(1111 S. K. m. 10)
Davacı vekili tarafından verilerek 4 Kasım 1994 tarihinde kayda gecen dava dilekçesi ile duruşmada özetle; Davacının 22 ay Kara Harp Okulunda okuduktan sonra, okuldan ayrıldığını, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 3802 Sayılı Kanunla değişik 10/13 ncü maddesine göre 15 aylık muvazzaf askerlik hizmetini doldurduğu kabul edilerek temel askerlik hizmetine tabi tutulmadan yedeğe geçirilmesi gerekli iken, 22 aylık okul süresinin 1/3'ü olan 7 ay 10 günlük kısmı hizmetten sayılarak geri kalan süre kadar muvazzaf askerlik hizmetini yapmak için asker edileceğine ilişkin olarak tesis edilen işlemin kanuna uygun sayılamayacağını, zira Harp Okullarında okuyanlar ile Fakülte ve Yüksek Okullarda okuyanlar arasında Kanunun farklılık tanıdığını, Davacının Harp Okulunda muvazzaf askerlik hizmetinden daha fazla (22 ay) hizmet yaptığım ve haliyle temel askerlik eğitimine dahi tabi tutulamayacağını, esasen Kanun hükmünün idari işlem ve Davalı İdarenin savunması gibi yorumlanamayacağını, bu durumda 1/3 oranı hesaba alındığında Harp Okulları Öğrencilerine tanınan ayrıcalığın hiçbir anlam taşımayacağını, Davacının Harp Okulunda geçirdiği sürenin muvazzaf askerlik süresini karşıladığından temel askerliğin eğitimine tabi tutulmadan doğrudan yedekliğe geçirilmesi gerekirken aksine tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu, iddia ederek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi, Dairemizin 28 Aralık 1994 gün ve E. 1994/1635 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Kara Harp Okulunda askeri öğrenci iken disiplinsizlik nedeniyle askeri öğrencilikten çıkarılan ve okulla ilişiği kesilen davacının, 5 Eylül 1994 tarihinde davalı idareye verdiği başvurusunda; Kara Harp Okulunda askeri öğrenci olarak 22 ay hizmet gördüğünü, bu sürenin muvazzaf askerlik hizmetinden sayılarak yedeğe geçirilmesi dileğinde bulunduğu, davalı idarenin 28 Eylül 1994 gün ve ASAL: 4400-316-94/Er İşl. Ş. Öğr. İşl. Ks. sayılı işlemi ile istemi reddettiği, Harp Okulunda geçen 22 aylık sürenin 1111 Sayılı Kanunun değişik 10 ncü maddesinin 13 ncü bendi uyarınca ancak 7 ay 10 günlük bölümünün muvazzaf askerlik hizmet süresinden sayılacağının belirtildiği taraflar arasında doğan uyuşmazlık sonucu işbu davanın açıldığı dava dosyasında mevcut belgelerden anlaşılmıştır.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 3802 Sayılı Kanunla değişik 13 ncü bendinde Harp Okulları ile (GATA) Gülhane Askeri Tıp Akademisinden veya Türk Silahlı Kuvvetleri adına okudukları üniversite veya yüksek okullardan ilişiği kesilenlerin, bu okullarda ay olarak okudukları sürenin üçte biri muvazzaflık hizmetinden sayılır. Fakat bu yükümlüler mutlaka temel askerlik eğitimi yaparlar, Harp Okullarında geçen sürenin muvazzaf askerlik hizmet süresini karşılaması halinde bunlar temel askerlik eğitimine tabi tutulmadan yedeğe geçirilirler", amir hükmü bulunmaktadır. Söz konusu hükümde, öğrencilikte geçen sürenin muvazzaf askerlik hizmet süresini tamamen karşıladığı haller ile tamamen karşılamadığı hallerin ayrı düzenlendiği açıkça görülmektedir.
Hükme göre; Askeri öğrencilikte geçen sürenin üçte biri muvazzaf askerlik hizmetini karşılamıyor ise bu öğrenci ister Harp Okulundan, ister GATA'dan yada Türk Silahlı Kuvvetleri adına okudukları üniversite veya yüksek okullardan ilişiği kesilmiş olsun mutlaka ve mutlaka temel askerlik eğitimine tabi tutulacaktır.
Eğer askeri öğrencilikte geçen sürenin üçte biri muvazzaf askerlik süresini tamamıyla karşılıyor ise bu durumda Harp Okulundan ilişiği kesilen öğrenciler temel askerlik eğitimine tabi tutulmaz iken, GATA veya Türk Silahlı Kuvvetleri adına okudukları üniversite veya yüksek okullardan ilişiği kesilen öğrenciler mutlaka temel askerlik eğitimine tabi tutulacaklardır. Kanunun bu açık ve amir hükmünün başka bir anlamı bulunmadığı gibi başka türlü anlamaya da imkan yoktur.
Değinilen hükmün birinci cümlesi ile ikinci cümlenin biri birine bağlı şekilde düzenlemesi bu kanaati doğrular niteliktedir. Her ne kadar ikinci cümlede Harp Okullarında geçen süre ifadesi geçmekte ise de, bu sürelerin, Harp Okullarında geçen sürenin askerlik hizmet süresinden sayılan 1/3 oranındaki hizmet süresini ifade etmek için kullanıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava dosyasındaki belgelerden, davacının Kara Harp Okulunda askeri öğrenci statüsü ite 22 ay okuduğu ve haliyle okulda geçen sürenin 22 ay olduğunda tarafların mutabık kaldıkları anlaşılmaktadır. Davacının Kara Harp Okuluna 1 Ağustos 1992 tarihinde girdiği, 2 Haziran 1994 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle okulla ilişiğinin kesildiği, haliyle okulda geçen sürenin 22 ay olduğu, Kanuna göre bu sürenin 1/3 kadarı askerlik hizmetinden sayılacağından bu sürenin 22:1/3 = 7 ay 10 gün olduğu 7 ay 10 günlük hizmet süresi muvazzaf askerlik süresinden az bulunduğundan, davacının Kara Harp Okulu öğrenciliğinde geçirdiği sürenin üçte birinin muvazzaf askerlik hizmet süresinin tamamını karşıladığı söylenemez. Eksik kalan askerlik hizmet süresini tamamlamak üzere askere sevk edilmesi yasanın amir hükmü gereğidir. O itibarla, hakkında tesis edilen işlem tüm yönleriyle hukuka uyarlı bulunmuş davacının iddiaları kabule değer görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇEM
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 3802 Sayılı Kanuna değişik 13 ncü bendinde Harp Okulları ile Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) veya Türk Silahlı Kuvvetleri adına okudukları üniversite veya yüksek okullardan ilişiği kesilenlerin, bu okullarda ay olarak okudukları sürenin üçte biri muvazzaflık hizmetinden sayılır. Fakat bu yükümlüler mutlaka temel askerlik eğitimi yaparlar. Harp Okullarında geçen sürenin muvazzaf askerlik hizmet süresini karşılaması halinde bunlar temel askerlik eğitimine tabi tutulmadan yedeğe geçirilirler hükmü öngörülmüştür.
Madde kül olarak ele alındığında, Harp Okullarında askeri öğrenci statüsünde okumakta iken bu okullarla çeşitli nedenlerle ilişiği kesilen öğrencilerin durumlarının, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) veya Türk Silahlı Kuvvetleri adına diğer Üniversite ya da yüksek okullarda okurken ilişiği kesilen öğrencilerden farklı düzenlendiği görülmektedir. Bunun nedeni, Harp Okullarında uygulanan eğitim ve öğretimin, diğer fakülte veya yüksek okulda okuyan askeri öğrencilerin gördükleri eğitim ve öğretimin farklılığından kaynaklanmaktadır. Harp Okullarında bugün için Harp sanatını öğrenmek ve yapmak yükümü diye tanımlanan askerliğin her türlü eğitim ve öğretiminin verildiği bilinen bir gerçektir. Hatta Harp Okullarındaki askeri eğitim ve öğretimin latalarda uygulanan askeri eğitim ve öğretimden her yönüyle üstün ve nitelikli olduğunu söylemek abartılı bir benzetme sayılmamalıdır. Bu durumu gözönünde tutan yasa koyucu öncelikle Harp Okullarıyla ilişiği kesilenlerin okulda geçen hizmet sürelerine bakılacağını, şayet bu süre muvazzaflık hizmet süresinden fazla ise, bunların askere alınmasında (okulda gördükleri askeri eğitim, nedeniyle) kamu yararı bulunmadığını gözönünde tutarak doğrudan yedeğe geçirteceklerini öngörmüştür. Nitekim maddenin ikinci tümcesinde, Harp Okullarında geçen süreden söz edilmiş olması bu kanaati doğrulamaktadır. Harp Okullarında geçen süre söyleminin açık ve net biçimde Harp Okullarına askeri öğrenci statüsüyle giriş yapılan tarihten, bu okulla ilişiğinin kesildiği tarih arasındaki süreye karşılık bir ifade olduğu, bunun dışında başka bir anlam yüklenemeyeceği kanaatim taşıyoruz. Bu nedenle Kara Harp Okulunda askeri öğrenci olarak 22 ay öğrenim gördüğü anlaşılan davacının bu süresi halen muvazzaflık hizmet süresinden daha amir ve bağlayıcı hükmü uyarınca askere alınmadan doğrudan yedeğe geçirilmesi gerektiği görüşündeyim.
O nedenle davanın kabulü ile işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken aksi görüş ve kabule dayalı çoğunluk kararına katılamadım. 4 Ekim 1995 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy