(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 3 Mart 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden .............'in eşi, ............. ve .............'in babaları, ............. ve .............'nin oğulları, ............., ............., ............., ............. ve .............'ın kardeşleri Tek. Astsb. Üçvş. .............'ın Genkur. Destek Kıtaları Özel Oto Tb. emrinde görevli iken K.K.K. lığının emri ile 26.4.1998 4.6.1993 tarihleri arasında Ord. Okulu ve Eğtm. Mrk. K. lığında (Balıkesir) açılan kursa katıldığı, kursun 28.5.1993 günü bittiği, kursiyerlere dönüş için araç tahsis edilmediği, yollukları ödendiğinden Ankara Mamak Garnizonunda görevli Astsb. ............., Çubuk'ta görevli Astsb. ............., Osmaniye Garnizonunda görevli Astsb. ............. ve .............'ın .............'a ait ve onun kullandığı 06 FEN 49 plakalı özel oto ile dönmeye karar verdikleri, 28.5.1998 günü Ankara'ya gelirlerken Eskişehir yakınlarında, bindikleri aracın karşı yönden gelen ............. yönetimindeki 26 DH 081 plakalı kamyona çarptığı kazada adı geçen dört astsubayında vefat ettikleri, olayda müvekkillerinin yakını Astsb. .............'ın hiçbir kusurunun bulunmadığı, olayın görevin sebep ve etkisi ile meydana geldiğini, yaptığı yolculuğun mecburi bir görev yolculuğu olduğunu, ölüm olayı ile müteveffanın eş ve çocuklarının desteklerini kaybettiklerini, tüm davacıların derin elem ve üzüntü duyduklarını ileri sürerek davacı ............. için 40 milyon TL. manevi, 600 milyon TL. maddi ............. için 40 milyon TL. manevi, 150 milyon TL. maddi, ............. için 40 milyon TL. manevi, 175 milyon TL. maddi, ............. için 45 ve ............. için 45 milyon TL. manevi, diğer müvekkiller ............., ............., ............., ............. ve ............. için ayrı ayrı 18'er milyon TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren tahakkuk edecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Tazmin teorisinin 'bütün esaslarının gerek kusursuz, gerekse kusura dayanan sorumluluk kuramları için geçerlidir, idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için;
a) Bir zararın bulunması,
b) Zararın faile isnadının kabil olması, yani zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, başka bir ifade ile ortada zarar doğurucu idari bir tutum ve davranışın bulunması,
c) Zarar ile idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağının bulunması gerekmektedir.
Bu koşullara ilaveten zarara yol açan idari eylem veya işlemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuz sorumluluk kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverişli bulunması gerekmektedir.
Zarar doğuran davranışın idareye bağlanması yani zararı doğuran işlem veya eylemin (davranışın) idareye yüklenmesi unsuruna gelince,
Tazmin borcunun meydana gelebilmesi için zarar doğuran tutum davranışın (fiilin) idare adına veya idare tarafından yapılmış olması, gerektiği zarar doğurucu davranışın idareye bağlanması olanağı yoksa idarenin tazmin borcunun doğmayacağı, başka bir anlatımla zararın idareye bağlanabilmesi için idarenin zararın faili ve sorumlusu olması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya dönülecek olursa;
Davacıların yakını Üstçvş. .............'ın diğer kursiyerlerle Balıkesir Ordu donatım Okulundaki bir kursa gönderildikleri bir aydan fazla süren kursun bitiminde 28 Mayıs 1904 günü dört kursiyer astsubayın Balıkesir'den Ankara'ya dönmek üzere .............'a ait özel araçla yola çıktıkları, Eskişehir civarında aracın bir başka şahsa ait tır aracına çarpması sonucunda araçta bulunan tüm astsubayların vefat ettikleri anlaşılmaktadır. Bu oluşa göre zararı doğuran olay idareye bağlanamayacağı gibi, idarenin zararın faili ve sorumlusu olması mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle davacı vekilinin bu başsavcılığın aksi görüşlerine katılma imkanı bulunmamıştır.
AYIM 3 ncü Dairesi benzer olayda 28.2.1900 gün ve 1979/176 Esas, 1980/69 karar sayılı kararında, görevli olarak ve amirlerinin bilgisi dahilinde subay arkadaşının özel arabasıyla askeri bir toplantıya giden subayın, görev dönüşü arkadaşının kullandığı aracın yolda takla atması sonucu ölmesinde, ölüm olayına yol açan, o anda idarenin ajanı durumunda bulunmayan araç sahibinin özel aracını kullanırken gösterdiği dikkatsizlik ve tedbirsizliği olduğu, onun davranışını idari eylem saymanın mümkün olmadığı belirtilerek açılan tanı yargı davasının reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy