(2709 S. K. m. 125)
Davacı 9 Şubat 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığı Kardiyoloji Servisinde servis başhemşiresi olarak görev yapmakta olduğunu, Genelkurmay Başkanlığının 1604 Askeri Hastaneler Yönetim Yönergesi 15/a maddesi l nci fıkrası uyarınca en kıdemli yüksek hemşire olarak hastane başhemşireliğine atanması gerektiğini, bu hakkının kendisinden l yıl kıdemli olan Sağ. Ütğm. ..................in 10 Ocak 1994 tarihinde doğum iznine ayrılması ile doğduğunu, bu tarihte hastane başhemşireliğine görevlendirilmediği gibi bu makama sağlık meslek lisesi mezunu ordu hemşire ..................'ın görevlendirildiğini, rütbece astı olduğu halde kadro itibariyle kendisinden daha yüksek bir makama görevlendirilerek amiri konumuna getirildiğini ve görevli olduğu Kardiyoloji Kliniğinde denetleme yaparak aşıtlarının yanında bağırmak suretiyle küçük düşürüldüğünü, uzun süredir manevi baskı altında olduğunu, uğramış olduğu manevi zarar bedeli olarak 30.000.000 TL. nın idareden alınarak öden meşine karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Kardiyoloji Servisi Başhemşireliği vekilliği görevinde bulunan Sağ. Ütğm. ..................nın kendisinden bir yıl kıdemli Sağ. Ütğm. ..................'in 10 Ocak 1994 tarihinde doğum iznine ayrılması üzerine hastanede en kıdemli yüksek hemşire olması nedeniyle bu tarihten itibaren hastane başhemşirelik kadrosunda görevlendirilmesi gerekirken, bu kadroda sağlık meslek lisesi mezunu olan ordu hemşiresi ..................'ın görevlendirilmesi işleminden duyduğu acı ve üzüntü dolayısıyla manevi zararlarının tazmini istemiyle AYİM.'de dava açtığı anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Davacı Sağ. Ütğm. ..................'nın 10.3,1991 tarihinden itibaren Kardiyoloji Servisi Başhemşireliği vekilliği görevini yürüttüğü, Sağ. Ütğm. ..................'in Anesteziyolojd servisi Başhemşireliği Vekilliği görevini yürüttüğü, Yüksek Hemşire olan bu subayların atandıkları yerlerde görev yaptıkları, sağlık lisesi mezunu Ordu Hemşire ..................'ın ise 30.6.1981 genel atamalarında 800 Yat. H. Paşa Eğitim Hastanesi Başhemşireliğine atandığı, bu tarihten sonra bu kadroya herhangi bir atama yapılmadığından bu kadronun Genelkurmay Başkanlığının 28 EKİM 1993 gün ve HRK. 0931107/Eğt. ve Tşk. D. Tşk. (dz) sayılı emri ile lağvedilmesine kadar bu görevi Hemşire ..................'ın yürüttüğü, bu kadro lağvedildikten sonra Başhemşire ..................'ın Komutanlık emriyle stajyer hemşirelerin Başhemşireliği, Komutanlığın belirlediği ve komutanlık tasarrufundaki özel 'görevlerle ilgili olarak vazifelendirildiği, gerek davacının gerekse Sağ. Ütğm. ..................'in Hastane Başhemşirelik kadrosunun lağvedildiği 28 EKİM 1993 tarihine 'kadar bu kadroya Yüksek Hemşire olarak kendilerinin atanmaları için bir müracaatlarının olmadığı, davacının iddia ettiği gibi Sağ. Ütğm. ..................'in asaleten veya vekaleten Hastane Başhemşirelik kadrosuna hiç atanmadığı ve burada hiç görevlendirilmediği, dolayısıyla ..................' in 10 OCAK 1994 tarihinde doğum iznine ayrılması üzerine Hastane Başhemşirelik kadrosunda davacının yerine Başhemşire ..................'ın görevlendirilmesinin söz konusu olmadığı, Başsavcılık düşüncesinde belirtildiği biçimde ortada bir vekalet sorunu bulunmadığı. Ne zaman ki Haydarpaşa Eğt. Hst. Komutanı Prof. Hv. Tbp. Tuğgeneral ..................'in 20 ARALIK 1993 günü davacının kliniğinde yaptığı kontrolde kliniği pis ve bakımsız görmesi üzerine, bu durumu incelemekle özel olarak ..................'ı görevlendirmesi sebebiyle davacının vermiş olduğu. 18.1,1994 tarihli dilekçede başhemşirelik makamının hukuki durumunun (160/4) yönergesinin 15 nci maddesine uygun olarak yeniden gözden geçirilmesini istediği, Komutan tarafından davacının (2) gün göz hapsi cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Askeri Hastaneler Yönetim Yönergesi (160/4) nin 15 nci maddesinde; Başhemşirenin yüksek hemşire olduğu, Yüksek hemşire tayin edilmediği veya herhangi bir nedenle bulmadığında sağlık Meslek Lisesi mezunu olan normal olarak en kıdemli hemşirenin başhemşirelik görevini yürüteceği hükme bağlanmış, Yönergenin 2 nci maddesinde de bu yönergenin eğitim hastanelerini de kapsayacağı ifade edilmiştir. GATA Haydarpaşa Eğitim. Hastanesi Komutanlığı TMK. da Başhemşirenin Y. HMŞ. sınıfında Albay rütbesinde olması koşuluma yer verilmiştir. Ancak 28 EKİM 1993 tarihli kadro değişikliği ile GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığında Başhemşire kadrosu lağvedilmiştir. Sağlık Lisesi mezunu olan normal hemşire .................. 30.6.1981 tarihinde Yüksek Hemşire 'bulunmaması nedeniyle 800 Yt. Haydarpaşa Askeri Hastane Baştabipliği Başhemşireliği kadrosuna atanmış, bu kadroya başkaca tayin yapılmadığından kadronun lağvedildiği 28 EKİM 1993 tarihine kadar başhemşirelik kadrosunda görev yapmıştır. Kadronun lağvından sonra .................. Haydarpaşa Eğt. Hst. Komutanı tarafından stajyer hemşirelerin amirliğini yapmak ve Komutanın vereceği diğer vazifeleri yapmak için görevlendirilmiştir. Kadro lağvından sonra olmayan Hastane Başhemşirelik kadrosuna asaleten veya vekaleten atama ve bu kadroya görevlendirilme yapılmamıştır. Ortada iddia olunduğu gibi bir vekalet sorunu bulunmamaktadır. Davacının 2 nci dilekçesi ekinde yer alan anılan hastane K. lığının 6.1.1994 4.3.1994, 17.5.1994 tarihli iç yazışma emirlerinden, açıkça adı geçen hemşirenin sıfatından, başhemşire olarak söz edilmesi nedeniyle bu makamın fiilen devam ettirildiği davacı tarafından iddia olunmuş ise de, bu yazışmaların incelenmesinden 6.1.1994 tarihli yazının Stj. Hmş. lerin eğitimi, 4.3.1994 tarihli yazının şeker bayramı kutlaması, 17.4.1904 tarihli yazının ise Kurban Bayramı kutlaması ile ilgili olup, Hastane Komutanının ..................'ı bu konularda özel olarak görevlendirdiğini göstermektedir.
Hastaneye ait bütün işlerde muhatap ve yetkili tek şahıs olan Hastane Komutanının emrindeki hastaneyi idari yönden ve sağlık hizmetleri yönünden yeterli ve verimli bir biçimde çalışmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak görevidir. Bu cümleden olarak hastanede mevcut hemşireler içersinden birini tefrik ederek ona hasta bakım faaliyetleri ile ilgili veya komutanlık tasarrufları ile ilgili özel görevler vermesinde doğaldır. Somut davamızda ise Hastane Komutanının başhemşirelik kadrosunun lağvedilmesinden sonra bu görevi fiilen 30.6.1981 28.10. 1993 tarihleri arasında yürüten, deneyimli bir hemşire olduğuna inandığı .................. stajyer hemşirelerin amirliğini yapmak ve komutanın vereceği diğer vazifeleri yapmak için görevlendirmesi fiilen başhemşirelik kadrosunun devam ettirildiği anlamına gelmeyeceği, bu görevlendirmede hukuka aykırılık bulunmadığı, Yüksek hemşire sınıfındaki subayların da lağvedilmiş bir kadroya asaleten veya vekaleten atanmalarını istemelerine yasal imkan bulunmadığı, her subayın atandığı görevde çalıştırılmasının asıl olduğu, Hastane Komutanının hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi maksadıyla istediği hemşireye hizmetle ilgili özel görevler verebileceği işleminden dolayı davacının kişilik hatlarının zedelendiği ve manevi zarara, uğradığının söylenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy