(818 S. K. m. 41, 43, 47, 49) (2330 S. K. m. 6)
Davacılar vekilinin 02 Eylül 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 18 Kasım 1994 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; davacı J.Astsb. Çvş. ................'ın mayın araması sırasında bir mayının patlaması sonucu yaralanarak iki gözünün kör olduğunu bir ayağının kesildiğini fikren ve bedenen çalışmayacak şekilde sakat kaldığını hayatı boyunca bir bakıcının bakımına muhtaç bulunduğunu, ödenen nakdi tazminat ve bağlanan aylıklarla davacının maddi ve manevi zararlarının karşılanamayacağını, davacının bu sakatlık durumundan dolayı gerek kendisinin ve gerekse anne baba ve kardeşinin büyük üzüntü ve acı duyduklarını, bu nedenlerle davacı ................ için mahrum kalınan gelir kaybı nedeniyle 625.000.000. TL. maddi, bakım ve hizmet gideri için 700.000.000. TL. maddi, ileride muhtemel tedavi giderleri için 100.000.000. TL. maddi, tedavi sırasında gidiş geliş yol masrafı, bakıcı ve diğer zorunlu masraflar için 100.000.000. TL. maddi ve acı ve ızdırabını gidermek için 250.000.000. TL. manevi diğer davacı anne baba için 100.000.000.'ar TL. manevi kardeş için 25.000.000. TL manevi tazminat hükmedilmesini, maddi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden davacı J.Astsb. Çvş. ................'ın Siirt 1 nci Jandarma Komando Tb. K. lığı emrinde görevli iken 28 Ocak 1994 tarihinde mayın araması sırasında mayın arama cihazının tesbit edemediği mayına basması sonucu yaralandığı yapılan tedavileri sonunda GATA Sağlık Kurulunun 17 Mayıs 1994 gün ve 3054 sayılı raporu ve 30 Mart 1995 gün ve 121 sayılı Ek raporu ile iki gözünün kör olması nedeniyle iki adet göz protezi takmasının uygun olduğu ve sol diz altından ayağının kesilmesi nedeniyle devamlı bakıma muhtaç kaldığının bildirildiği görülmüştür.
İdarenin, eylemlerinden dolayı tazminle sorumlu tutulabilmesi için, bir zararın bulunması, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Nedensellik bağının kesilmiş sayılması içinde, zararın tümüyle idare tüzel kişiliğine ve hizmete yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Yukarıda izah edilen olayın meydana gelmesinde idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamaktadır. Yine dava dosyasındaki bilgilerden davacı ................'ın da olayda bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ancak, olayın bir kamu hizmeti sırasında meydana geldiği göz önüne alındığında, hizmetle doğrudan doğruya ilgili olduğu, hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerek öğretide ve gerekse yargı kararlarında kabul edildiği üzere, özellikle Silahlı Kuvvetler tarafından yerine getirilen bazı hizmetlerle, hizmetin ifasında kullanılan uçak, helikopter, silah, top, bomba, mayın gibi araç ve gereçler yapıları gereği hem ilgililer hem de üçüncü kişiler için tehlike arz ederler. Bunların taşıdığı tehlikelerin ne zaman ortaya çıkacağını tahmin edip önceden tedbir alarak önlemek mümkün olamaz, işte bu gibi tehlike taşıyan hizmetlerle araç ve gereçlerden sağlanan yararlar nasıl ki bunların sahibine ait oluyor ise, doğan zararlarda onların sahibine ait olmalıdır, şeklinde de ifa edebilecek olan risk ilkesinin bir gereği olarak davacıların uğradığı zararların hizmetin sahibi idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş kararlarıyla T.C. Emekli Sandığınca olay sebebiyle bağlanan maluliyet aylığı ve ödenen tütün ikramiyeleri davacıların teshil edilen maddi zararlarından düşüldüğünden, maddi tazminat isteyen davacı ................'a aylık bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 31 Ekim 1995 gün ve 70.228.012 sayılı yazılarında davacı ................'a Genel Müdürlüğün 25 Ağustos 1995 tarih ve 89978 sayılı işlemi ile 15 Haziran 1995 tarihinden itibaren 13.397.000.TL 1. derece Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malûllüğü aylığı bağlandığı, 56.892.000. TL. emekli ikramiyesi ödendiği, 1995 yılı 6,5 aylık tütün ikramiyesinin 1996 yılı ilk üç ayında ödeneceği, görevi dışında bir sebepten sakat kalmış olması halinde 6 yıl 11 ay 8 günlük hizmetine karşılık hizmeti 10 yıldan az olduğu için adi malûl aylığı bağlanmasının mümkün olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı ................'a 2330 sayılı Kanun gereğince 10 Temmuz 1995 tarihinde 1.146.700.000. TL. Nakdi Tazminat ödenmiştir. 2330 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince ödenen bu nakdi tazminat, nakdi tazminatı alanın maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu her türlü şüpheden varestedir.
Davacı ................'ın 1/4 bakıcı ücretide dahil maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişinin tanzim edip Mahkememize ibraz ettiği 05 Eylül 1996 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden davacı ................'ın bakıcı ücretine dahil maddi tazminat hak edişinin 4.373.020.283. TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idarece 65 yaşına kadar zarar hesabı yapılması gerekirken 66 yaşına kadar yapılması, OYAK ve tasarrufu teşvik ödemelerinin yarar hanesinde yer alması gerektiği, 3713 sayılı kanunla davacıya sağlanan birtakım yararların yarar hanesinde yer almadığı hususlarında itirazda bulunulmuş ise de, davacının yaş sonu PMF tablosundan tesbit edildiği ve bu yaş sonunun tabloya göre doğru bulunduğu, OYAK ve tasarrufu teşvik ödemelerinin davacının görevden ayrılmasından sonra mahrum kaldığı gelirler olarak hesaplandığından yarar hanesinde yer almasının mantıken mümkün olmadığı, davacı ................'ın 3713 sayılı Kanunun kira yardımından faydalanmayacağı dikkate alınarak hesap yaptırıldığı, bu kanundan dolayı diğer yararlarından faydalanıp faydalanamayacağı, faydalanması halinde ne miktarda faydalanacağı belli olmadığından bilirkişi hesabında dikkate alınmaması yolundaki Mahkememizin yerleşmiş kararları gereğince davalı idarenin itirazlarına itibar edilmemiştir.
Bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına ve Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış ancak davacı ................'ın istemi ile bağlı kalınmıştır.
Davacı ................'ın 625.000.000. TL gelir kaybı ile 700.000.000. TL. olarak istediği bakıcı ücretinin toplamı olan 1.325.000.000. TL. toplam maddi tazminat istemi kabul edilerek ve bu istemine bağlı kalınarak maddi tazminata hükmedilmiştir.
Davacının ileride muhtemel tedavi giderleri ve gidiş geliş yol masrafı ve sair masraflarının belgelenememesi ve ileriye matuf muhtemel masraflar oluşu ve davacının ilerideki tedavilerinin de devletçe ücretsiz yapılacağı dikkate alınarak, bu yoldaki toplam 200.000.000. TL. maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Ayrıca davacının anne baba ve kardeşi için kendisinin sakat kalması nedeniyle istenen manevi tazminat talepleri de Borçlar Kanununun 47 nci maddesine göre manevi tazminat isteme cismani zarara rüçar olan kimseye ya da ölümü halinde ailesine düşmekte olduğundan sakat kalan davacı ................ anne baba ve kardeşi için istenen manevi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmiştir.
Davacı ................'ın olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyunca duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla davacıya uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı ................'a 1.325.000.000. TL. (Birmilyarüçyüzyirmibeşmilyon TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Muhtemel tedavi masrafları ile tedavi sırasında yaptığı ve yapacağı yol masrafı ve sair masraflarına ilişkin maddi tazminat istemlerinin REDDİNE,
3. Takdiren davacı ................'a 200.000.000. TL. (İkiyüzmilyon TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
4. Davacı anne Havva, davacı baba Erdoğan ve davacı kardeş Esin İnağ'ın MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
5. Hükmedilen maddi tazminat miktarına vazife malûllüğü aylığı bağlandığı 15 Haziran 1995 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (Yüzde otuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
6. Davacılar tarafından peşin yatırılan 18.102.000. TL. (Onsekizmilyonyüzikibin TL.) harcın istek halinde DAVACILARA İADESİNE,
7. Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YEROLMADIĞINA,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 1.175.000. TL. (Birmilyonyüzyetmişbeşbin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 3.000.000. TL. (Üçmilyon TL.) bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 400.000. (Dörtyüzbin TL.)sinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 2.600.000. TL. (İkimilyonaltıyüzbin TL.) sinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
10. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifeleri gereğince hesap edilen 27.825.000. TL. (Yirmiyedimilyonsekizyüzyirmibeşbin TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy