(2330 S. K. m. 1, 2, 3, 5, 10) (Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik m. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 19)
Davacıların vekili tarafından verilerek 23 MAYIS 1985 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Kars Arpaçay İlçe Jandarma Komutanlığı emrindeki askerlik görevini ifa eden J. Er ................. 'in 22 AĞUSTOS 1993 tarihinde şehit olduğunu, olayla ilgili yargı kararının 9 MART 1994 tarihinde verilebildiğini, Nakdi Tazminat ödenmesi için 7 MART 1995 tarihinde yaptıkları başvuruya süresinde yanıt verilmemekle reddedildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacıların oğlu J. Er ................. 'in Kars Arpaçay ilçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken, 22 AĞUSTOS 1993 günü birliğin santral nöbetçiliği görevi sırasında santralde bulunan J. Çvş. ................. 'ın birliğe ait 66 Z 6961 seri numaralı silahla oynadığı esnada dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu silahı ateş almasına sebebiyet vermesi üzerine, silahtan çıkan merminin boğazına isabet etmesi ile aşın kan kaybından hastaneye götürülürken yolda yaşamım yitirdiği, davacıların nüfus kaydına göre ölen ................. 'in ana ve babası olmaları nedeniyle kendilerine nakdi tazminat ödenmesi dileğiyle davalı idareye başvurdukları, istemlerine süresinde yanıt verilmemesi nedeniyle işbu iptal davasının açıldığı dava dosyasında, mevcut nüfus kayıt örneği, 9 ncu Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 9 MART 1994 gün ve E. 1994/242, K. 1994/82 sayılı ilamı, başvuru dilekçeleri gibi delillerden anlaşılmıştır.
Nakdi Tazminatın ödenme usul ve esasları, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun l, 2, 3, 5. maddeleri ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin l, 3, 3, 4, 5, 6, 7, 19 ncu maddelerinde düzenlenmiştir.
2330 Sayılı Kanunun l nci maddesinde Bu Kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek Nakdi Tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek Nakdi Tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir hükmü yazılıdır.
Kanunun 2 nci maddesinde de, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkikle görevlendirilen personelle kimlerin amaçlandığına açıklık getirilerek, Kanun kapsamına alınan personel sayılmıştır.
Kanunun 10 ncu maddesi ile Kanuna göre verilecek Nakdi Tazminatların ödeme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ve bu Kanunla ilgili diğer hususların hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Sözü edilen Yönetmelik, Bakanlar Kurulunun 92/3809 sayılı kararıyla 25 KASIM 1992 gün ve 21469 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelikle daha önce yürürlükte bulunan 3 MAYIS 1981 gün ve 8/2832 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetmeliğin amaçla ilgili 1 nci maddesi, Kanunda belirtilen hallerde ölen, yaralanan ve sakat kalanlara Kanun hükümlerine göre Nakdi Tazminat verilmesinin, aylık bağlanmasının ve yapılacak diğer yardımların esas ve usullerinin gösterileceğini belirtmektedir.
Kapsamla ilgili 2 nci maddede, iç güvenlik ve asayişin korunması ile kaçakçılığın men, takip, tahkiki konularında görevlendirilen personel sayılmakta, bu görev ve yardımlardan dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımları nedeniyle ya da Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde hak sahiplerine verilecek Nakdi Tazminat ile bağlanacak aylığın, sakat kalmaları halinde kendilerine verilecek Nakdi Tazminatın esaslarını kapsayacağı açıklanmıştır.
Yönetmeliğin 19 ncu maddesinde, Nakdi Tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımlarıyla ilgili hükümleri; ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın görev sebep ve tesiriyle olmayıp da görevli kişinin kendi kusuru sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmayacağı vurgulanmıştır.
İlgili bükümlere göre Nakdi Tazminat ödenebilmesi için:
İç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevli olunması ya da görevli kişinin 2330 Sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtildiği derecede yakını bulunulması,
Ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın; belirtilen görevlerin yapılışı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması,
Ölüm, yaralanma veya sakatlanmanın oluşumunda kendi kusuru bulunmaması, koşullarının bir araya gelmesi gerekmektedir.
Davacıların Nakdi Tazminat ödenmesine yönelik istemlerinin reddine ilişkin işlemin, hukuka uyarlık ya da sakatlığının denetimini belirlemek için, yukarıda değinilen koşulların davacıların çocuklarının hayatını kaybettiği olayda bulunup bulunmadığının ortaya konulması kaçınılmaz olacaktır.
Davacıların çocukları olan ................. 'in Birliğin santral nöbetçisi görevlisi olduğu ve olayın nöbet görevini ifa ettiği sırada cereyan ettiği sabit olmakla birlikte, normal santral nöbet görevinin Kanun ve Yönetmelikte sözü edilen anlamda iç güvenlik ve asayişin korunmasına, kaçakçılığın men, takip ve tahkikine ilişkin bir görev olarak kabulü olanaksızdır. Kaldı ki, olay günü Birlik' santralında, ölen J. Er ................. dahil, vurulmasına neden olan J. Çvş. ................. ve diğer erlerin katılımıyla başlattıkları bir sohbet sırasında, bir diğer ifade ile hizmet ilişkisinin inkıtaya uğradığı bir esnada olayın vuku bulduğu dava dosyası içeriğiyle kanıtlanmakta, ................. 'in iç güvenlik ve asayişi korumak görevi sırasında öldüğü iddiası kabul edilemez.
Bunun gibi, olayın görevden dolayı ve görev nedeniyle meydana geldiği de düşünülemez. Davacıların çocuklarının, arkadaşlar arasında yapılan sohbet anında J. Çvş. ................. 'ın Birliğe ait silahı kurcalaması üzerine, kazaen vurulduğunda ve ölümünün kazai bu olay nedeniyle meydana geldiğinde herhangi bir kuşku bulunmamaktadır.
Görüleceği gibi, davacıların çocuklarının ölüm olayında, Nakdi Tazminat verilmesini gerektiren yasal unsurlar bulunmamaktadır. Bu bakımdan, davacıların Nakdi Tazminat verilmesine ilişkin istemlerini reddeden işlem tüm unsurlarıyla hukuka uyarlı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy