(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilleri 14 Ocak 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçelerinde özetle; davacılardan Kadir ile Fatma'nın oğulları, ................'ın kardeşi olan J. Ütğm. ................'ın 2.4.1993 günü göreve giderken meydana gelen bir trafik kazasında şehit olduğunu, görevini kusursuz olarak ifa etmekte iken görevin sebep ve tesiri sonucu şehit olmasından dolayı anne, baba ve kardeşinin manevi açıdan büyük zarar gördüklerini, genç yaşta kaybettikleri yuva kurduğunu göremedikleri bu evlatlarının kaybından dolayı uğradıkları manevi zararın davalı idarece karşılanması gerektiğini iddia ederek her davacı için l00.000.000.'ar TL. olmak üzere toplam 300.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini istemişler, davalı idarenin savunmasına verdikleri cevap layihasında da davacıların zararının kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde karşılanması gerektiğini, 2330 Sayılı Kanuna göre tazminat verilmemiş olmasının taleplerini güçlendirdiğini, manevi tazminatın takdirinde kusurun engel olmadığını, Yargıtay'ın içtihadı Birleştirme Kararlarında istihdam edenin sorumlu olması için kusurun aranmayacağının belirtildiğini ileri sürmüşlerdir.
Dava dosyasında mevcut Adli Tıp Kurumu raporu, trafik kazası tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporu ile Bor C. Başsavcılığınca hazırlanan iddianamenin tetkikimden, davacının Niğde îli ULUKIŞLA ilçesi Jandarma Bölük Komutanı iken, 2.4.1993 günü saat 04.15 sıralarında, birliğe ait 51 AR 719 plakalı askeri aracın direksiyonuna geçtiği, Niğde ili istikametinden Ulukışla ilçesi istikametine giderken önünde seyretmekte olan bir kamyona tedbirsizliği ve dikkatsizliği sebebiyle arkadan çarparak araçta bulunan iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği, olayda 8/8 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Eylemlerinden dolayı idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için idari bir eylemin mevcut olması, bu eylemden doğan bir zararın bulunması, eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, eylemle meydana gelen zarar arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.
Davacıların desteği olan J. Ütğm. ................, yetki ve izin verilmedikçe subay ve astsubayların askeri araçların direksiyonlarına geçemeyeceklerine ilişkin emirlere rağmen suç işleyerek askeri aracın direksiyonuna geçmiştir. Olaya tamamen kendi kusuruyla sebebiyet vermiştir. Davalı idarenin ara kararımıza verdiği 4.8.1994 tarihli cevapta da açıklandığı üzere, davacıya askeri aracın direksiyonuna geçmesi için herhangi bir emir verilmemiştir. Bu nedenlerle Ütğm. ................'ın tamamen kendi kusuruyla sebebiyet verdiği olaydan dolayı davalı idarenin tazminle sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşıldığından dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy