(5434 S. K. m. 121) (2709 S. K. m. 10, 128) (357 S. K. m. 15, Geç. m. 6)
Davacı, 14 Aralık 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Nisan 1974 tarihinde emekliye ayrıldığını, 1. derecenin 4.kademesi üzerinden emekli aylığı aldığını, daha sonra K.K.K.na yapılan işlemle 1. sınıfa ayrılma tarihinin 30.08.1970'e götürülmesi nedeniyle 3 yıl 7 ay olan statüsü nedeniyle 3500 gösterge üzerinden Yüksek Hakimlik Tazminatı almakta iken 09.09.1995 tarihinde kendisine ulaşan T.C.Emekli Sandığının yazsından Yüksek Hakimlik Tazminatının fazla ödendiğinden bahisle adına 178.069.000. TL. borç çıkarıldığını öğrendiğini, itiraz ettiğini, ancak inandırıcı bir cevap verilmediğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu, yargı kararı olmadan maaşından kesinti yapılmasının eşitlik ilkesine de aykırı olacağını belirterek öncelikle yürütmenin durdurulmasını, maaşından kesinti yapılması yönünde tesis edilen işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, davalı idarenin ilk savunması alındıktan, işleme mesnet belge ve bilgilerin incelenmesinden sonra AYİM. İkinci Dairesinin 06.03.1996 tarih ve E. 1995/1085 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Her ne kadar davalı idare görev yönünden itirazda bulunmuş ise de, bu husustaki itirazını yasal süre geçtikten sonra yaptığı ve Mahkememizin bu davada görevli olduğunu kabulü ile itiraz konusunda bir karar verilmeksizin davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlığın konusu, ilk olarak yargı kararı olmaksızın 5434 Sayılı Kanunun 121. maddesi uyarınca ödenen aylıktan kurumca kesinti yapılıp yapılamayacağı, ikinci olarak ise yapılan kesinti miktarının doğru olup olmadığı hususlarıdır.
5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 121. maddesi aynen Her ne surette olursa olsun istihkaklarda fazla yapılan ödemeler, ilgililerin, varsa sonraki her çeşit istihkaklarından hüküm alınmaksızın kesilmek suretiyle geri alınır. Ancak ilgili Sandıkça yapılan bu muamelenin yersizliği hakkında Danıştay'da dava açabilir.
Herhangi bir nedenle Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla ve yersiz olarak yapılan ödemelerin bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarları tahsil edilir. Tahsilin ne şekilde yapılacağı yönetmelikte düzenlenir. hükmünü amirdir.
Kamu görevlilerinin aylık ödemeleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği (Anayasa Mad. 128/2) aynı zamanda özlük haklarında yapılacak kesintilerin kanuniliği prensibini de beraberinde getirmiştir. Bu kamu görevlisi güvencenin bir gereğidir. Kamu görevlilerinin aylık ve diğer özlük haklarından kanunlarda özel hüküm bulunan haller ile kesinleşmiş yargı kararı bulunan hallerde kesinti yapılabilir.
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 121. maddesinde böyle özel hüküm bulunduğundan şayet davacıya fazla bir ödeme yapılmış ise aylığından kesilebileceği açıktır. Anılan maddenin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Zira Anayasanın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi herkesin her yönüyle eşit olması anlamında değildir. Aynı durumda olanların farklı muamelelere tutulmaması anlamın taşımaktadır. 5434 sayılı Kanunun 121. maddesi bütün emeklileri kapsamakta ve hepsine aynı şekilde uygulanmaktadır. Davacının bu yöndeki iddialarına Kurulumuzca itibar edilmemiştir.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgiler incelendiğinde, 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 3582 sayılı Kanunla değişik 15. maddesi ve geçici 6. maddeleri uyarınca Nisan 1974 tarihinde emekli olan davacının 1. sınıf Hakimliği'nin başlangıcının 30.09.11970 tarihine götürüldüğü, 1. sınıf Hakimlikte geçen 3 yıl 7 ay bir sürenin bulunduğu, davacıya yapılan emekli maaşı ödemesinde ki hatanın hakimlik tazminatına (1.Sınıf) uygulanacak gösterge rakamının sehven yüksek uygulanarak hesaplama yapılmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacının emekli maaşı hesaplanırken, 1. sınıfta 6. yılını tamamlamış ve Askeri Yüksek Yargı Organları Üyeliklerine seçilme niteliklerini kaybetmemiş olduğu düşünülerek ek gösterge ve hakimlik tazminatı göstergeleri davalı idarece yüksek uygulanmıştır.
Davacıya 27 yıl 2 ay hizmeti dikkate alınarak 2. derece 1. kademe üzerinden emekli aylığı bağlanmıştır. Bu nedenle hatalı ödemelerin yapıldığı tarihlerde davacıya uygulanması gereken ek gösterge miktarları sırasıyla 3100, 3600, 4100, 4800'dir. Ayrıca 418 sayılı KHK'ye ekli ek gösterge cetvellerinin Askeri hakim ve Savcılar bölümünün 3. sırasında 1. derece aylığı almış 1. sınıfa geçirilmiş ve durumlarını muhafaza edenlerden olan davacıya sırasıyla 1500 ve 3500 yüksek hakimlik ve ek göstergeleri uygulanması gerekirken Askeri Hakim ve Savcılar bölümünün 1. sırasında Askeri Hakim ve Subaylıktan 1. sınıfa geçirildikten sonra bu sınıfta 6 yılını tamamlamış ve Askeri Yüksek İdari Yargı Organları Üyeliklerine seçilme niteliklerini kaybetmiş olanlara uygulanan 5000, 5800, 6600'e 7600 ek gösterge rakamları ile 2500 ve 5000 yüksek hakimlik tazminatı ek göstergeleri uygulanması sonucunda davacıya 128.069.006. TL. nin 01.08.1992 - 30.09.1995 tarihleri arasında fazla olarak ödendiği anlaşılmıştır. Davalı idarenin 5434 sayılı Kanunun 121. maddesi uyarınca yapılan bu fazla ödemenin geri alınması işleminin hukuka uyarlı olduğunun kabulü gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy