(2709 S. K. m. 125) (2330 S. K. m. 6)
Davacılar vekilinin 8 Aralık 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; Müteveffa Er ..................'un askerlik görevini yaptığı sırada Tatvan'da PKK. teröristlerle silahlı müsademeye girdiği esnada şehit düştüğünü, davacıların olaydan çok büyük üzüntü duyduklarını, davacı anne, baba için ayrı ayrı 100.000.000'ar TL. davacı kardeşler için ayrı ayrı 70.000.000'ar TL. manevi tazminatın ölüm tarihi olan 10.10.1993 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki olay tutanağı ile bilgi ve belgelerden; 10. P. Tuğ. 1. P. Tb. K. lığının 10 Ekim 1993 tarihinde Bitlis İli Merkez İlçe Büyük yazı mevkiinde operasyon görevi esnasında, karayolunda meydana gelen heyelan nedeniyle P. Er ..................'un içinde bulunduğu aracın tekerinin boşluğa düşmesi ve aracın dereye uçması sonucu şehit olduğu anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdari eylemlerden dolayı idarenin tazminle sorumluluğu için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması yeterlidir. Nedensellik bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Yukarıda izah edilen olayın ceryan tarzına göre zararın illetinin hizmetin içinden geldiği, meydana gelen zararla eylem arasındaki nedensellik bağının kesilmediği anlaşılmakla davacıların zararının kusursuz sorumluluk kuram, ve ilkeleri gereğince davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı anne ve babaya 11 Şubat 1994 tarihinde ayrı ayrı 124.325.000 ar TL. Nakdi Tazminat Kanununun 6 ncı maddesi gereğince ödenen bu nakdi tazminat Nakdi Tazminatı alanların maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu her türlü şüpheden varestedir.
Davacı anne ve baba sadece manevi tazminat istemiş iseler de; Nakdi Tazminat aldıkları için, aldıkları bu nakdi tazminatın ne kadarının maddi zararlarını karşıladığı ve ne kadarının manevi zararlarının karşılığı olarak kaldığını tespit edebilmek maksadıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunlu olduğundan, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen 6 Aralık 1995 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, tatbikat yapılmıştır.
Dairemizce resen seçilen bilirkişinin 8 Aralık 1995 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden; davacı babanın 39.342.488.TL. maddi zararına karşılık 207.104.729. TL. Nakdi tazminat yararı sağladığı, sağlanan bu nakdi tazminat yararından davacı babanın maddi zararı düşüldüğünde, manevi zararlarının karşılığı olarak 167.762.241.TL. Nakdi tazminat yararının kaldığı, manevi zararının karşılığı olarak kalan bu nakdi tazminat yararı emsal olaylarda mahkememizce takdir edilen manevi tazminat miktarından fazla olduğundan, davacı babanın manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Yine bilirkişi raporundan, davacı annenin 123.398.608. TL. maddi zararına karşılık 207.104.729. TL. Nakdi Tazminat yararı sağladığı, sağlanan bu nakdi tazminat yararından, davacı annenin maddi zararı düşüldüğünde, manevi zararının karşılığı olarak 88.706.121. TL. nakdi tazminat yararının kaldığı, manevi zararının karşılığı olarak kalan bu nakdi tazminat yararı emsal olaylarda mahkememizce takdir edilen manevi tazminat miktarından fazla olduğundan davacı annenin de manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Diğer davacı kardeşlere, olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacılar vekili manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de, Kurulumuzca davacıların bu ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını karşılamak amacıyla takdir edilen manevi tazminat miktarı kararını karar sırasındaki alım gücü esas alınarak tesbit edildiğinden davacılar vekilinin olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talebinin reddi cihetine gidilmiş, ancak takdir edilen manevi tazminat miktarlarına karar tarihi olan 13 Mart 1996 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve sağlanan Nakdi Tazminat yararı dikkate alınarak davacı anne .................. ile davacı baba ..................'un MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. Takdiren davacı kardeşler .................., .................., S.................., .................. ve ..................'a ayrı ayrı 22.000.000.TL. (YİRMİİKİŞERMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi yolundaki taleplerin REDDİNE, ancak karar tarihi olan 13 Mart 1996 tarifemden ödeme tarihine kadar % 30 (YÜZDE OTUZ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy