(2709 S. K. m. 138) (2577 S. K. m. 28) (1602 S. K. m. 40, 63)
Davacı vekili 18.4.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve davalı idarenin savunmasına verdiği cevap lahikasında özetle; Davacının Kara Harp Okulu son sınıf öğrencisi iken 9.6.1993 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiğini, bu işlemin iptali için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açtıkları davada önce yürütmenin durdurulmasına ve sonunda da anılan Mahkemenin ikinci Dairesince 19.1.1994 tarih 993/302 Esas 03/112 sayılı iptal kararının verildiğini, yürütmenin durdurulması ve iptal kararları aşamasında okula alınıp yeniden dördüncü sınıfta eğitime tabi tutulduğunu, halbuki iptaline karar verilen işlemin tesis edildiği tarihte mezuniyetine 15 gün kaldığını, iptal kararına göre davacının okula alınıp mezuniyet sınavlarına tabi tutulması gerektiğini, bu nedenle 4 ncü sınıfa yeniden başlatılıp tekrar okuldan çıkarılmasının sebep ve unsuru bakımından hukuka aykırı olduğunu, eğitim döneminin 1/3 üne devam edemeyenlerin sınıfta kalmış sayılacağına ilişkin yönetmelik hükmünün davacıya uygulanamayacağını, zira davacının okula devam edememesinin kendi kusurundan kaynaklandığını, iddia ederek davacının okuldan çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Dairemizce, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmesi için ara kararı verilerek davacının özlük dosyalarının ve 1992-1993 eğitim yılı sonu bitirme sınav programlarının celbine yürütmenin durdurulmasının davalı idarenin savunmasının alınmasından sonra düşünülmesine karar verilmiş, davalı idarenin savunması adli tatil döneminde Mahkememize ulaştığından Nöbetçi Dairece davacının yürütmenin durdurulması istemi reddedilmiştir.
Dava dosyasının ve ara kararı ile Kara Harp Okulundan celbe dilen davaya ait özlük dosyasının tetkikinden, davacının Kara Harp Okulu son sınıf öğrencisi iken disiplin notunun tamamını kaybettiği gerekçesiyle Kara Kuvvetleri K. lığı tarafından 31.5.1993 tarihinde onaylanan Yüksek Disiplin Kurulu Kararıyla okuldan çıkarıldığı, okuldan çıkarma işleminin iptali istemiyle Mahkememizde açtığı davada Dairemizce önce 14.7.1993 tarih 1993/302 Esas sayılı yürütmenin durdurulması kararı daha sonra da 19.1.1004 tarih 993/302 Esas 1994/112 sayılı iptal kararının verildiği, davalı idarece yürütmenin durdurulması kararının yerine getirilmesi cümlesinden olarak 1993-1994 eğitim yılı başlarında davacının okula alınıp dördüncü sınıfta yeniden eğitim-öğretime başlatıldığı, kendisine 71 disiplin notu verildiği, 8.12 1993 tarihinde eğitim yerine gidiş gelişlerde ciddiyeti ve ahengi bozmaktan 4 gün oda hapsi cezası verilip 16 disiplin notu, 10.12.1993 tarihinde vakitsiz ve izinsiz yatakhaneye çıkmaktan 2 gün izinsizlik cezası verilip 4 disiplin notu, 14.12.1993 tarihinde dershane tertibini bozmaktan 5 'gün oda hapsi cezası verilip 20 disiplin notu, 14.12.1993 tarihinde emre itaatsizlikten 2 gün oda hapsi cezası verilip 8 disiplin notu, 26.12.1993 tarihinde nöbet talimatına aykırı hareketten 7 gün oda hapsi cezası verilip 28 disiplin notu, 22.2.1994 tarihinde toplu faaliyete katılmamaktan 4 gün oda hapsi cezası verilip 16 disiplin notunun kırıldığı, böylece tüm disiplin notlarını kaybettiği gerekçesiyle Kara Harp Okulu Yüksek Disiplin Kurulunun Kara K.K. nı tarafından 1.4.1994 tarihinde onaylanan 24.2.1994 tarihli kararıyla tekrar okuldan çıkarıldığı, davacının da bu işlemin iptali istemiyle iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Anayasanın 138 nci maddesinin 4 ncü fıkrasına göre; yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. Bu hükümden idarenin mahkeme kararını uygulamamasının veya değiştirerek uygulamasının mümkün olmadığı açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu bir ceza mahkemesi kararı olabileceği gibi hukuk veya idare mahkemesi kararı da olabilir. Yerine getirme bakımından bu kararlar arasında herhangi bir fark yoktur. Başka bir deyişle idare mahkeme kararını mutlaka yerine getirecektir. (İmkansızlık hali istisna) o halde idarenin mahkeme kararını uygulamaması, söz konusu olmayıp geç uygulaması durumu olabilir. Nitekim gerek idari yargılama usulü kanunun 28 nci maddesinde gerekse buna paralel bir dinlemeyi içeren 1602 Sayılı Kanunun 63 ncü maddesinin ikinci fıkrasında Anayasanın anılan maddesi göz önünde tutularak mahkemenin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin altmış gün içinde işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, mahkeme ilamlarının icaplarına göre eylem ve işlem tesis etmeyen idare aleyhine tam yargı davası açılabileceği hükme bağlanmıştır.
İptal kararlarının İptal edilen işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırdığı, öğretide ve yargısal kararlarda tereddütsüz olarak kabul edildiğine göre, Askeri Yüksek İdare mahkemesi tarafından verilen okuldan çıkarılma işleminin iptali ile ilgili yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının yerine getirilmiş sayılabilmesi için çıkarma işlemi hiç tesis edilmese idi ne yapılacak idi ise idarenin onu yapması gerekirdi.
Davacının 7.16.1993 tarihinde hukuken okulla ilişiği kesildiğine göre o tarihte öğretim yılı tamamlanmış, yıl sonu sınavlarına sıra gelmiştir. Okuldan çıkarılmamış olsaydı davacı da arkadaşları ile birlikte sınavlara girecek ve sınav sonuçlarına göre de ya mezun olarak subay nasbe dilecekti, ya da başarısız olup sınıfta kalacaktı. Bu durumda idarenin de davacıya yeni sınav hakları tanıyarak bu sınavların sonucuna göre işlem tesis etmesi gerekmektedir. Davacıyı sınav halkları tanınmamasına rağmen sınava gripte başarısız olmuş öğrenci durumunda kabul ederek yeniden dördüncü sınıf için öğrenme tabi tutan idare iptal kararının icabına göre işlem tesis etmemiş, başka bir ifade ile karan yerine getiriyormuş görünmek maksadıyla bazı işlemler tesis etmesine rağmen gerçekten karan yerine getirmemiştir.
Davalı idare savunma lahikasında, davacının 1992-1993 eğitim yılında Harp Okulları Yönetmeliğinin 13/b maddesinde öngörülen süre kadar eğitim-öğretime devam etmemiş olması sebebiyle, iptal kararına rağmen sınıfta kalmış sayıldığını, bir akademik yılın 1/3'üne devam etmediği gerekçesiyle 1993-1994 eğitim-öğretim yılına tekrar başlatıldığını savunmuş ise de, ara kararıyla celbe dilen 1992-1993 eğitim öğretim yılı bitirme sınav programlarının tetkikinden son sınıf öğrencilerin bitirme sınavlarının 14-25 Haziran 1993 tarihleri arasında yapıldığı görülmektedir. 1992-1993 eğitim yılında davacının okuldan çıkarıldığı 7.6.1993 tarihine kadar kendi iradesiyle gerçekleşmiş hiçbir devamsızlığı bulunmamaktadır. Mahkememize iptaline karar verilen İşlem tesis edilmese idi, davacı emsalleri ile birlikte 14.6.1993 tarihinde yıl sonu sınavlarına girmeye başlayacaktı. Bu itibarla davacının eğitim-öğretim yılının 1/3'üne devam etmediğine ilişkin davalı idarenin savunması gerçeklere uymamakta ve dayanak aldığı kendi kayıtlarına ters düşmektedir.
Bu durumda Mahkememizin bir kararı ile çözümlenen bir uyuşmazlık, davalı idarenin davacıyı dördüncü sınıfın eğitim-öğretimine yeniden tabi tutmaya başlaması suretiyle tekrar bir uyuşmazlık haline getirilmeye çalışılmıştır.
Anayasanın 138 ve 1602 Sayılı Kanunun 63 ncü maddelerinin yukarıda değinilen açık ve amir hükümlerine göre, idarenin yargı kararını değiştirme yetkisi yoktur. Yargı organının kendisi dahi, belli istisnalar dışında kararını değiştiremez. Bu nedenlerle idarenin yargı kararını değiştirerek yargı kararını uygular görünüp hukuka aykırılığı açık bir işlemle davacıyı yeniden dördüncü sınıf eğitimine tabi tutması bu işleme dayalı olarak tesis edilen disiplin cezalan ile tekrar okuldan çıkarması işlemlerinin yok hükmünde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının, 2 Aralık 1993 tarihinde dördüncü sınıfa tekrar başlatıldığında, yargı kararına göre hakkında böyle bir işlem tesis edilmemesi ve bitirme sınavlarına alınması gerektiğini iddia ederek dördüncü sınıfta yeniden eğitim öğretime tabi tutulmasına ilişkin işlemin iptalini istemesinin gerekeceği böyle bir dava açmadığına, işlemin tesisinden itibaren 1602 Sayılı Kanunun 40 ncı maddesinde öngörülen 60 günlük dava açma süresi geçtiğine göre, bu davanın da öncelikle süre yönünden reddinin gerekeceği akla gelebilir ise de Dairemizin iptal kararına göre, davacının dördüncü sınıfta yeniden eğitim-öğretime tabi tutulması yok hükmünde bir işlem niteliğinde bulunduğundan, yok hükmündeki işlemlere karşı dava açma süresinin söz konusu olmayıp her zaman açılacak bir dava ile bunların yokluğunun tespitinin istenmesi mümkün bulunduğundan, esas en dördüncü sınıfa başlatıldığında dava açsaydı dahi verilecek olarak kararın işlemin yok hükmünde bulunduğunun tespitinden ibaret olduğundan davacının Aralık 1993 tarihinde dördüncü sınıfta yeniden öğrenime başlatılması işlemini dava konusu etmemiş olması, bu davanın görülmesine engel bir hal olarak kabul edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Dairemizin 14.7.1993 tarih 1993/302 Esas sayılı yürütmenin durdurulması kararı ile 19.1.1994 tartlı 1993/302 Esas 1994/112 sayılı iptal kararına göre Kara Harp Okuluna alınması ve bitirme sınavlarına tabi tutulması, sınavlarda başarılı olursa mevzuat gereği yapılması gereken işlemlere tabi tutulması gereken davacının, dördüncü sınıfta yeniden eğitim-öğretime tabi tutulup disiplin cezasıyla cezalandırıldıktan sonra tekrar okuldan çıkarılmasına karar verilmesi işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespitine, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy