(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 42)
Davacı vekili 11 OCAK 1894 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; davacının Jandarma Genel K. lığınca açılan Uzman Jandarma Çavuş adayı sınavlarını kazanıp tam teşekküllü bir askeri hastaneden aldığı sağlık kurulu raporuna istinaden 19811S02 orta öğretim döneminde Uzman Jandarma Okuluna kaydının yapmadığını, öğrenimini başarılı bir şekilde sürdürürken komando olup olamayacağının saptanması için sevk edildiği, GATA Hastanesince gezlerinde diskoromotapsi tesbit edilerek hakkında Uzman Jandarma Çavuş Olamaz kararlı rapor tanzim edildiğini, bu rapor üzerine askeri öğrencilikten çıkarılan davacının bu işlemin iptali için açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesince reddedildiğini davacıda doğuştan var olan bu hastalığın kendisi tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, ancak okula alındığı sırada gereği gibi muayene edilseydi tesbit edilebileceğini, okula alındığı ve tekrar çıkarıldığı tarihler arasında, keza açtığı davanın sonucunu beklediği 16 aylık süre içinde asgari ücret üzeninden toplam 30.000.000. TL. maddi zarara, okuldan çıkarılmasından dolayı çektiği acı ve üzüntülere karşılıkta manevi zarara uğradığını iddia ederek 30.000.000. TL. maddi, 15.000.000. TL. manevi tazminata işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesini istemiştir.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunumun 42' nci maddesinde ilgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilik önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren 60 gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 nci madde uyanınca idareye başvurma hakları saklıdır hükmü bulunmaktadır.
Bu madde metninde de anlaşılacağı üzere ilgililerin, halklarını ihlal eden idari işlemden dolayı, iptal ve tam yangı davalarını birlikte açabilecekleri gibi önce idari işlemin iptali için dava açarak, bu dava sonunda verilen kararın kendilerine tebliğinden itibaren 60 gün içinde ayrıca tam yangı davası ağabilirler.
Dava konusu olayda da, davacı vekili önce davacının askeri öğrencilikten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini istemiş, bu davanın sonunda verilen karamı kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde işbu davayı açmıştır.
Öte yandan, 1602 Sayılı Kanunun 42 nci maddesinde ... ilk önce iptal davası açarak BU DAVANIN KARARA BAĞLANMASI ÜZERİNE,.. tam yargı davası açabilirler denmiş olup ilk önce iptal davası açıldığında, daha sonra tam yargı davası açabilmek için iptal davası ile ilgili, davada mutlaka işlemin iptaline karar verilmiş olması şartı getirilmemiştir. Bu bakımdan idari işlemin iptali için açılan davanın reddedilmiş olması bu davadan sonra açılacak tam yangı davasının görülmesine engel değildir. Tam yargı davasının da iptal davasının reddedildiği gerekçesiyle reddini gerektirmez.
Bu açıklamaların ışığında dava konusu olaya dönüldüğünde, davacının 9 ay Uzman Jandarma Okulunda askeri öğrencilik statüsünde kaldıktan sonra giriş için gerekli sağlık koşullarını taşımaması nedeniyle bu statüsüne son verildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık davacının bu olay sebebiyle bir zarara uğrayıp uğramadığı uğramışsa bu zarardan davalı idarenin sorumlu tutulup tutulmayacağı konularındadır.
Davacı TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde öngörülen askeri öğrenci olmaya engel halleri okula giriş sırasında taşımamaktadır. Ancak okula alınmadan önce askeri öğrenciliğe engel bir rahatsızlığı ya da sakatlığının bulunup bulunmadığının tespiti için sevk edildiği askeri hastane sağlık kurulunca davacının gözlerindeki diskoromotapsi rahatsızlığı tespit edilmeden Uzman Jandarma Olur raporu verilmiş, bu rapor üzerine askeri öğrenciliğe kabul edilmiş 9 ay askeri öğrenci statüsünde kalmıştır. Öğretim yılının sonuna doğru komando olup olamayacağının tespiti için yeniden bir askeri hastaneye sevk edilmiş, anılan hastanece gözlerindeki rahatsızlığın tespit edilip askeri öğrenci olamayacağına dair rapor tanzimi üzerine okulla ilişiği kesilmiştir.
Bu durum muvacehesinde, ortada, askeri sağlık hizmetinin iyi ve zamanında işlememesinden kaynaklanan hizmet kusurunun mevcut olduğu açıktır. Gerçekten okula alınmadan önce sevk edildiği askeri hastanede, muayenesi sırasında gerekli dikkat ve ihtimam gösterilmiş olsaydı, davacının askeri öğrenciliğe engel rahatsızlığı daha başlangıçta tespit edilerek ve okula alınmayacaktı, davacı da Uzman Jandarma olma ümidiyle üniforma giyip 9 ay öğrenim görmeyecekti. Bu durum davalı idarenin hizmet kusurunun varlığını göstermektedir.
Öte yandan, davacının ilk muayenesini yapan askeri hastane, davacının, rahatsızlığını belirlese ve davacı okula alınmasaydı sivil yaşamdan kapmayacak, asgari işçi ücreti üzerinden bir gelir elde edecekti. Okula alınıp çıkarılmakla okulda kaldığı süre kadar gelir elde etmekten mahrum kalmış, bu oranda maddi zarara uğramışta. Keza okula alındığı çevresi tarafından öğrenilen davacının okuldan çıkarılmasından dolayı çevresine karşı mahcup olmadığı, okuldan çıkarılmak ve amaçladığı uzman jandarma olma hedefine ulaşamamakla üzülmediği, şahsiyet haklarının zedelenmediği ve böylece manevi zarara uğramadığı söylenemez.
İşte bu nedenlerle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, Anayasanın 125/son maddesinde idari eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür hükmü gereğince davacının uğradığı zararların davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının okulda kaldığı 9 aylık süre içinde o tarihlerde yürürlükte bulunan Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 30.7.1991 tarih ve 20945 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 26.7.1991 tarih 1991/1 sayılı kararı gereğince her ay 801.000. TL. gelir elde edeceği kabul edilmiş, ancak okulda kaldığı süre içinde Devletçe kendisine sağlanan yeme, barınma, giyim, harçlık gibi yararlara, davacı askeri öğrenci olmasaydı dahi kazancından para ayıracağı nazara alınarak ara kararı ile davacıya sağlanan bu yararların toplamı sorulmuştur.
Davalı idarenin bir birimi olan Emirdağ Uzman Jandarma Okul K. lığınca, davacıya okulda kaldığı süre içinde yapılan yiyecek, giyim, kuşam, öğrenci harçlıkları, barınma ve ilaç giderleri yanında atış masrafları da bildirilmiş ise de; Kurulumuzca bildirilmesi istenen masraflar davacının askeri öğrenci olmasaydı kendi yaşamını sürdürebilmek için yapmak durumunda kalacağı zorunlu masraflardır. Atış masrafı davacının askeri öğrenci olmasaydı yapmak zorunda kalmayacağı bir masraf olup bu masraf davacının kusuru olmaksızın askeri öğrenciliğe alınması sebebiyle yapılmış bir masraftır. Bu nedenle ayrıldığı okuldan bildirilen masraf miktarından altmış giderleri düşüldükten sonra kalan miktar 5.204.000. TL. nın davacıya yapılan masraf olduğu kabul edilmiş 9 ayda elde edeceği 7.200.000. TL. gelirden bu masraflar düşüldükten sonra davacının 1.906.000. TL. maddi zarara uğradığı sonucuna ulaşılarak kendisine bu miktarda maddi tazminat verilmesine hükmedilmiştir.
Keza davacının olay sebebiyle duyduğu üzüntüyü kısmen de olsa karşılayabilmek için 3.000.000. TL. manevi tazminat verilmesi uygun görülmüştür.
Davacı vekili, davacının açtığı iptal davasının lehine sonuçlanacağı umuduyla geçirdiği 16 aylık süre içinde de maddi zarara uğradığını iddia etmekte ise de; davacının bu süre içinde çalışmasına ve gelir elde etmesine yasal bir engelin bulunmadığı nazara alınarak bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Öte yandan davacı vekili hükmedilecek tazminatlara işlem tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini istemiş ise de; tam yargı davasını iptal davası ile birlikte açması mümkün iken önce iptal davası ağıp davanın reddinden sonra tam yargı davasını açmış bulunması karşısında istem yerinde görülmemiş hükmedilen maddi tazminata dava tarihinden, Mahkememizin yerleşik içtihatları gereğince manevi tazminatın takdirinde paranın karar tarihindeki alım gücü esas alındığından karar tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıya 1.998.000. TL. (BİRMİLYONDOKUZYÜZDOKSANALTIBİN TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, FAZLAYA İLİŞKİN İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Hükmedilen maddi tazminata dava tarihi olan 11 OCAK 1994 tarihinden itibaren % 30 (YÜZDE OTUZ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
3. Davacıya takdiren 3.000.000. TL. (ÜÇMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, FAZLAYA İLİŞKİN İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminata karar tarihinden itibaren 5 NİSAN 1995 ödeme tarihine kadar % 30 (YÜZDE OTUZ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESINE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy