)
Davacı 9.11.1994 tarihinde kayda gecen dava dilekçesinde; Akşehir Devlet Hastanesinde Sağ Tıbbi Plato Kırığı nedeniyle bot çivi ile stabilize edildiğini, kıtası K. lığınca sevk edildiği Gümüşsüyü Askeri Hastanesinin 6 Ekim 1994 tarih ve 18461 sayılı raporunda pesplanus olduğu tespit edilmesine rağmen askerliğe elverişli olmadığına ilişkin isteminin kabul edilmeyerek spora katılmamasının uygun olacağının belirtilmesiyle yetinildiğini iddia ederek Gümüşsüyü Askeri Hastanesinin pesplanusu spora katılmaması uygundur şeklindeki raporunun iptaline ve askerliğe elverişli olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Bir idari işlemin, idare mahkemelerinde, iptal davasına konu olabilmesi için;
a. İdari
b. Kesin
c. İcra (yürütülebilir) olma özelliklerini bir 'arada taşıması gerekir.
T.S.K. personeli için ayrı bir önem taşıyan sağlık raporlarının tamamının bu özellikleri bir arada taşıdığı, sağlık raporlarının tümünün iptal davasına konu olabileceğini söylemek mümkün değildir.
Bu bakımdan sağlık raporunun, idari, kesin ve icrai olma özelliklerini bir arada taşıyıp taşımadığına bakmak gerekir Hastane sağlık kurullarınca verilen askerliğe elverişlidir askerliğe elverişli değildir şeklindeki raporların, 1601 Sayılı T.S.K. Personelinin Sağlık Muayeneleri Yönergesinde öngörülen kontrol yada hakem muayeneleri prosedürüne başvurulmadan öncede kesin ve icrai olma niteliklerini taşımaları sebebiyle iptal davasına konu edilmeleri mümkündür. Nitekim Dairemizin yerleşik kararlarında bu şekildeki raporlara karşı açılan davalara bakılmazsa ilgili henüz kontrol muayenesine tabi tutulmamışsa ara kararlarıyla kontrol hastanesine, gerekmesi halinde de hakem muayenesine sevk edilmekte, alınan raporlar doğrultusunda bir kanar verilmektedir.
Dava konusunda olduğu gibi, bir yada iki hekimin imzasını taşıyan,, istirahat, göreve devam, spora iştirak edememe, ağır görevlerde çalıştırılmama gibi çeşitli tıbbi kanaat ve sonuçları içeren tabip raporlarının tümünün kesin ve icrai nitelikte olduğu söylenemez. Bu gibi raporlardan kesin ve icrai nitelikte olanlar için iptal davası açılabilir. Raporun bu nitelikleri taşıyıp taşımadığı içeriğine başka bir ifade ile ilgili için doğuracağı sonuca ve doğrudan uygulanabilir olup olmamasına bakılarak belirlenebilir. Örneğin sabah koşularında koşu sırasında rahatsızlanan, koşturulmaması gerektiği düşüncesiyle başvuruda bulunup tabip tarafından koşulara iştirakinde sakınca bulunmadığına karar verilen birisi bu raporun iptalini isteyebilir. Zira rapor kesindir. Raporun doğrudan uygulanıp ilgilinin spora iştirak ettirilmesi mümkündür, ilgili kişi koşturulmaması gerekken aksine rapor tanzim edildiğinin tespit edilip raporun, iptali halinde koşulara iştirak ettirilmeyecektir. Keza ağır işlerde çalıştırılmaması ile ilgili raporlarda da durum böyledir.
Dava dosyasının tetkikinden, davacının askere alınmadan önce, Aksaray Askerlik Şaibesi Başkanlığının şevki üzerine, Ankara 600 Yataklı Askeri Hastanesinin 3.7.11.1993 tarih ve 11037 Sayılı Sağlık Kurulu raporuyla sağ tıbbi plato eski kırığı ameliyatlısı teşhisiyle askerliğe elverişli bulunduğu, temel eğitimini yaptığı Tokat 48. P. Er Eğt. Tnk. Savar Tb. K. lığının şevki üzerine 100 Yataklı Sivas Askeri Hastanesince verilen 8.6.1994 tarihli raporda AöS F3'i uyar ağır bedeni faaliyet yapamaz şeklinde kanaat belirtildiği, temel eğitiminden sonra tertip edildiği İstanbul Hasdal 6. P. Tuğ. 2, Tb. Kh. Bl. nün şevki üzerine Gümüşsuyu Askeri Hastanesince tanzim edilen 6.10.1994 tarih ve 8133 sayılı tek tabip imzalı raporunda pesplanus spora (koşu) katılmaması uygundur denildiği anlaşılmıştır.
Davacının iptalini istediği rapor, niteliği ve içeriği itibariyle iptal davasına konu edilebilecek raporlardandır. Ancak 1602 Sayılı Kanunun 21 nci maddesinde iptal davalarının, iptali istenen işlemle doğrudan menfaati ihlal edilenler tarafından açılabileceği belirtilmiştir. Bu hükme göre, işlemin iptal edilmesinde davacının meşru bir menfaati bulunmalıdır. Dava konusu raporun iptalinde davacının meşru bir menfaati bulunmalıdır. Zira raporun iptal edilmekle davacı kendi lehine olan spora (koşuya) çıkmama halinden de yararlanamayacaktır. Bu nedenle raporun iptaline ilişkin isteminin incelenmesi mümkün değildir.
Öte yandan davacının bu davayı açmaktaki amacı, askerliğe elverişsiz olduğunun tespiti olup dava dilekçesinde, askerliğe elverişli olmadığına karar verilmesini de istemiş ise de, Anayasanın 125 ve 1602 Sayılı Kanunun 21 nci maddesinde idari yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerin yargı denetimi ile sınırlı olduğu, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Davacının askerliğe elverişli olmadığına karar verilmesi idari işlem niteliğinde karar verilmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle davacının askerliğe elverişli olmadığına karar verilmesi isteminin de inceleme kabiliyeti yoktur.
Açıklanan nedenleri inceleme kabiliyeti bulunmayan DAVANIN REDDİNE,
Full & Egal Universal Law Academy