(2955 S. K. m. 20) (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliği m. 35)
Davacının vekilleri tarafından verilerek 23 Mayıs 1995 günü kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının doçentlik sınavlarına giriş için yaptığı başvurunun Genelkurmay Başkanlığının 14 Mart 1995 gün ve PER.: 4016-4-96/Per. Da. Ynt. Ş. (4) sayılı yazılarıyla reddedildiğini, zira emirde sınava girecekleri uygun bulunanların adlarının yazılı olduğunu, davacının adına yer verilmediğini, davacının sınava girişle ilgili tüm koşullara sahip bulunduğunu, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Kan Bankası Yardımcı doçentlik kadrosunda Eylül 1994 tarihinden bu yana üç yıldır görev yaptığını, yardımcı doçentlik süresi içinde tıpta uzmanlık öğrenimi gören personele ders verdiğini, bilimsel çalışmalara katıldığını, Genelkurmay Başkanlığının 13 Kasım 1994 gün ve PER.: 4813-482-94/FER. EGI. KRS. ŞlB. sayılı emri ile bir yıllığına Londra'ya geçici görevle gönderildiğini, 17 Aralık 1994 tarihinde yurtdışı eğitim görevine başladığını, askeri yaşamında suç işlemediğini, disiplin cezası almadığını, bilimsel alanda çeşitli kongre, sempozyum ve toplantılara katıldığım, Eylül 1994 tarihinde yardımcı doçentlik görevinde, ilk üç yılının dolması nedeniyle amirlerinin önerisi üzenine Genelkurmay Başkanlığının 18 Şubat 1994 gün ve PER.: 4033-17-94/Per. Da. Ynt. Ş. (4) sayılı emri ile ikinci kez üç yıllık yardımcı doçentlik kadrosuna atandırıldığım, en son binbaşı rütbesine terfi ettiğini ve tüm bu hususların mesleğinde başarılı bir subay olduğunu gösterdiğini, o nedenle işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, yürütmenin durdurulmasına ve işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacının yürütmemin, durdurulmasına ilişkin işlemi, AYİM. Nöbetçi Dairesinin 26 Temmuz 1995 gün ve E. 1995/4 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Doçentlik sınavına başvuru ve giriş koşulları 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 20 ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin 35 nci maddelerinde düzenlenmiştir.
2955 Sayılı GATA Kanununun 20 nci maddesinde Doçentlik sınavına katılmak isteyenlerin başvuruları, silsileler yoluyla Genelkurmay Başkanlığına gönderilir. Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülenlerin doçentlik sınavı, 2547 sayılı Yükseköğretim kanununun 24 ncü maddesine göre yapılır. Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülenlerin doçentlik sınavına katılabilmeleri için,
a. Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora veya tıpta uzmanlık unvanını kazanmış,
b. Orjinal bilimsel araştırma ve yayınlar yapmış,
c. Üniversiteler arası Kurulca merkezi sistemle hazırlanacak bir yabancı dil imtihanını başarmış, olmaları gerekir hükmü öngörülmüştür.
GATA Yönetmeliğinin 35 nci maddesinin 1 nci fıkrasında ise Başvuru: Üniversitelerarası kurulun tespit edeceği esaslara göre yapılacak olan doçentlik sınavlarına katılmak isteyen adaylar, doçentlik sınavına katılmak istediğini belirten dilekçe ile kıt'ası komutanlığına veya kurum amirliğine başvururlar. Dilekçelere sıralı en az iki sicil amiri tarafından düzenlenen nitelik belgesi eklenerek, silsileler yoluyla Genelkurmay Başkanlığına gönderilir. Nitelik Belgesi Örneği EK-A'dadır. Adayların durumları, Genelkurmay Personel Başkanının Başkanlığında, Genelkurmay İKK. Daire Başkanı, Genelkurmay Teşkilat ve Eğitim Daire Başkanı, Genelkurmay Adli Müşaviri, adayın mensup olduğu kuvvet veya Jandarma genel komutanlığının Personel başkanlarından oluşan bir komisyon tarafından incelenir, incelemede adayın özlük dosyası da değerlendirilerek askerlik hayatındaki başarısı, tutum ve davranışları gibi hususlar dikkate alınır. Komisyon tarafından doçentlik sınavına katılması uygun görülenlere Genelkurmay Başkanlığınca bu durum yazılı olarak bildirilir. Bu yazıyı alan adaylar, sınavına katılmak istedikleri bildiri dalını belirten bir dilekçeye aşağıdaki belgeleri ekleyerek doğrudan GATA Komutanlığına başvururlar.
Doçentlik sınavına katılmasının uygun görüldüğüne dair Genel kurmay Başkanlığının yazısı,
Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora veya tıpta uzmanlık unvanını kazandığını belirten belge,
Yapmış olduğu orjinal bilimsel araştırma ve yayınları,
Üniversiteler arası kumulca merkezi sistemle yapılan yabancı dil sınavını kazandığım belirten belge,
Doçentlik sınavı: GATA Komutanlığı, sınava katılmak isteyenlerin belgelerini, işlemleri yapılmak üzere Üniversiteler arası Kurul Başkanlığına gönderir. Doçentlik sınavı, 2547 sayılı Yükseköğretim kanununun 24 ncü maddesine göre yapılır hükmüne yer verilmiştir.
İşleme esas alınan belgeler ile davalı idare tarafından gönderilen belgeler, incelenmiş, Genelkurmay Başkanlığının 14 KASIM 1994 gün ve PER.: 4016-7-94/Per. Da. Ynt. Ş. (4) sayılı emirleri ile 1995 yılında yapılacak doçentlik sınavı ile ilgili usul ve esasların yayınlanması üzerine, davacının sınava katılmak isteğiyle görev yaptığı GATA Haydar paşa Eğitim Hastanesi Komutanlığına başvurduğu, 1 nci ve 2 nci sicil amirleri tarafından hakkında mevzuatta gösterilen örneğine uygun olarak nitelik belgesi doldurulduğu ve 1 nci sicil amirinin nitelik belgesinde Doçentlik Sınavına girmeye layıktır kanaatini belirttiği, 2 nci sicil üstünün de 1 nci sicil amirinin kanaatına iştirak ediyorum dediği, davacının özlük dosyası, sicil özetleri ve hakkındaki nitelik belgesinin, haliyle durumunun Genelkurmay Personel Başkanının başkanlığında, Genelkurmay istihbarata Karşı Koyma Daire Başkanı, Genelkurmay Eğitim Daire Başkanı, Genelkurmay Adli Müşaviri ve mensubu bulunduğu Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanından oluşan Komisyonda başarısı, disiplin tutum, ve davranışları dikkate alınmak suretiyle incelenip, değerlendirildiği, komisyonun istihbarat birimlerinden intikal eden bilgileri esas alarak doçentlik sınavına katılmasını uygun bulmadığı, bu değerlendirme üzerine Genelkurmay İkinci Başkanı tarafından nitelik belgesinin onay hanesine uygun değildir kanaatinin yazıldığı, sonucun Genelkurmay Başkanlığının 14 Mart 1995 gün ve PER.: 4016-5-95/Per. Da. Yut. Ş. (4) sayılı emri ile GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığına bildirildiği dava dosyası içeriği ve ilgili belgelerden anlaşılmıştır.
Davacının durumunun değerlendirmesi sonucu tesis edilen olumsuz işlemin, yetki, şekil ve konu unsurları yönünden hukuka uygunluğunda bir kuşku bulunmamaktadır. Zira durumu, mevzuatında öngörüldüğü biçimde oluşan yetkili kurulca incelenmiş, sonuçta doçentlik sınavına katılmasının uygun görülmediği yolunda işlem tesis edilmiştir.
Bunun yanında, işlemin neden ve amaç unsurları açısından hukuka uygunluğu irdelendiğinde, aynı şeyi söylemek olanaklı değildir.
Her idari işlemin mutlaka dayandığı bir neden bulunmalıdır. Neden siz işlem tesis edilemez. Diğer bir ifade ile nedenin, idari işlemin gerekçesini oluşturduğu da söylenebilir, idare Hukukunda işlemler kendilerinden önce gelen ve nesnel kurallarla belirlenmiş bulunan bir nedene dayanmalıdır, idari işlemin nedenini, ya nesnel hukukun bir kuralı yada nesnel hukuka uygun maddi bir olay oluşturur. Nesnel hukukun öngördüğü bir neden veya maddi olgu yok ise işlem sakat, dolayısıyla hukuka aykırı olur (Devlet, idari Rejim ve yargısal Korunma, 11 Han Özay, İstanbul 1986, Sayfa: 197).
Davacı GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Kan Bankası Müdürlüğünde yardımcı doçent unvanı ile görev yapmakta olup, bu göreve Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 19 ŞUBAT 1991 gün ve PER.: 4031-53-91/Tay. Da. Sa. Ş. S.b. Ks. sayılı emri ile atandırılmış aynı kadroda görev süresi Genelkurmay Başkanlığının 18 Şubat 1994 gün ve PER.: 4033-17-94/Per. Da. Ynt. Ş. (4) sayılı istemi ile uzatılmış, yine Genelkurmay Başkanlığının 13 Kasım 1994 gün ve PER.: 4813-482-94/PER. EĞT. D. KRS. SB. sayılı emri ile Londra-İngiltere ST. Thomas Hastanesine bir yıllığına staj ve tahsil görmek amacıyla gönderilmiş, 17 ARalık 1994'de bu görevine başlamıştır.
Davacının istihbarat birimlerinden intikal eden belgede şahsıyla ilgili olarak öne sürülen bilginin, geçerliğinin doğrulanmadığı, salt istihbarat elemanın ihbar ve duyumu sonucu derlediği bilgileri yazı haline dökmekten ibaret kaldığı, nitekim, bilgilerin yazılı olduğu belgenin Değerlendirme başlığı altında son kısmında aynen ... personel hakkın da ortaya çıkan bilgilerin önemli bir bölümü ihbar ve duyum niteliğinde olduğundan, konunun araştırılması ve teyidi önem arzetmektedir. Araştırma ve teyid sonuçlarına göre şahıslar hakkında işlem yapmak mümkün olabilecektir denilmek suretiyle, bilgilenin teyid edilmiş, objektif ve gerçek bilgiler olmadıkları bir bakıma vurgulanmış bulunmaktadır.
Davacıya yöneltilen doğruluğunun araştırması amacıyla AYİM. ikinci Dairesinin 26 Aralık 1995 gün ve E. 1995/469 sayılı ara kararıyla keyfiyet davalı idareden sorulmuş, Genelkurmay Başkanlığının günsüz ve sayısız olup Personel Başkanlığının Ocak 1996 gün ve PER.: 4016-4-96/Per. D. Ynt. Ş. (7) sayılı yazıları ekinde gönderilen istihbarat Başkanlığı yazılarında, hakkında belirtilen hususların gerçekliğiyle ilgili bir bilgi verilmemiştir.
Görüldüğü gibi, davacının doçentlik sınavına giriş için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin neden unsuru sayılan hakkındaki istihbarı bilgilerin, ihbar ve duyum yoluyla elde edilmiş bilgiler düzeyinde kaldıklarının anlaşılmasından ötürü, işlemin neden unsuru bakımından esasen olmayan, bulunmayan nedene dayandırılarak tesis edildiğini ve neden unsuru yönünden hukuka aykırı olduğunu göstermektedir.
Hukuken var olduğu ve gerçekliği saptanamayan veya makul ve inandırıcılığında kuşku duyulan, bu yüzden işlem tesisine yeterli kifayet ve derecede bulunmayan nedenler, hukuk devletinde bir işleme neden alınamazlar, alınsalar bile o işlemin hukuken geçerli sayılması düşünülemez. Davacının doçentlik sınavına girmek için yaptığı başvurusunu reddeden işlemin tek nedeni hakkında istihbari bilgiler bulunmasıdır. Ara kararıyla sorulmasına karşın, davacıya yönlendirilen bilgilerin gerçekliğinin kanıtı olabilecek bir bilgi belge davalı idare tarafından ibraz edilememiş, doğrulukları konusunda kurulumuzca vicdani kanaat oluşturucu bir bulgu elde olunamamıştır.
Bunun gibi işlemin amacı, kamu hizmetinin kamu yararına dönük biçimde ve kişisel yarar ile dengeleşimi de sağlanarak yürütülmesidir. Teorik olarak, yardımcı doçent statüsüne ulaşmış bir kamu görevlisinin, daha yukarı bir kariyerde kamu hizmetine katkıda bulunması, kamu hizmetinin yararınadır denilebilir. Yardımcı doçent olan davacının mesleki geleceği bakımından kişisel yararı, ilk elden doçentlik sınavlarına, girip başarı sağlayarak doçent olmaktır. Koşulları bulunmak kaydıyla yardımcı doçent olmuş birisinin, doçent olanak hizmet vermesi kamu hizmetinin yararına olacaktır. Davacının doçentlik sınavlarına girişine engel sayılan halleri geçerli ve kabule değer özürler olanak kabul edilmeyeceğine göre, değerlendirmede hataya düşülerek doçentlik sınavına girişi için yaptığı başvurunun reddi, hem kişisel ve hem de kamu hizmetinin yararına olduğu düşünülemez. Bu itibarla işlemi amaç unsuru yönünden de hukuka aykırı saymak gerekir.
Belirtilen nedenlerle, davalı idarenin savunmalarında belirttiği hususlar kabule değer bulunmamıştır.
Açıklandığı üzere neden ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy