(1111 S. K. m. 5) (1076 S. K. m. 8)
Davacı vekili 12 Nisan 1094 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; müvekkilinin 1987 yılında Tuzla Piyade Okulunda askerlik hizmetine başladığını, geçirmiş olduğu bir trafik kazası nedeniyle bazı derslerden başarısız olması nedeniyle yedeksubay yapılmayarak, Kars 14 ncü Mekanize Tugay K. lığı emrine sevkedildiğini, burada 10,5 ay kadar askerlik yaptıktan sonra Birliği tarafından terhis mahiyetine izne gönderildiğini, müvekkilinin terhis belgesini beklerken firar suçundan arandığını öğrendiğini, 16.02.1994 tarihli dilekçe ile idareye başvurularak müvekkilinin yapacağı askerlik süresinin 8 ay olacağı dikkate alınarak terhis işleminin yapılmasının istendiğini, idarece verilen cevapta davacının 15 aylık muvazzaf askerlik süresine tabi olduğunun belirtildiğini, 1076 Sayılı Yasanın değişik 8 nci maddesi, 1111 Sayılı Yasanın 5 nci maddesi hükümlerine göre davacının aynı celbe tabi olduğu, yedeksubay olarak ayrılanların hizmet süresinin yarısı kadar askerlik yapması gerekmekte olduğunu, 1076 Sayılı Yasanın 8 nci maddesinin (a) ve (b) bentleri kapsamında bulunan mükelleflerin askerlik hizmetini er veya erbaş olarak tamamlayacaklarının hükme bağlandığını ve bu bentlerde süre belirtilmediğinden normal askerlik süresine tabi olduklarını, ancak aynı Yasanın (c) bendi kapsamında bulunan müvekkilinin 1111 Sayılı Yasanın 5 nci maddesinin l nci fıkrasında belirtilen süre kadar askerlik yapmasının gerektiğini, teste tabi olup ta testte başarısız olanlar ile makbul bir özrü olmaksızın seçime katılamayanlar askerlik hizmetini yedeksubayların hizmet süresinin yarısı kadar hizmet yaparken bunlardan hiçbir farkı olmayan müvekkilinin anılan Yasadan faydalandırılamayacağının düşünülemeyeceğini, terhis mahiyetinde izne gönderilen müvekkilinin aradan uzun zaman geçtikten sonra tekrar geri çağrılmasının hak, adalet, hukukun temel ilkeleri, yasaların ruhuna aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle işlemin iptaline karar verilmesi dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
1987 yılında yedeksubay adayı olarak Tuzla P. Okul K. lığında temel eğitimine başlayan davacının 4 aylık okul döneminde başarısız olduğu için erbaş olarak Kars 14. Mknz. Tuğ. K. lığı emrine sevkedildiği, 10,5 aylık asker iken kıtasınca terhise tabi tutulduğu, aradan birkaç yıl geçtikten sonra ise bilâhare indirilen 15 aylık yükümlülük süresini tamamlamadığı ve eksik askerlik hizmeti yaptığı kabul edilerek yeniden askere şevki yoluna gidildiği, davacının 16.02.1994 tarihinde idareye başvurarak askerlik süresinin 8 ay olduğunu terhis işleminin yapılmasını talep ettiği, davalı idare ise davacının 15 aylık muvazzaf askerlik süresine tabi olduğunu belirttiği, davacının ise bu işlemin iptali istemiyle dava açtığı dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki ihtilâf yedek subay öğreniminde basan gösteremeyerek erbaş olan mükelleflerin muvazzaflık hizmet süresinin; aynı celbe tabi olup yedeksubay aday olarak ayrılanların hizmet süresinin yarısı kadar mı, yoksa normal er ve erbaşların tabi olduğu muvazzaflık hizmet süre kadar mı olduğunun tespitinden kaynaklanmaktadır.
1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerli Memurlar Kanununun 8/c maddesi Yedeksubay öğreniminde başarı gösteremeyenler, erbaş olurlar hükmünü, aynı maddenin son fıkrası ise Bunların yerine getirecekleri hizmet süresi 1111 Sayılı Kanunun 5 nci maddesinin 1 nci fıkrasında belirtilen süre kadardır hükmünü amirdir.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun 5 nci maddesinin 3031 Sayılı Kanunla değişik 1 nci fıkrası Erbaş ve erler için muvazzaflık hizmet süresi; Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığında onsekiz aydır. Ancak 1076 Sayılı Kanun hükmüne tabi yükümlülerden; bu yükümlülüklerini istekleriyle veya seçim sonucu yedek subay adayı olmadıkları iğin erbaş-er olarak yerine getirecekler ile makbul bir özürü olmaksızın seçime katılamayanların hizmet süresi, aynı celbe tabi olup yedeksubay adayı olarak ayrılanların hizmet, süresinin yarısı kadardır hükmünü amirdir.
Kanunun bu açık hükmünden, 1076 Sayılı Kanun hükmüne tabi yükümlülerden sadece kendi istekleriyle erbaş olmak isteyenler, yapılan seçim sonucu yedeksubay adayı olamayanlar, makbul bir özrü olmaksızın seçime katılamayanların yedek subay hizmet süresinin yarısı kadar hizmete tabi tutulacakları bunlar dışındaki bir sebeple erbaş olanların tamamının 1111 Sayılı Kanun kapsamındaki normal erbaş ve erler için öngörülen muvazzaflık hizmet süresine tabi olacakları anlaşılmaktadır.
Erbaş ve erler için muvazzaflık hizmet süresi onsekiz aydır. Bu süre 11 Temmuz 1992 tarih ve 92/3272 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 10 Eylül 1992 tarihinden geçeri olmak üzere onbeş aya indirilmiştir.
Bu itibarla; 1076 Sayılı Kanunun 8/c maddesi uyarınca yedeksubay Öğreniminde başarı gösteremeyerek yedeksubay statüsüne geçirilmeyerek erbaş olarak kıt'asına sevkedilen davacının muvazzaflık hizmet süresinin 1111 Sayılı Kanunun 5 nci maddesinde belirtilen onbeş aylık süre olduğundan idarece tesis olunan davacının onbeş aylık askerlik hizmetine tabi tutulma işlemi hukuka uyarlı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy