(926 S. K. m. 112) (1602 S. K. m. 35) (403 S. K. m. 5)
Davacı 3 Mayıs 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Yabancı Uyruklu bir kız ile evli olması nedeniyle istifa etmiş sayılması doğrultusunda işlem tesis etmesi için davalı idareye yapmış olduğu 10.2.1995 tarihli yazılı başvuruya cevap verilmediğini, isteminin zımmen reddedilmiş olduğunu gözeterek bu olumsuz işlemin iptali istemiyle işbu davayı açmak zorunluluğunun doğduğunu, 926 sayılı kanunun 3768 sayılı kanunla değişik 112 nci maddesi (a) fıkrasının Genelkurmay Başkanlığının izni olmadan yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerin istifa etmiş sayılacaklarının hüküm altına alındığını, yabancı uyruklu bir kişi ile evli bulunması nedeniyle müstafi sayılarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi gerekirken aksi doğrultuda tesis olunan işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, işlemin iptali ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının, yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi AYİM. 2. Dairesinin 7.6.1995 gün 1995/464 Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava, yabancı uyruklu kişiyle izinsiz olarak evli bulunan davacının müstafi sayılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
1602 Sayılı Kanunun 35/b maddesi ilgililer, haklarında idari dava ya konu olabilecek bir eylem veya işlemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Bu halde yetkili makamlar en çok altmış gün içinde bir cevap verirler.
Bu süre içimde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır, ilgililer altmış günün bitiminden itibaren idari dava açma süresi içinde Askeri Yüksek idare mahkemesinde dava açabilirler... hükmünü amirdir. Davacının 10.2.1995 tarihli dilcikçe ile hakkında istifa işlemi yapılması için müracaatta bulunduğu, başvurusuna (60) gün içinde cevap verilmeyince isteğinin reddedildiğini sayarak ikinci (60) gün içinde 3.5.1995 tarihinde olumsuz işlemin iptali istemiyle AYİM'de dava açtığı, takip ettiği prosedürün kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin henüz davacı hakkında bir işlem tesis edilmeden davanın açıldığı yolundaki usule ilişkin itirazı Kurulumuzca yerinde görülmeyerek davanın esastan görüşülmesine geçilmiştir.
Davacının, 28.8.1980 tarihinde yunan uyruklu Nilay Arifzade ile Genelkurmay Başkanlığından izin almaksızın evlendiği, 13.11.1980 tarihinde yaptığı bir bildirimle Türk Vatandaşlığıma geçtiği dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bu hususta esasen taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 3768 sayılı kanunla değişik 112 nci maddesinin üçüncü fıkrasında Aşağıdaki hallerde subay ve astsubaylar istifa etmiş sayılırlar; denildikten sonra, aynı maddenin (a) bendinde Yönetmelikte belirlenen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığının izni olmadan yabancı uyruklu kişilerle evlenenler... hükmü öngörülmüştür.
Kanun hükmünün değişikliğinden önce yabancı uyruklu kişilerle evlenen subay ve astsubaylar istisnasız ve hiçbir makamın iznine tabi olmaksızın Silahlı Kuvvetlerden istifa etmiş sayılırken, değişiklik sonrasında Genelkurmay Başkanlığından izin almaksızın evlenenlerin istifa etmiş sayılacakları hükme bağlanmış bulunmaktadır.
21 Mart 1992 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yabancı Uyruklu Kişilerle Evlenecek Türk Silahlı Kuvvetleri Mensubu Subay ve Astsubaylarla Verilecek Evlenme izni Hakkında Yönetmelik in amacı Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay ve astsubayların yabancı uyruklu kişilerle evlenmelerinde verilecek izne ait usul ve esasları tespit etmektir. Geçici 1 nci madde Bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce Genelkurmay Başkanlığının müsadesini almadan yabancı uyruklu kişilerle evlenmiş olmakla birlikte, 926 sayılı kanunim 112 nci maddesi gereğince henüz işlem yapılmamış ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilmemiş olanların durumları bu Yönetmelikte belirlenen esaslara göre incelenir ve haklarında ilgili hükümler uygulanır hükmünü içermektedir.
Davalı idare savunmasını Yönetmeliğin bu maddesine dayandırmaktadır. Davacının bu yönetmeliğin yürürlük tarihinden evvel evlendiği sabit ise de, Yönetmeliğin bu maddesinin davacı hakkında uygulanma olanağı yoktur. Yönetmeliğin Geçici 1 nci maddesi, Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce izin almaksızın, yabancı uyruklu kişilerle evlenmekle birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmak istemeyenlerin durumlarını düzenlemektedir. Davacının izin talebi olmamıştır. Kaldı ki Yönetmeliğin 10 ncu maddesine göre evlenme izni isteği sonucunun müracaat tarihinden itibaren iki ay içersinde personele bildirileceği öngörülmüştür. Davacı 10.2.1995 tarihinde istifa etmiş sayılması için müracaatta bulunmuş iki ay içerisinde durumu görüşülerek karara bağlanmamıştır. Davalı idarenin savunmasındaki araştırmalar devam etmektedir şeklindeki savunması üzerinde araştırmaların sonuçlanıp sonuçlanmadığı Dairemizin 20.12.1995 tarihli ara kararı ile görülmüş 5.1.1996 tarihli cevabi yazıda araştırmaların sonuçlandırıldığı, AYİM. kararına göre işlem yapılacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
Başsavcılığın davacının hüsnüniyet kurallarına aykırı davrandığı yolundaki düşüncesine de katılmak mümkün görülmemiştir. 926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 112 nci maddesinin çok açık hükmü karşısında, hakkında idari bir işlem tesisini isteyen davacının hüsnüniyet kurallarına aykırı davrandığı söylenemez. Yabancı uyruklu kişilerle izinsiz yapılan evlilik Kanunun 112/a maddesinin amir hükmü karşısında o kişinin istifa etmiş sayılması sonucunu doğurur. Burada Kanun idareye takdir yetkisi vermemiştir, idarenin yetkisi bağlı yetkidir, idarenin evlilik olgusunu er veya geç tespit etmesinin önemi yoktur. Tespit ettiği anda yapılacak işlem müstafi sayılma işlemidir. Evlenen bayanın Türk Vatandaşlığına geçmesi de yabancı uyruklu kişi ile evlenme olgusunu ortadan kaldırmaz. Zira 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 5 nci maddesi bir Türkle evlenen yabancı kadının Türk Vatandaşlığına bir beyanla geçebileceğini öngörmektedir. Bu yüzden davalı idarenin savunmasında öne sürdüğü hususlar kabule değer bulunmamış, Başsavcılığın görüşüne de itibar olunmamıştır.
Açıklaman nedenlerle, sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olan işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy