(2955 S. K. m. 20) (1602 S. K. m. 20, 21) (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliği m. 35)
İstanbul GATA Haydarpaşa Gastroenteroloji Servisi kadrosunda yardımcı doçent olarak görevli iken davacının 1995 yılı Nisan ayında o yıl yapılacak doçentlik sınavına girişine izin verilmesi dileğiyle davalı idareye başvurduğu, 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 20, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin 35 nci maddesi uyarınca durumunun Genelkurmay Personel Başkanı başkanlığında, Genel kurmay istihbarata Karşı Koyma Daire Başkanı, Genelkurmay Eğitim Daire Başkanı, Genelkurmay Adli Müşaviri ve Kara Kuvvetleri Personel Başkanından oluşan bir kurulda, özlük dosyası incelenerek, askerlik yaşamındaki başarısı, disiplini, tutum ve davranışları yönünden değerlen dirildiği, komisyonun doçentlik sınavlarına katılmasını uygun bulmaması üzerine davacının doçentlik sınavlarına girmesine izin verilmeme yolun da işlem tesis edildiği, davacının işlemin iptali istemiyle işbu iptal davasını açtığı bu arada Yüksek öğretim Kurulu Başkanlığına başvurarak doçentlik sınavlarına girdiği ve başarılı olması üzerine Üniversitelerarası Kurul Başkanlığınca kendisine 30 Ekini 1995 tarihinde iç Hastalıkları Ana Bilim Dalında Üniversite doçentlik unvan ve yetkisi verildiğine ilişkin doçentlik belgesi verildiği, dava dosyasında mevcut belgeler, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 7 Şubat 1996 gün ve E. 1995/306 sayılı kararı üzerine Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının 20 Mart 1996 gün ve B.31.0.ÜAK. 01/425 sayılı yazıları ve yazı ekinde gönderilen davacı adına düzenlenmiş Doçentlik Belgesi gibi delillerden anlaşılmıştır.
Davanın konusu, doçentlik sınavına girişine izin verilmemesine ilişkin işlemin iptali isteminden ibarettir. Davacı açtığı iptal davası sonunda verilecek kararla, doçentlik sınavlarına katılımını engelleyen işlemin iptalini sağlatarak, doçentlik sınavlarına girmeyi ve doçentlik unvan ve yetkisini almayı amaçlamaktadır. Hukuki yararı doçentlik sınavlarına girmek ve doçent olmaktır. Davacı bu amaç ve arzuladığı sonuca, davanın henüz derdest bulunduğu aşamada, Yüksek Öğretim Kurulu Baş kanlığına yaptığı başvuru ile sınavlara girerek başarılı olması üzerine kendisine doçentlik unvan ve yetkisini veren doçentlik belgesini almakla ulaşmış bulunmaktadır. Davanın sonucunu beklemeden, dava yoluyla sağlamak istediği yararı elde etmiş bulunmaktadır. Bundan böyle dava yoluyla sağlayacağı bir yararı menfaati kalmamıştır.
1602 Sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesinde aynı Kanunun 20 nci maddesinde belirtilen kişilerin ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle, menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği hükme bağlanmıştır.
İptal davası açısından davacıda bulunması gereken ve iptal dava sına özgü olan koşul menfaat koşuludur, iptali istenen işlemin davacının hukuken korunmaya layık, aktüel bir menfaatini ihlal etmiş olması ve işlemin iptalinde davacının yararının bulunması ve güncel, hukuken korumaya gerekli menfaatinin ve yararının davanın bir kararla sonuçlandığı aşamaya dek devam etmesi zorunludur.
1602 Sayılı Kanunun 21 nci maddesinde de anlaşılacağı üzere, yönetsel kararlara karşı, herkes yargı yoluna gidemez. Ancak, bu karardan doğrudan doğruya menfaati haleldar olanlar dava açabilirler. Uygulama ve öğretide, menfaatin davanın açıldığı zaman var olması yeterli değildir, Bu menfaatin dava süresince devam etmesi, başka bir deyişle davanın karara bağlandığı anda davar olması gerektiği görüşü benimsenmektedir. Davacının almış olduğu Doçentlik Belgesi karşısında dava açmaktaki yararının artık kalmadığı aşikardır. O nedenle davanın menfaat koşulu kalmadığından davanın reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının menfaat ilişkisi kalmayan davanın ehliyet yönünden reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy