(1602 S. K. m. 41, 43)
Davacı vekili 09 Şubat 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Mardin - Kocalar 5. Mot. P. Tb. 15. Mot. P. Bl. de er olarak askerliğini yapmakta iken teröristlerle girişilen silahlı çatışmada başından yaralanarak sağ gözünü kaybettiğini, Diyarbakır Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunun 18.08.1992 gün 3467 sayılı raporu ile Askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin sakatlanması dolayısı ile kendisine maluliyet aylığı bağlanması için ilgili belgeleri T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün ER: 042514 sayılı dosyasında toplandığını, ancak henüz aylık bağlanmadığını ve bir kısım tazminatlar verileceği bildirilmiş olmasına rağmen bunlarında henüz verilmediğini, müvekkilinin yaralanması ve sakat kalması nedeniyle derin üzüntü duyduğunu, uğradığı manevi zararların tazmini amacı ile 28.07.1993 tarihinde İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesine açtıkları 1993/636 sayıda kayıtlı davanın, eylemin askerlik hizmeti sırasında meydana gelmiş olmasından dolayı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görev alanına girdiği açıklanarak Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğini, maddi kayıpların karşılanacağı vaat edildiğinden 100.000.000. TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
1602 Sayılı Kanuna göre, davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira, dava açma süresi kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle işin esasına girilmeden davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu incelenmemiştir.
1602 Sayılı Kanunun 2568 Sayılı Kanunla değişik 41 nci maddesinde aynen: Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine giren uyuşmazlıklarda, askeri, idari ve adli yargı mercilerine açılan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların ve bunlara karşı kanun yolları varsa süresi içinde olmak şartıyla bu yollara başvurulması üzerine, verilen kararların tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açılabilir. Bu mercilere başvurma tarihi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesine müracaat tarihi olarak kabul edilir. Adli, idari veya askerlik yargı yerlerine dava açılmış olması ve bu yargı yerlerinin görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük sürenin geçirilmiş bulunması, bu kanunda öngörülen süreler içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış olan davanın süreden reddine neden olmaz., 43 ncü maddesinde de idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimli üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde, cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. denilmektedir.
İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinden getirtilen 1993/626-721 Esas ve Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinden; Mezkur mahkemede açılan manevi tazminat davasının görüm yerinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi olduğundan bahisle, 21.10.1993 gün ve 1993/626-721 sayılı kararla davanın görev yönünden reddine karar verildiği, kararın 15 Aralık 1993 tarihinde vekile tebliğ edildiği, süresi içinde temyiz edilmemek suretiyle 30.12.1993 tarihinde kesinleştiği, 1602 Sayılı Kanunun 41 nci maddesinde belirtilen 30 günlük süre içinde ve en son 29.01.1994 tarihinde yeniden Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açılması gerekirken dava açma süresinin geçmesinden sonra 3 Şubat 1994 tarihinde dava açıldığı, diğer taraftan Diyarbakır Askeri Hastanesinin 18.08.1992 gün ve 3467 sayılı kararı ile Askerliğe elverişli değildir kararı verilmiş bulunmakla Mahkememize açılan davada 43 ncü madde ile belirtilen bir yıllık dava açma süresinin geçirilmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, süresi geçirildikten sonra açılan davanın SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy