(2955 S. K. m. 5) (211 S. K. m. 77)
Davacı 1 Mayıs 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1992 Temmuz'unda Mareşal Çakmak Askeri Hastanesine dahili bölümler yüksek hemşiresi olarak atandığını, 21.9.1993 tarihinde başhemşire olarak görevlendirildiğini, 1.4.1995 tarihine kadar nöbet hizmetinden muaf tutulduğunu, 1.4.1995 tarihinden itibaren de hastane nöbetçi subaylığı nöbet listesine dahil edildiğini, TSK.lerinde nöbet hizmetinin genel anlamıyla İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğinde düzenlendiğini, halen Ütğm. rütbesinde bir subay olması nedeniyle bu hükümlere tabi olduğunu ancak yaptığı kamu hizmetinin yapısı ve özelliği gereği görevine ait nöbet hizmetiyle ilgili özel düzenlemelerin Askeri Hastaneler Yönetim Yönergesi nöbet hizmetleri bölümü (f) bendi 8 nci fıkrasında düzenlendiğini, anılan maddeye göre başhemşire statüsünün nöbetinin, nöbetçi hemşire nöbet hizmeti içersinde planlanmasına rağmen, yine aynı yönergenin nöbet hizmetleri bölümü, nöbetçi subaylığı başlıklı (b) bendi 1. fıkra ve (f) bendi 2. fıkra keza İç Hizmet Yönetmeliği 290. madde (b) bendi düzenlemeleri ile sağlık sınıfı subay olması nedeniyle şeklen nöbetçi subaylığı nöbetinide tutabileceği sonucuna varılabileceğini, nitekim Mareşal Çakmak Askeri Hastanesi Baştabibliğince de bu kanaata varıldığını, öncelikle hastanede sağlık Ütğm. olarak hastane nöbetçi subaylığı nöbetimi yoksa yüksek hemşire olarak başhemşire sıfatıyla hemşirelik nöbetinim tutması gerektiği hususunun tesbitinde zaruret olduğunu, bu konuda yasal tek düzenleme olarak görülen Askeri Hastaneler Yönetim Yönergesi olduğunu, Yönetmeliğe göre de hemşirelik nöbeti tutmasının gerektiğini sonucuna vardığını, kalan 40 hemşire 8 yüksek hemşirenin görev yaptığı Mareşal Çakmak Askeri Hastanesinde ne nöbetçi subaylığı ne de nöbetçi hemşirelik nöbet hizmetine dahil edilmemesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle sağlık üsteğmen ve başhemşire olarak statüsünün tesbiti ile Nisan 1995 tarihinden itibaren dahil edildiği hastane nöbetçi subaylığı hizmetine alınmama işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dava, GATA Yüksek Hemşirelik Okulu Mezunu olup, sağlık sınıfında üsteğmen rütbesinde bulunan ve halen Erzurum Maraşal Çakmak Askeri Hastanesi dahili bölümler yüksek hemşiresi kadrosunda görev yapmakla beraber, 21.9.1993 tarihinden itibaren anılan hastane baştabipliğinin idari emri ile hastane başhemşiresi olarak görevlendirilen davacının hastane nöbetçi subaylığı hizmetine dahil edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Bugün askeri hastanelerde; 2955 Sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 5 nci maddesi (d) bendine dayanılarak 15.3.1985 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile Gülhane Askeri Tıp Akademisine bağlı olarak kurulan hemşirelik yüksek okulunu bitiren muvazzaf subay olan hemşireler ile 3433 sayılı Askeri Hastabakıcı, Hemşireler Hakkında Kanun uyarınca istihdam edilen ordu hemşiresi olarak adlandırılan 657 sayılı Yasa'ya tabi olarak çalışan hemşirelere görev yapmaktadır,
Davacı bir taraftan sağlık sınıfında muvazzaf subay olup subayların tabi olduğu statüye tabidir. Diğer taraftan yüksek hemşire unvanını taşımakta olup hastane başhemşiresi görevini yürütmektedir. Davacı hastanedeki nöbet hizmetini subaylar gibi mi yoksa hemşireler gibi mi tutacağı hususunun tespiti gerekli bulunmaktadır.
211 Sayılı TSK. İç Hizmet Kanununun 77 nci maddesinde kıtalarda, karargahlarda ve askeri kurumlarda nöbet hizmetine tabi tutulacak personelin kimler olacağı, nöbet hizmetlerinin yapılış tarzı ile şekli ve nöbetçilere ait vazifeler talimatname ile tayin ve tespit olunur denilmekte; Kanunun bu amir hükmü uyarınca çıkarılan İç Hizmet Yönetmeliğinin Askeri Hastanede Nöbet başlıklı 390 ncı maddesinin ilk fıkrasında askeri hastanelerde nöbet hizmetleri hastane hizmetlerinin aksamadan devamını sağlamak maksadıyla, (Askeri hastaneler idare talimatına) göre yürütülür hükmünü içermektedir. Yönetmeliğin söz konusu maddesinin (b) bendinde hastane nöbetçi subaylığının o hastanede görevli yarbay ve daha küçük rütbeli subaylar arasında tutulacağı, (f) bendinde ise hastanede tutulması lazım gelen diğer nöbetlerin askeri hastane idare talimatına göre tutulacağı öngörülmüştür.
MY 331 Askeri Hastaneler Yönetim Yönergesinin 2 nci Bölümün 2 nci Kısım 2 A (8) (a) maddesi; Başhemşire dahil, hemşire sayılı 4'ten fazla ise başhemşire nöbete girmez, hemşire sayısı 16 ve daha fazla ise başhemşire yardımcısı da nöbete girmez hükmünü ve 2 g(2) maddesi ise; Sağlık subayları nöbetçi subaylığı görevine katılır hükmünü taşımaktadır.
Yüksek hemşire olan ve hastane başhemşiresi olarak görev yapan davacı her şeyden önce sağlık sınıfında bir muvazzaf subay olup, rütbe ve makam itibariyle 657 Sayılı Yasa'ya tabi olarak görev yapan diğer ordu hemşireleri ile birlikte nöbete yazılması mevzuat hükümlerine uygun düşmediği, davacının hastanede görevli yarbay ve daha küçük rütbeli subaylarla birlikte hastane nöbetçi subaylığı tutması gerektiği yukarıda özetlenen iç Hizmet Kanun Yönetmeli ve Askeri Hastaneler Yönetim Yönergesi hükmü gereği olduğu, nöbet gibi askerliğin temel ve genel konularında, davacının Yüksek Hemşirelik sıfatının delil subaylık statüsünün önem taşıyacağı ve bu statünün öngördüğü kurallara tabi olacağı bu yüzden iptali istenilen işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, hukuki dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy