(211 S. K. m. 34, 80)
Davacı 3 Ekim 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçemde özetle; J. Gn. K.lığı teşkilatında sivil memur olarak 23 yıl görev yaptığını, 20.3.1995 günü kendi isteği ile emekliye ayrıldığını, emekli olduktan sonra, emekli sivil memur olarak daimi kimlik karta verilmesi için idareye müracaat ettiğini, ancak bir cevap alamadığını, kimlik kartı olmadığı için J. Gn. K.lığına bağlı sosyal tesislerden yararlanamadığını, oysa rütbe personelin emekli olduktan sonra kendilerine ve yakınlarına daimi kimlik kartı verildiğini, sivil memur olarak senelerce rütbeli personel ile birlikte aynı görevleri paylaşmalarına rağmen emekli olduktan sonra bütün sosyal halklardan soyutlandıklarını, böylece büyük bir haksızlığa uğradıklarını, bu uygulamanın Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı düştüğünü, TSK. Kimlik Kartı Yönetmeliğinin çıktığı tarihlerde sivil memur kadrosu bulunmadığı için, dolayısıyla sivil memur olmadığından bu yönetmelikte kimlik kartı yer almadığını, şimdi ise durumun değiştiğini ve sivil memur kadrolarının çoğaldığını yönergede değişiklik yapılması gerektiğini, İştikal mahkemesi olan AYİM'in yönergedeki boşluğu doldurması gerektiğini, hukuka aykırı olan işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dava J. Gn. K.lığında sivil memur olarak görev yaptıktan sonra kendi isteği ile emekliye ayrılan davacıya emekli rütbeli şahıslar gibi daimi kimlik kartı verilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Kimlik kartları ile ilgili hususlar 211 Sayılı TSK. iç Hizmet Kanununun 34/e ve iç Hizmet Yönetmeliğinin 80/b maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerinde emekli TSK. leri mensuplarına kimlik kartı verileceğine dair bir hüküm bulunmadığı sadece Silahlı Kuvvetler mensuplarına verilecek kimlik kartlarının veriliş biçimi ve koşullarının yönerge ile tespit edileceğinin belirtildiği, MSB. lığınca çıkardan TSK. leri Kimlik Kartı Yönergesinde ise TSK. mensuplarına ve ailelerine ilaveten kapsamı genişletilerek emekli subay, astsubay, uzman jandarma çavuş ve uzman erbaşlarla bunların ailelerine de kimlik kartı verilmesinin kabul edildiği kanun ve yönetmelikte bu konuyu düzenleyen açık bir hüküm bulunmamasına rağmen idare takdir hakkını kullanarak emekli personelin lehine bir uygulama getirdiği, emekli subay ve astsubaylar ile bakmakla yükümlü oldukları aile bireylerine emekli kimlik kartı verilmesi esaslarının mezkur yönerge ile düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Ne TSK. İç Hizmet Kanununda ne 657 Sayılı Devlet memurları Kanununda ne de diğer kanunlarda Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurlara kimlik kartı verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle bu konuda idarenin takdir yetkisi olduğu kuşkusuzdur, idare bu takdir yetkisini Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinde belirginleştirmiştir. Anılan yönergede görevli sivil memurlara kimlik kartı verileceği belirtilmesine rağmen bunların emeklileri için bir imkan tanınmamıştır. Subay, Astsubay, Uzman Jandarma ve Uzman Erbaşlara emekli kimlik kartı verilmesine rağmen sivil memur emeklilerine verilmemesinin kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi aynı durumda olanlara farklı uygulama yapılmamasını öngören Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırılığı söz konusu değildir.
TSK. görevli iken emekliye ayrılan sivil memurlarda emekli rütbeli şahıslar gibi daimi kimlik kartı verilmesi için mezkur Yönetmelikte değişiklik yapmak yetkisini tamamen idarenin takdirine mevdu bir keyfiyettir, idari yargı yetkisi, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. Bu nedenle davacının yönergede değişiklik yapılmasına karar verilmesi yolundaki iddiasına itibar olunmamış, işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla; Davacının emekli memur daima kimlik kartı verilmemesine ilişkin işlemin iptaline yönelik yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy