(2709 S. K. m. 138) (926 S. K. m. 107) (1111 S. K. m. 81) (5434 S. K. m. 105)
Davacının 10.2.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 30.8.1964-22.4.1994 tarihleri arasında fiil 30 yıl astsubay olarak Silahlı Kuvvetlerde görev yaptıktan sonra kendi isteği ile emekliye ayrıldığını, 1946 olan doğum tarihi Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.6.1984 tarih 1984/29 Esas 1984/60 sayılı kararı ile 15.3.1940 olarak tashih edildiği halde, kendisine gönderilen sefer görev emrinde 1946 tarihinin esas alındığını, bunun düzeltilmesi için Perşembe Askerlik Şubesi Başkanlığına yaptığı başvurunun reddedildiğini, 15 Mart 1940 doğum tarihine göre 2000 yılında çağ dışına çıkması gerektiği halde doğum tarihinin zamanında kayıtlara geçirilmemiş olması sebebiyle 2006 yılında çağ dışına çıkabileceğini, isteğinin reddine gerekçe olarak alınan 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 81 nci maddesinin sadece er ve erbaşları kapsadığını, subay ve astsubaylarla ilgili bir açıklama bulunmadığını iddia ederek sefer görev emrinde yaş tashihinin dikkate alınmaması ve yedeklik işlemleri yönünden 1946 doğumlularla birlikte değerlendirilmesi işleminin iptalini istemiştir.
Dava dosyasının tetkikinden, davacının 30.8.1964 tarihinde astsubay nasbedildiği 30 yıl bilfiil hizmet ettikten sonra 22.4.1994 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edildiği, emekli olduktan sonra yerli As. Şb. olan Perşembe As. Şb. Bşk. lığınca gönderilen sefer görev emrinde 1946 doğumlu olarak gösterilmesi nedeniyle bir dilekçe ile adı geçen As. Şb. Bşk. lığına başvurarak, Malazgirt Asliye Huk. Mah. nin 11.6.1984 tarih ve 1984/2960 Esas ve Karar sayılı kararı ile evvelce nüfusta 1946 olan yağının 15.3.1940 olarak tashih edildiğini, dolayısıyla da kendisinin bu yaş esas alınarak yedeklik muamelesine tabi tutulması gerektiğini belirterek, bu yaş tashihi dikkate alınmak suretiyle işlem görmesi talebinde bulunduğu, Perşembe As. Şb. Bşk. lığının 12.1.1995 tarihli olumsuz cevabı üzerine de, sefer görev emrinde yaş tashihinin dikkate alınmaması ve yedeklik işlemleri yönünden 1940 yerine 1948 doğumlularla birlikte değerlendirmeye tabi tutulması işleminin iptali için süresinde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
926 Sayılı Kanunun İstifa Eden Veya Emekli Olan Astsubayların Durumları başlıklı 107 nci maddesinde ... istifa eden veya emekliye ayrılan veyahut yetersizlik nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemine tabi tutulan astsubaylar, rütbeleriyle yedek astsubaylığa geçirilirler. Bunların yedeklik çağları rütbelerine bakılmaksızın 55 yaşını bitirinceye kadar devam eder. Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan astsubaylar muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamazlar. Barışta manevra ve tatbikat amacıyla olağanüstü hallerde lüzum ve ihtiyaca göre yeteri kadarının hizmete çağrılması, sair yedeklik işlem ve durumları ile meslekten çıkarılmaları yedek subay kanunu hükümlerine göre yürütülür denilmektedir.
Davacıda istekle emekli bir astsubay konumunda bulunduğundan, söz konusu yasa hükmü gereğince yedek astsubay statüsünde olup, kendisine 1078 Sayılı Kanunun bu konudaki hükümlerinin tatbik edileceği kuşkusuzdur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 1984 yılında Mahkeme kararı ile yaptırdığı yaş tashihinin yedeklikle ilgili işlemlerin de nazara alınıp alınmayacağı konusundadır. Eğer davacının iddiası gibi doğum tarihi olarak tashihten sonraki 15.3.1940 tarihi esas alınacak olursa, davacı 15.3.1995 tarihinde 55 yaşını dolduracağından yedek astsubay statüsünden çıkartılması gerekecektir. Davacının tashih öncesi doğum tarihi olan 1946 yılının esas alınması yoluna gidildiğinde ise, davacı bu doğum tarihine göre ancak 2001 yılında 55 yaşını ikmal edeceğinden, 926 Sayılı Kanunun 107 nci maddesine göre yedek astsubay statüsünde kalmaya devam edecek ve bunun tabi sonucu olarak da her yıl düzenli olarak yedeklik yoklamalarını yaptırmalı, çağrıldığında yedek personel manevra ve tatbikatlarına iştirak etmekle yükümlü olacaktır.
1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun hiçbir maddesinde, yedek subay (yada astsubay) statüsüne girmeden önce yapılan yaş tashihlerinin dikkate alınmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Davalı idare savunmasında değinilen 5434 Sayılı Kanunun 105 nci maddesindeki yaş tashihine ilişkin hüküm ise, yalnızca T.C. Emekli Sandığı iştirakçileri açısından önem taşıyan bir madde olup, emekli statüsüne geçen kişilerin daha sonraki duruşları yönünden hiçbir bağlayıcılığı mevcut değildir. Bunun doğal sonucu olarak da, 545 Sayılı Kanunun 105 nci maddesindeki hükmün, istekle emekli olmuş bulunan davacının 1076 Sayılı Kanunun öngördüğü yedeklik statüsü yönünden herhangi bir etkisi olamaz.
Öte yandan, Anayasanın 138 nci maddesinin 3 ncü fıkrası, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarını ve bunların mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştirip yerine getirilmesini geciktiremeyeceklerini açıkça hüküm altına alındığından, 926 Sayılı Kanunun 107 nci maddesinin atfıyla 1076 Sayılı Kanun kapsamına göre, muvazzaf statüde iken yaş tashihi yaptıran davacının bu durumunu belirleyen mahkeme ilamı da, davalı idarece mutlaka dikkate alınmak ve gereğine göre işlem yapılmak zorunluluğundadır. Hal böyle olunca da, 1076 Sayılı Kanunda yedeklik statüsü yönünden yaş tashihinin etkisine ilişkin herhangi bir yasal düzenlemenin yokluğu karşısında, mahkeme kararının esas alınarak, davacının 15.3.1940 doğumlu olarak işleme tabi tutulması ve yedeklik işlemlerinin bu tarih esas alınarak yapılması zorunlu ve gereklidir.
Öte yandan, 1111 Sayılı Askerlik Kanunun 81 nci maddesinde, askerlik çağına girdikten sonra yaşlarını değiştirenlerin yaşlarında yapılan değişikliğin askerliklerine tesirinin olmayacağı hükme bağlanmış ise de; bu hüküm 1111 Sayılı Kanuna tabi yükümlülerle ilgili bir hükümdür. 30 yıl astsubay olarak hizmet ettikten sonra 1076 Sayılı Kanuna tabi yedek astsubay statüsüne geçirilen davacıya bu hüküm uygulanması mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, davacının sefer görev emrinde yaş tashihinin nazara alınmaması ve yedeklik işlemleri yönünden 1946 doğumlularla birlikte değerlendirmeye tabi tutulmaması işlemi sebep unsuru bakımından hukuka aykırı bulunduğundan İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy