(926 S. K. m. 68) (5401 S. K. m. 3) (2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20)
Davacının vekili tarafından verilerek 23 Mayıs 1995 tarihinde kayda geçen dava ile idarenin savunması sonrasında verilen ikinci dilekçe ve duruşmada özetle; Tuzla Piyade Okulunda astsubay aday öğrencisi olan davacının 22 Mart 1995 gün ve PER.: 7200-4095/311 sayılı işlemi ile disiplinsizlik nedenine dayanılarak 24 Mart 1995 günü askeri öğrencilikten ve okuldan çıkartıldığını, davacının devre kayıplı, askeri öğrenci olduğunu, okulda devre kayıplı olmayan arkadaşları tarafından her gece dövüldüğünü, bu durumun zaman zaman komutanlarının bilgisine sunulduğunu, ancak komutanlarının olur böyle şeyler denilerek önlem alınmadığını ve hep geçiştirildiğini, davacının bu dövülme olayları yüzünden sık sık okuldan kısa süreli kaçma suçlarını işlemek zorunda kaldığını, bölükteki her olayın davacının üzerine atıldığını, davacının olayların asıl faillerini ele vermediğini, bir çok suçun üzerinde kaldığını, bu nedenle de en şiddetli şekilde cezalandırıldığını, disiplin puanından haksız düşmeler yapıldığını, disiplin puanı tamamen bitince Yedek bu haksızlığın devam ettirildiğini, sonuçta disiplin puanının tamamının kaybettirildiğini, verilen cezaları haketmediği ve haksız cezalar verildiği için işlemin hukuka aykırı tesis edildiğini, işlem tesis edilirken eşitlik ilkesinin gözardı tutulduğunu, şu anda 20 puanın altına düşmüş çok sayıda öğrenci bulunduğunu, istikballerini düşünerek bu öğrencilerin adlarını şimdilik açıklamadıklarını, ders anında bir Afganistan'lı öğrencinin konuşma şekline herkes gibi davacının da güldüğünü, ancak sadece davacının cezalandırıldığını, okuldan şehre çıkışta bir arkadaşının sivil elbisesini giymesi gerekçe gösterilerek sivil elbise bulundurmaktan ceza verildiğini, oysa sivil elbisenin bir arkadaşına ait olduğunu ve sivil elbiseyi davacının değil, elbisenin sahibi olan arkadaşının bulundurduğunu, disiplin mahkemesinde yargılanması aşamasında heyette astsubay üye olmaksızın davacıya işlediği iddia edilen disiplin kabahati suçundan ceza verildiğini, özetle sadece davacının disiplin notunun tamamının bitirilmesi için özel gayret sarfedildiğini, halen 1 nci bölükte 14 disiplin puanı kalan Mustafa Önder ile 2 nci bölükte sivil kaynaktan gelen ismi bilinmeyen ancak iki disiplin puanı kalan, daha bunlar gibi olan çok sayıdaki öğrencinin okulla ilişiklerinin devam ettirildiğini, oysa Yönetmeliğe göre disiplin notu yirminin altına düşenlerin okulla ilişiklerinin kesilmesi gerektiğini, bilirkişi marifeti ile hem davacının hem diğer arkadaşlarının disiplin puanlarının tespitini talep ettiklerini, ayrıca okul komutanlığının okul masraflarının davacıdan alınmasına ilişkin 27 Mart 1995 gün ve Per. 7200-12-96/184 sayılı işleminin hukuka aykırı olduğunu, davalı idarenin savunması ekinde gönderdiğini bildirdiği belgelerin taraflarına tebliğinden sonra cevaplandıracaklarını, davalı idarenin davacının okuldan kaçma eylemlerini önleyecek hiçbir önlem almadığını, davalı idarenin kaygı düzeyinin yüksek olduğu tespit edilmiştir şeklindeki savunmasının yerinde olmadığını, zira davacının askeri okula girerken sağlık kurulu muayenesinden geçirildiğini, hiç bir sağlık sorunu bulunmadığını, böyle bir durumu var ise bunu davalı idarenin görevlilerinin sağlayabileceğini, davacıyı çok korkutmuş olabileceklerini, şu duruma göre de malulen emekli etmeleri gerektiğini, kısa süreli kaçma suçu işlemeyi davacının alışkanlık haline getirmediğini, asıl kusurlu olanın olayları araştırmayan, nedenlerini bulmayan davalı idare olduğunu, disiplin notunun 30 ve 20 not sınırına düştüğünde Yönetmelik uyarınca velisi durumundaki babasının uyarılması gerektiğini, oysa böyle bir uyarı yapılmadığını, işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle yürütmenin durdurulması ile işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ikinci Dairesinin 21 Haziran 1996 gün ve E. 1995/453 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
İstanbul Tuzla Piyade Okulu Astsubay Sınıf Okulunun 1994-1905 eğitim öğretim yılında astsubay aday öğrencisi olan davacının, bu süreçte işlediği disiplin kabahatleri ve disiplin tecavüzü suçları nedeniyle yargılandığı Disiplin Mahkemesince, verilen disiplin cezası karşılığında, kendisine tanınan 40 disiplin notunun tamamını kaybederek, sevkedildiği Piyade Okul K.lığı Disiplin Kurulunun 27 Şubat 1985 gün ve 1995/1 sayılı kararıyla okuldan çıkarılmasına karar verildiği 24.3.1994 günü fiilen okulla ilişiğinin kesildiği, Tuzla Piyade Okulu Öğrenci ve Kurslar Alay K.lığının 27.3.1985 gün ve Per. 7200-11-95/183 sayılı yazıları ile 11 Eylül 1990 tarihinden 24.3.1995 tarihine dek devlet tarafından şahsına harcanan yiyecek, giyecek, kuşam, öğrenci harçlığı, kitap, kırtasiye vb. ile ulaşım, ilaç ve tedavi giderleri, benzeri eğitim ve öğretim masraflarının ayrıca yüklenme senedinde belirtilen 26 milyon TL. lık yan masraflarının kanuni faizleriyle birlikte ödettirilmesi yolunda işlem tesis edildiği dava dosyası içeriğinden anlaşılmıştır.
Davacı hem okuldan çıkarılma ve askeri öğrenciliğine son verilme, hem de eğitim öğrenimle ilgili masrafların ödettirilmesine ilişkin işlemlerin iptalini davaya konu etmiştir.
926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 68 nci maddesinde sağlık sebebi dışında ilişikleri kesilenlere devletçe yapılan masraflar faizi ile birlikte ödettirilir. Bu borçları askerlik hizmetleri süresince tehir edilir denilmektedir.
Keza TSK. Sınıf Okulları Yönetmeliğinin 2/E maddesinde de, okuldan çıkarılanlar hakkında 5401 sayılı kanun hükümleri uygulanacağı ve kendileri için devlet tarafından yapılan masrafların faizleriyle birlikte ödettirileceği hükme bağlanmıştır.
5401 Sayılı Askeri öğrencilerden Başarı Gösteremeyenler Hakkında Kanunun 3 ncü maddesinde, sağlık sebepleri dışında okullarla yüksek öğrenim kurumlarından çıkarılan öğrencilere devlet tarafından yapılan bilumum masrafların faizi ile birlikte mukavelesi gereğince ödettirileceği hükmü öngörülmektedir.
Bu son hükümden de anlaşılacağı gibi, davacının askeri öğrenci statüsünde bulunduğu süreçte, devletçe şahsına yapılan masrafları ödeme yükümünün kaynağını, davaya konu yaptığı ve iptalini talep ettiği işlem oluşturmamakta, 926 sayılı kanun ile TSK. Sınıf Okulları Yönetmeliği ve 5401 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca, askeri okula giriş sırasında idare ile yapılan mukavele sözleşme senedi oluşturmaktadır. İdare her askeri okula alınacak ve askeri öğrenci statüsüne girecek kişi yada kefilleri ile okuldan çıkma veya çıkarılma halinde devletin yaptığı masrafları faiziyle birlikte ödeneceği hususunda yaptığı sözleşmelerde öngörülmektedir.
Bu ilişkiyi, devletin tek yanlı ve kamu gücüne dayanarak yaptığı, idare hukuku alanına dahil bir işlem olarak görmek ve kabul etmek olanaksızdır, idareler ilgili kişilerle karşılıklı serbest iradelerinin birleşimi ile sözleşme akdetmekte ve öğrencinin okulla ilişiğinin kesilmesi halinde yapılan masrafların ödeneceğini taahhüt altına almaktadır. Borcun doğumu sözleşmeye dayandığına göre bu ilişkinin idare hukuku alanına giren bir ilişki olduğu söylenemez. Davaya konu yapılan işlemin tesisindeki amaç salt özel hukuk alanını ilgilendiren sözleşmeden doğan borcun, askeri öğrenciliğine son verilen ve okulla ilişiği kesilen davacı yada kefilinden tahsil edilmesini hatırlatmak, güncel ihale getirilmesini amaçlamak ve bu tahsil işini görevli makamların bilgisine sunmaktan ibarettir.
O nedenle bu işlemden doğan uyuşmazlığın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görev alanına girdiği düşünülemez.
Anayasanın 157/1 ve 1602 Sayılı Kanunun 20 nci maddelerinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıkların niteliği belirlenmiş, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapacağı vurgulanmıştır. İdari işlemden amaç; idarenin, kanun gücü ve otoritesine dayanarak, idare hukuku esaslarına göre kesin ve icra edilebilir nitelikte tek yanlı irade açıklamasında bulunmaktır. Oysa davacının iptalini davaya konu ettiği işlem, ödetilmesini kapsadığı borcun davacı veya kefili ile idare arasında özel hukuk ilişkisinden doğan ve özel hukuk hükümlerine tabi bir sorunun varlığına değinmekte yetinmekte, yukarıda tanımı yapılan ölçüler içinde kalacak şekilde idari işlem özelliği taşımadığı anlaşılmakla, bu ilişki içinde doğacak bir uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi olmayacağı sonucuna varılmıştır. Davacının eğitim öğretimde kaldığı sürede şahsına devletçe yapılan masrafların faiziyle ödetilmesi konusunda çıkan bir uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. O nedenle, işbu dava görev yönünden redde dilmelidir.
Davacının Astsubay Sınıf Okulundan çıkarılma işleminin nedenini disiplin notunun tamamen kaybetmesi oluşturmaktadır.
926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 68 nci maddesinin (d) bendinde: Astsubay okulu öğrencileri aşağıdaki hallerde öğrencilik niteliğini kaybederler denildikten sonra, 1 nolu ait bentte, bu kanun hükümlerine göre çıkarılacak yönetmelikte tespit edilecek ahlak notunu kaybedenler hükmü öngörülmüş, 2 nolu alt bende ise Yönetmelikte tespit edilecek esaslar dahilinde askeri öğrencilik niteliğini kaybettiklerine dair disiplin kurulunca haklarında karar verilenler hükmüne yer verilerek (e) bendinde: (d) bendi gereğince öğrenci niteliğini kaybedenlerin ilişiklerinin kesileceği açıklanmıştır.
Değinilen hüküm gereğince çıkarılan TSK. Sınıf Okulları Yönetmeliğinin 17/3-A maddesinde astsubay adayına okula kabulü ile birlikte 40 disiplin notu tanınacağı, belli cezalar karşılığında kırılan notların disiplin notundan düşüleceği ve disiplin notunun tamamını kaybedenlerin disiplin kuruluna sevkedileceği, hangi eylemlerden dolayı disiplin notundan kaç puan düşüleceğinin Yönergede gösterileceği hükmü yazılıdır.
Maddenin (E) bendinde, disiplin amirlerinin astsubay adaylarına Askeri Ceza Kanunu uyarınca tevbih cezası, beher günü karşılığı iki disiplin notu kırılmak üzere izinsizlik cezaları, her günü için 4 disiplin notu kırılmak üzere odahapsi cezaları verilebileceği ifade edilmiştir.
Aynı maddenin (F) bendi taksirli suçlardan verilenler hariç olmak üzere mahkemelerce verilmiş hapis cezalarının her bir günü için 5 (beş) disiplin notu kırılır hükmünü amirdir.
TSK. Sınıf Okulları Yönetmeliğinin 19 ncu maddesinin 2 nci bendi A/3 ncü alt bendi, disiplin notunun tamamının kaybedilmesi halinde, disiplin kurulu tarafından okul ve adaylıkla ilişkilerinin kesilmesine karar verilenlerin okuldan çıkarılacakları hükmünü amirdir.
Sözü Edilen Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan KKK. lığı Sınıf Okulları Eğitim ve Öğretim Yönergesi (KKY. 164-7)'nin 7 nci bölüm 4 ncü kısmının 10/6 (3) ncü maddesinde, disiplin notunun tamamının kaybedilmesi halinde, disiplin kurulu tarafından sınıf okulu ve adaylıkla ilişkilerinin kesilmesine karar verilenler sınıf okulundan çıkarılırlar hükmü öngörülmüştür.
Çankırı Astsubay Hazırlama Okulu kökenli olan davacıya İstanbul Tuzla Piyade. Okul K.lığı Astsubay Sınıf Okulu astsubay öğrenciliğine kabulünde 40 disiplin puanı tanındığı, astsubay Temel Kursu Bölük öğrencisi iken 15 kez disiplin tecavüzü suçunu işlediği, kısa süreli kaçma disiplin kabahatini işlemeyi alışkanlık haline getirdiği, en son 23 Aralık 1994 - 25 Aralık 1994 tarihleri arasında işlediği kısa süreli kaçma suçundan Piyade Okul K.lığı Disiplin Mahkemesinde yargılanması sonucu 27 OCAK 1966 gün ve E. 1095/8, K. 1995/5 sayılı kararıyla 15 (onbeş) gün müddetle odahapsi cezası ile cezalandırıldığı, mahkeme kararının süresi içinde itiraz edilmediği için 1 ŞUBAT 1995 günü kesinleştiği, davacının 15 günlük odahapsi cezasının her günü için TSK. Sınıf Okulları Yönetmeliğinin 17/3 (F) maddesi uyarınca 5 (Beş) puanı düşüleceğin den 15 x 5 = 60 - 40 = - 20 puana gerilediği ve disiplin ahlak puanının tamamını kaybettiğinden 926 sayılı Kanunun 68/d (1-2) nci maddeleri, TSK. sınıf Okulları Yönetmeliğinin 19/2 (A/3) ncü maddesi, KKK. lığı Sınıf Okulları Eğitim ve Öğretim Yönergesi (KKY. 164-7)'nin 7 nci bölüm 4 ncü kısmının 10/b (3) ncü maddesi uyarınca Tuzla Piyade Okulu Disiplin Kuruluna şevkinin yapıldığı ve Disiplin Kurulunun 27 Şubat 1995 günü ve 1995/5 sayılı kararı ile disiplin notunun tamamını kaybettiği ve öğrenci niteliğini yitirdiği için okuldan çıkarılmasına ve ilişiğinin kesilmesine karar verildiği, kararın yetkili makam olan KK. Eğitim Komutanı tarafından onaylanıp kesinleştiği dosya içeriği ve ilgili belgelerle sabittir.
Davacının 1994-1995 eğitim öğretim yılında işlediği disiplin tecavüzü eylemlerinden dolayı disiplin amirleri tarafından disiplin ceza kararları ile cezalandırılması karşılığında disiplin notundan indirilen notları sonrasında kalan disiplin notu, henüz kendisinin ve velisinin uyarılması noktasına düşmediği, o nedenle de idare tarafından uyarılmaları yoluna gidilmediği ne var ki 23 Aralık 1994 - 25 Aralık 1964 tarihleri arasında işlediği kısa süreli kaçma suçundan, Okul Disiplin Kurulunca 15 gün süre ile odahapsi cezasına çarptırılması sonucu var olan disiplin puanlarının tamamını birden kaybettiği, Okul Disiplin Kurulunca da askeri öğrencilik ve okuldan çıkarılma işlemine sadece bu mahkeme kararının esas alındığı, bu kararla disiplin puanlarının tamamını kaybettiğinden ve disiplin puanının 30 veya 20 not sınırına düşülmesi artık söz konusu edilemeyeceğinden kendisi ve velisinin uyarılmasına olanak bulunmamıştır.
Davacının kısa süreli kaçma suçlarını dönem kaybı olmayan öğrencilerin, kendisini dövmesi yüzünden işlediğini iddia etmiş ise de, iddiasını kanıtlayamaması, kavli mücerrette kalması nedeniyle kabule değer bulunmamış, kesinleşen Disiplin Mahkemesi kararı baz alınarak tesis edilen okuldan çıkarma işleminin tüm öğeleriyle hukuka uyarlı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacının çıkarıldığı okulda disiplin notu 20 puanın altına düşen çok öğrenci bulunduğuna yönelik iddiasının, davanın konusu ile hiç bir ilgisi bulunmamaktadır. Keza Disiplin Mahkemesi kuruluşunda, heyette astsubay olmadığı iddiası asılsız olup mahkemenin P. Astsb. Kd. Üçvş. Ali Ağırbaş'ın iştiraki ile oluştuğu saptanmıştır. Disiplin notlarının indirimi konusunda bilirkişi dinlenmesi istemi, bilirkişi tarafından ilim ve fen ne uygun teknik düzeyde bilgi alınmasını gerektiren bir konu özelliği taşımadığından, kabule değer bulunmamıştır. Haliyle davacının tüm iddiaları reddedilmiştir.
Açıklandığı üzere;
Okulda davacının şahsına yapılan masrafların faiziyle birlikte tahsiline ilişkin işlemin iptali istemi dava Askeri Yüksek idare Mahkemesinin görevine girmediğinden, görüm ve çözümü adliye mahkemelerine ait bulunduğundan işbu davanın görev yönünden REDDİNE,
Okuldan çıkarılmaya ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan ve yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy