(2629 S. K. m. 13, 14)
Davacılar vekili, 15.11.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle, davacılardan ...'in eşi, ...'in babası Dz. Plt. Yzb. ...'in 15.7.1993 günü görev uçuşu sırasında, uçağın havalanmasından birkaç dakika sonra sağ motorunda meydana gelen yağ kaçağı ve bilinmeyen başka teknik arızalar sebebiyle düşmesi sonucu uçakta bulunan tüm personelin öldüğünü, olayda müteveffa pilot ve diğer görevlilerin hiçbir kusurunun bulunmadığını, olayın idarenin hizmet kusuru sebebiyle meydana geldiğini, ölüm olayı ile davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, elem ve üzüntü duyduklarını, bu nedenlerle davacı eş için 1.100.000.000 TL maddi, 50.000.000 TL manevi, davacı çocuk için 300.000.000 TL maddi, 50.000.000 TL manevi tazminat istemlerinin, yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayı müteakip yapılan adli soruşturma sonunda, Donanma Komutanlığınca verilen 15.11.1993 ve 1993/749365 E. ve K. sayılı K. Y. O. K. tetkikinden: Dz. Yzb. ... Komutasındaki TCB 885 kuyruk nolu uçağın ikinci pilot Ütğm. ... ve Dz. Had. Bşçvş.
ile Dz. Rad. Kd. Çvş. ... olduğu halde M30 nolu sahada planlı keşif uçuşu yapmak amacıyla 15.7.1993 günü saat 10.57 dolaylarında Dz. Hv. Üs Komutanlığı meydanından havalandığı, kalkışını müteakip uçak iniş takımlarını yukarı aldıktan sonra yaklaşık 500 fit irtifada, pilot tarafından uçuş kontrol kulesine sağ motorda ağırı yağ kaçağı olduğu, motorun durdurulacağı bildirildiği, hemen akabinde de pilotun sağ motoru durdurduğunu, meydana iniş için sola dönüşle rüzgaraltı bacağına gireceğini bildirdiği ve uçağın yakıt boşaltarak kuleye bildirdiği şekilde manevra yaparken İZMIT/Aslanbey kasabası Orta Mahalle mezarlık mevkiine düştüğü, uçağın düşmesini müteakip infilak ve yangın meydana geldiği, düşme sonucu uçak personelinin şehit olduğu ve uçağın külli hasara uğradığı, tanık beyanları ve kule kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmıştır. Savcılığımızca yürütülen soruşturma sırasında Dz. Hv. Üs Komutanlığının olayla ilgili olarak düzenlenmiş kaza kırım dosyası ve Dz. K. Komutanlığı Denetleme Değerlendirme Başkanlığı Kaza Tetkik Kurulu ve müşterek kanaat raporu ilgili makamlardan istenmiştir. Bu belgelerde, kazanın, kalkıştan sonra uçağın sağ motorunda aşırı yağ kaçağı meydana gelmesi nedeniyle motorun durdurulması ve uçağın tek motorlu iniş için meydan turu yan bacağında uçuş sırasında tesbit edilmeyen nedenlerle sol motordaki kısmi bir güç kaybı/kumanda arızası meydana gelmesi veya uçak kullanım tekniğinde hata yapılması nedenleri ile meydana geldiği belirtilmiş olup, Savcılığımızca da TCB 885 kuyruk nolu uçağın teknik nedenlerle düştüğü kanaati hasıl olmuştur denildiği anlaşılmaktadır.
TCB 149885 Nolu S2E uçağının kazanının incelemesi nedeniyle Dz. Hv. Üs Komutanlığınca tanzim edilmiş bulunan 17.7.1988 tarihli teknik raporun NETİCE VE KARAR kısmında Motorlar, pervaneler, yağ yakıt dump valeleri, yağ pompaları gibi aksesuarların 16.7.1983 tarihinde çekilen fotoğrafların 2. HİBM Komutanlığına gönderilmesini takiben, üniteler teknik dokümanlar ve olay fotoğraflarının incelenmesi neticesinde olayın gerçek sebepleri ve alınacak önlemlerin detaylı bir teknik raporla yayınlanacağının bildirilmiş bulunması karşısında, 15.06.1994 tarihli ara kararımızla Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığından istenen 20.8.1993 tarihinde düzenlendiği anlaşılan teknik raporun muhtemel sebeplerin araştırılması ve elde edilen bulgular başlığı altındaki açıklamalara göre, motorda meydana gelen arızanın uçağın düşmesinin ana sebebi olamayacağı görüşüne varıldığı belirtildikten sonra, kumanda sistemlerinin uygun çalıştığı görüşüne varıldığı, bölgedeki hava durumunun uçuşta risk yaratacak ve kazaya neden olabilecek bir durum görülmediği, yapılan bütün incelemeler sonucunda, 516539 S/N'hı motorun arıza nedeni belirlenmekle birlikte, UÇAĞIN DÜŞMESİNE NEDEN OLABİLECEK BİR TEKNİK SEBEP BULUNAMADIĞI, kazanın olduğu koşullarda uçağın tek motorla emniyetli irtifayı koruması ve intifa alması NAVAİR 0189SAD l uçuş el kitabının TIRMANMA PERFORMANSI bölümündeki bilgilere ve grafiklere göre mümkün görüldüğü buna ilaveten KALKIŞTA MOTOR ARIZASI başlıklı bölümdeki acil durum uygulamalarında, tek motora kalındığında düz uçuşa devam edilerek sürat arttırılması önerilmesine karşılık, TCB 1499885 nolu S2E uçağının kalkışı müteakip sola trafik izni aldığı, motor arızası ortaya çıktıktan sonra da sola dönüşle rüzgaraltı yapmayı planladığının belirlendiği, kalkışı takiben hava hızı 100 knot üzerine çıkarılmadan veya bu hız korunmadan dönüş yapılmasının irtifa kaybına neden olacağından sağ motorun durdurulmasını takiben sola dönüşe devam edilmesinin hata olarak değerlendirildiği açıklanmış, uçağın düşmesine neden olabilecek teknik bir sebep bulunmadığı belirtilerek bu uçakların uçuşlarının açılmasının uygun mütalaa edildiği anlaşılmaktadır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulanmamaktadır. Ancak 2 Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı Flb. Müdür.lüğü tarafından düzenlenen 20.8.1993 tarihli teknik raporda belirtildiği üzere, arızalanan sağ motor durdurulduktan sonra düz uçuşa devam edilerek 100 knotlık süratın korunması ve daha sonra sürat arttırılarak emniyetli irtifaının korunması gerekir iken, sola dönüşe devam edilerek pilot tarafından rüzgaraltı yaparak bu hata sonucu uçağını düşüren DK. Plt. Yzb. ...' in hatalı bu davranışı müterafik kusur kabul edilmiştir.
Devlet adına hizmet yürüten davalı idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve iyi şekilde topluma arz etmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacı ile gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık delilidir. Olay günü Dz. Plt. Yzb. ...'in komutasındaki TÖB 885 kuyruk nolu uçağın ikinci pilot Plt. Ütğm. ..., Dz. Rad. Bşçvş. ... ve Dz. Rad. Kd. Çvş. ... olduğu halde, planlı keşif uçuşu yapmak üzere havalandığı, uçağı yönetmekle doğaldır ki birinci pilotun görevli olduğu, kalkışı müteakip iniş takımlarını yukarı aldıktan sonra yaklaşık 500 feet irtifada pilot tarafından kontrol kulesine Sağ motorda aşırı yağ kaçağı olduğu ve motoru durduracağının bildirildiği, hemen arkasından pilotun sağ motoru durdurduğu ve meydana iniş için sola dönüşle rüzgaraltı yapılarak iniş planlaması sırasında irtifa korunamayarak sağa ani yatış dik pozisyonda burun üstü düşmesi ve yanması olayında, idarenin ajanı Dz. Plt. Yzb. ...in şu şekildeki bir arıza sırasında sağ motor durdurulduktan sonra uçağın uçuş el kitabındaki açıklamalara güre düz uçuşa devam ederek 100 knotlık süratin korunması ve daha sonra sürat arttırılarak irtifaının korunması, sola dönüşe devam ederek rüzgaraltı yapılmaması gerektiğini bilmeyen pilotunu bu uçağın yönetiminde görevlendirmesi nedeniyle idarenin hizmet kusuru sonucu müessif olayın meydana geldiği, bu nedenle de davacıların zararlarının hizmet kusuru ilkeleri gereğince davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş kararlarına göre T.C. Emekli Sandığınca olay sebebiyle bağlanan aylıklarla ödenen tütün ikramiyeleri davacıların tesbit edilen maddi zararlarından indirilmekte olduğundan davacı eş ve çocuğa aylık bağlanıp bağlanmadığı araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 4.5.1994 gün ve B.07.1.EMS. 0.10.01.01/60.431.057 sayılı yazısında yönetim kurulunun 15.9.1988 gün ve 2687 sayılı kararı üzerine, genel müdürlüğün 16.9.1993 gün ve 77223 sayılı işlemi ile 15.8.1993 tarihinden itibaren eşine 3.839.000 TL, kızına 1.920.000 TL harp malûlü aylığı bağlandığı, ilgilinin sandığa tabi 22 yıl hizmetine karşılık eşine 56.441.000 TL, kızına 28.221.000 TL emeklilik ikramiyesi ödendiği, bilahare ilgilinin ek göstergesinin 2300 olduğunun anlaşılması üzerine, 15.8.1998 tarihinden itibaren işinin aylıklarının 4.223.000 TLye yükseltildiği, 1.10.1993, 1.1.1994 en son 1.4.1994 tarihinde de 6.263.000 TLye yükseltildiği, keza kızının aylıklarının da 15.8.1993 tarihinde 2.112.000 TLye yükseltilerek artan memur maaş katsayılarına uygun olarak en son 1.4.1994 tarihinde 3.132.000 TLye yükseltildiği, ek gösterge farkı ve 486, 243 Sayılı KHK. ler uyarınca eşine 17.415.000 TL. kızına 8.708.000 TL. ikramiye farkı ödendiği, 3480 Sayılı Kanun uyarınca dul ve yetimlerine 1993 yılı için (4,5 aylık) 2.113.125 TL. tütün ikramiyesi ödendiği, şayet ilgili kendi işini yapmakta iken ölseydi 22 yıl 5 ay 18 günlük hizmetine karşılık 15.8.1993 tarihinde eşine 2.001.000 TL, kızına 15.8.1993 tarihinden itibaren 1.001.00 TL. aylık bağlanacağı, aylıklarının son olarak 1.4.1994 tarihinden itibaren 1.493.000 TLye yükseltileceği bildirilmiştir.
Davacı eş ve davacı çocuğun gerçek maddi zararlarının tesbiti için resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenen 29.9.1994 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı eşin 2629 tazminatından tümünün mahsubuna rağmen karşılanamayan parasal zararının 595.630.000 TL olduğu, davacı çocuğun aylıkları, emekli ikramiyesi, tütün ikramiyesi yararları ile karşılanamayan bakiye zararının 142.733.659 TL olduğu, bu zararına karşılık 2629 sayılı Kanuna göre 261.772.500 TL. ayrıca yarar sağlandığı, bu nedenle davacı çocuğun maddi tazminat hak edişinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşik içtihatlarına ve Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bu yönde uygulama yapılmıştır.
Davacı çocuğun 142.733.659 TL karşılanmayan zararına karşılık, 2629 sayılı Kanun gereğince kendisine 261.772.500 TL yarar sağlandığı, ödenen bu tazminatın aynı kanun hükümleri gereğince maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğundan bu davacının karşılanmayan zararının mahsubundan sonra arta kalan miktar bu gibi olaylarda çocuklar için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının çok üzerinde olduğundan adı geçen davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı eşe, olay nedeniyle duyduğu ve ömürboyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılamak maksadıyla kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı eşin maddi ve manevi tazminat miktarlarının tesbit ve takdirinden müteveffanın olaydaki müterafik kusuru göz önünde bulundurulmuştur.
Manevi tazminata yasal faiz yürütülmesi isteminde bulunulmuş ise de, Kurulumuzca manevi tazminat miktarı karar sırasında paranın alış gücü gözönünde bulundurularak takdir edildiğinden bu istemin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, yukarıdaki açıklamaların ışığı altında;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve müteveffanın müterafik kusuru göz önüne alınarak davacı eşe 400.000.000 TL (dörtyüzmilyon TL.) MADDİ, takdiren ve müterafik kusuru gözönüne alınarak 20.000.000 TL (yirmimilyon TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, FAZLAYA AİT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. Bilirkişi raporu uyarınca ve 2629 Sayılı Kanun uyarınca ödenen tazminat göz önüne alınarak davacı çocuğun MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİNİN REDDİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminata 15 Ağustos 1993 tarihinden ödeme tarihine kadar % 30 (yüzde otuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Manevi tazminata faiz yürütülmesi isteminin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy