(926 S. K. m. 68)
Davacının vekili tarafından verilerek 29 Mayıs 1995 tarihinde kayda geçen dava ve davalı idarenin savunmasına karşılık verilen cevap dilekçelerinde özetle; Davacının giriş sınavlarını kazanması üzerine 1991 - 1992 öğretim eğitim yılında Balıkesir Teknik Astsubay Hazırlama Okuluna kaydının yapıldığını, bu okulu başarı ile bitirdiğini, 1994-1995 öğretim eğitim yılında Mamak Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri Okuluna gönderildiğini, mezuniyetine iki ay kala ağabeyinin siyasi bir suçtan yargılanmakta ve davacının bu bilgileri okula girerken idareye vermediği neden gösterilerek, KKK. Sınıf Okulları Eğitim ve Öğretim Yönergesi (KKY. 164-7) 7 nci Bölüm 3 ncü Kısım 10 ncu maddesinin C/1 bendi uyarınca okulla ilişiğinin kesilmesi yolunda işlem tesis edildiğini, davacının ağabeyinin devlet memuru olduğunu ve halen bu statüsünün devam ettiğini, sabıka kaydına göre halen herhangi bir sabıkasının bulunmadığını, diğer ağabeyinin ise sadece bir dergiye yazdığı yazısından ötürü tutuklandığını ve yargılamasının devam ettiğini, yakının durumuyla ilgili husus nedeniyle davacı hakkında okuldan çıkarma işlemi tesis edilmesinin, hakkaniyet ilkesi ile bağdaştırılamıyacağını, davacının okula girişi evresinde güvenlik soruşturmalarından geçirildiğini, kendisinin sakıncalı bir durumunun saptanmadığını, Atatürkçü bir düşünce ve çizgiye sahip bulunduğunu, ağabeyinin üzerine atılan suçu işleyip işlemediğinin hukuken henüz belli olmadığımı ailenin fakir olduğunu ve tüm umutlarını davacıya bağladıklarını, okuldan mezuniyetine iki ay kala sakıncalı kabul edilerek askeri öğrencilikten çıkarılmasının hukuka uygun sayılamayacağını, gizli evrakın kendilerine tebliğ edilmediğini, içeriğini bilmediklerini, davacının okula girdiği tarihten, okulla ilişiğinin kesildiği tarihe dek suç teşkil edecek bir eylemde bulunmadığını, disiplin cezası almadığını, güvenlik soruşturmasında belirtilen engel halin şahsıyla bir ilişkisi bulunmadığını, ağabeyi Mustafa Anıl'ın halen Devlet Memuru olduğunu, ağabeyi Hacı Anıl'ın bir dergide yazı yazmasının düşünce alanıyla ilgili olup, düzenlemelere göre böyle bir fiilin suç sayılamıyacağını, TSK. Sınıf Okulları Yönetmeliğinde yakınlarla ilgili sakıncalı haller nedeniyle öğrencinin okulla ilişiğinin mutlaka kesileceğinin öngörülmeyip, kesilebilir denildiğini, davacının 13 yaşında askeri okula girdiğini, mezuniyetine 2 ay kala okuldan çıkarıldığını, Atatürkçü görüşte olan davacının okuldan Çıkarılmasında kamu yararı bulunduğundan söz edilemeyeceğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, işlemin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Nöbetçi Dairesinin 2 Ağustos 1995 gün ve E. 1995/95 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Astsubay Hazırlama Okulu seçme sınavlarını kazanarak, astsubay adayı yetiştirilmek üzere 1991-1992 öğretim eğitim yılında Balıkesir Teknik Astsubay Hazırlama Okuluna kaydını yaptıran, adı geçen okulu başarıyla bitirmesi sonucu 1994-1995 öğretim eğitim yılında Ankara Mamak Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler Okulu ve Eğitim Merkez K.lığı Kurslar Taburu Teknisyen Astsubay Kurslar Bölük K.lığı emrine Temel Kurs görmek üzere gönderilen davacının, astsubay sınıf eğitimi niteliğindeki öğrenimi devam etmekte iken hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz gelmesi nedeniyle Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler Okulu ve Eğitim Merkez K.lığı Disiplin Kuruluna verildiği, adı geçen Disiplin Kurulunun 14 Mart 1995 gün ve 1 sayılı kararı uyarınca Silahlı Kuvvetler istihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve işbirliği Yönergesi (MY. 114-1A 33-5)'nin üçüncü Bölümün Birinci Kısım 8 nci maddesinin (d) bendi ile KKK. lığı Sınıf Okulları Eğitim ve Öğretim Yönergesi (KKY. 164-7)'nin yedinci Bölüm üçüncü kısım 10 ncu maddesinin C/4 ncü bendi gereğince askeri öğrencilikten çıkarılmasına ve okulla ilişiğinin kesilmesine karar verildiği, alınan bu kararın yetkili KK. Eğitim ve Doktrinler Komutanı tarafından onaylanarak kesinleşmesi üzerine 11 Nisan 1995 günü davacının okulla ilişiğinin kesildiği dava dosyasında mevcut delillerle kanıtlanmıştır.
926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 68 nci maddesinin (b) bendinde Astsubay Okullarına girişte aranacak nitelikler, ilgili diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir denilmiş, (d) bendinde astsubay okulu öğrencileri aşağıdaki hallerde öğrencilik niteliğini kaybederler.
Bu kanun hükmüne göre çıkarılacak Yönetmelikte tesbit edilecek ahlak notunu kaybedenler,
Yönetmelikte tesbit edilecek esaslar dahilinde askeri öğrencilik niteliğini kaybettiklerine dair disiplin kurullarınca haklarında karar verilenler,
3.
4.
5. hükmü öngörülmüştür.
Aynı maddenin (f) bendi astsubay okulu öğrencilerinin ilişkilerinin kesilmesi ve ilişkileri kesilenler ile ilgili diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir hükmünü içermektedir.
926 Sayılı Kanun uyarınca çıkarılarak yürürlüğe konulan Astsubay Sınıf Okulları Yönetmeliğinin okuldan çıkarılmaya ilişkin 19 ncu maddesinin (B) bendi 3 ncü alt bendinde Giriş ile ilgili nitelikleri taşımadıkları öğrenim sırasında anlaşılanlar veya öğrenim süresi içinde şahsi giriş niteliklerini değiştirenlerin, 4 ncü alt bendinde Güvenlik soruşturması sonucu olumsuz çıkanlar"ın disiplin kurullarına sevk edilemeden okulla ilişkilerinin kesileceği vurgulanmıştır.
Silahlı Kuvvetler Astsubay Hazırlama Okulları Yönetmeliğinin giriş koşulları başlıklı 9 ncu maddesinin (d) bendinde kendisinin, ana, baba, kardeşleri ve velisinin:
Dürüst bir geçim yolu dışında, toplumca ayıp sayılan düşük görülen kazanç yollarında çalışmamış ve çalışmamakta olmaları,
Toplum düzeni içerisinde kötü durum ve şöhrete sahip bulunmamaları,
Tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, irticai bölücü ideolojik görüşleri benimsememiş, bu gibi faaliyetlerde bulunmamış veya karışmamış olmak,
Yaptırılacak güvenlik soruşturmasından olumlu sonuç almış olmak hükmü yazılıdır.
Aynı Yönetmeliğin ilişik kesme ile ilgili 43 üncü maddesinin (a) bendinde giriş koşullarında belirtilen konularla ilgili olarak yapılacak gizli tahkikat sonucu olumsuz çıkanların, okulla ilişiği kesileceği yazılıdır.
8 Mart 1990 gün ve 90/245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilerek 13 Nisan 1990 gün ve 20491 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren güvenlik soruşturması yönetmeliğinin 7 nci maddesinin (e) bendinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kadro ve kuruluşlarında yer alacak personel hakkında güvenlik soruşturmalarının 33-5 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri 1. KK. Güvenlik ve işbirliği Yönergesi esaslarına göre yapılacağı açıklanmıştır.
Silahlı Kuvvetlere alınacak askeri öğrenciler hakkında yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esasları, Silahlı Kuvvetler istihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve işbirliği Yönergesi (MY. 114-1A 33-5)'nin üçüncü Bölüm Birinci Kısım 8 nci maddesinde düzenlenmiştir. Değinilen bu maddeye göre öğrenci hakkında yaptırılacak güvenlik soruşturması, öğrencinin kendisini, annesini, babasını ve kardeşlerini kapsamaktadır. Maddenin (a) bendinde bu husus açık olarak ifade edilmiştir.
Askeri öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı haller maddenin (d) bendinde detaylı biçimde gösterilmiş ve öğrencinin kendisi, annesi, babası veya kardeşlerinden herhangi birisinin, 3713 sayılı yasada ifade edilen şekilde, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak yada ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak suçlarından hüküm giyenlerin veya yargılaması devam edenler ile kendisi, annesi, babası veya kardeşlerinden herhangi birisi hakkında, devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzeni kurmak gibi faaliyetleri nedeniyle MİT Müsteşarlığı, Emniyet Gn. Md. lüğü mahalli emniyet müdürlükleri ve İl Jandarma Alay K.lıklarından biri tarafından bilgi verilenlerin askeri öğrenci olamayacakları ifade olunmuştur.
Davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ile Ankara Valiliğinin günsüz B.05.1.EGM.4.06.12.08.15125.a 12456/04 sayılı yazılarında: ağabeyi 1972 doğumlu Hacı ANIL'ın. yasa dışı Devrimci Sol örgüt mensubu olmak, örgüt adına Kırıkkale ilinde 30.3.1993 günü Ziraat Bankası Şubesine molotofkokteyli atmak, aynı ilde 1 Mayıs 1993 günü aynı yere örgütün imzalarını taşıyan iki adet pankart asmak, pullama yapmak suçlarından dolayı 29.5.1994 tarihinde yakalanarak, hakkında hazırlanan tahkikat evrakları ile birlikte Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına sevkedildiği, Hacı ANIL ve arkadaşları hakkında savcılığın 13.7.1994 gün ve 1994/103 Esas sayılı iddianamesi ile Anayasal düzeni yıkmak amacıyla kurulmuş silahlı çete mensubu olmak, kamu hizmetine tahsis edilmiş binalara patlayıcı madde atmak suçundan dolayı Ankara 1 nolu DGM. ne kamu davası açıldığı, işbu kamu davasının Mahkemenin 1994/137 Es. sırasına kaydının yapılarak, dava dosyası üzerinden yargılamasının devam ettiği, en son duruşmasının 3.11.1994 günü yapıldığı, bazı bilgi ve belgelerinin celpleri yönünden 6.12.1994 tarihine ertelendiği şeklinde ilişiği kaydına rastlanılmıştır.
Ayrıca; yaptırılan tahkikat neticesinde ise, adı geçenin ilimizde göstermiş olduğu, adresin kendilerine ait olduğu, ailesinin bu adreste uzun zamandır ikamet ettikleri, babasının seyyar satıcı olduğu, annesinin ev hanımı olduğu, dört erkek bir kız kardeş olmak üzere beş kardeş oldukları, bir ağabeyinin babası ile birlikte seyyar satıcılık yaptığı Adalet Komisyonu Başkanlığı sınavlarına katıldığı, tayin beklediği ancak bir buçuk yıldır tayininin olmadığı, diğer bir ağabeyinin Antalya ilinde PTT.'de memur olduğu; diğer kardeşi 1972 doğumlu Hacı Anıl'ın Kırıkkale İlinde Yüksekokulda öğrenim görmekte iken bir yıl kadar okula devam etmediği, bu süre içerisinde yasa dışı DEV-SOL örgütü adına eylem ve faaliyette bulunduğu ve halen bu suçtan dolayı ceza evinde olduğu Hacı Anıl'ın mahallede isminin Hacı olduğunun bilinmediği, kendisinin isminin mahallede Cayan olarak bilindiği, 1972 doğumlu olması nedeniyle babasının Hacı Anıl'ın adının 1972 yılında idam edilen DEİV-SOL militanı Mahir Cayan'ın soy isminden esinlenerek her ne kadar nüfus kayıtlarına Hacı olarak yazdırmış ise de, adının Cayan olduğunu söylediği, ailece aşırı sol görüşü benimsemiş kişiler olarak tanındıkları, astsubay adayı Muhsin Anıl'ın ise üç yıl önce Balıkesir Teknik Okullar Komutanlığında üç yıl eğitim gördükten sonra staj eğitimi görmek üzere Mamak Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri Eğitim Merkezi Komutanlığına katıldığı, halen burada eğitim gördüğü, evci olarak sadece cumartesi günleri ailesinin yanına gelerek kaldığı, pazar günü tekrar birliğine döndüğü, Balıkesir Teknik Okullar Komutanlığı emrinde öğrenim görmekte iken yaz tatillerinde ailesinin yanına geldiği, ancak herhangi bir siyasi ve ideolojik konularda çevresi ile sohbet etmediği, şu anda yine yasa dışı siyasi ve ideolojik olarak herhangi bir eylem ve faaliyeti olmamakla birlikte bu konularda görüş belirttiğinin çevrede görülmediği, diğer aile fertlerinin çevresinde sevilmedikleri anlaşılmıştır denilmektedir.
Davacı astsubay yetiştirilmek üzere 1991-1992 öğretim eğitim yılında astsubay aday öğrenci statüsü ile öğrenime başlamış olup, bu durumu Astsubay Sınıf Okulundan mezun olup astsubay nasbedilince Yedek devam edecek birisidir. Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri gereği, hem öğrenciliği öncesindeki durumu ve hem de astsubay nasbedildiği tarihe dek astsubay aday öğrenciliği aşamasında mevzuatta öngörülen niteliklere kendisi, ana, baba ve kardeşlerden oluşan yakınlarının sahip olmaları ve bu nitelikleri korumaları gerekli bulunmaktadır. Mevzuatın amir hükümleri kargısında gerek öğrencilik statüsüne girişten önce gerekse öğrenciliğinin devam ettiği sürede sahip olunacak zorunlu koşul ve niteliklerden birisinin bozulması ve bu durumun idare tarafından bilinir hale gelmesi halinde idare mevzuatın bağlayıcı hükümleri karşısında askeri öğrencilikten çıkartarak, askeri okulla ilgilinin ilişiğini kesmekle yüz yüze kalacaktır. Davacı açısından da olayın bu yolda geliştiği görülmektedir. Davacının Balıkesir Astsubay Hazırlama Okuluna girişinden sonraki bir dönemde ağabeyi Hacı Anıl'ın Silahlı Kuvvetler istihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve işbirliği Yönergesinin 8 nci maddesinde dile getirilen biçimde eylemlerde bulunması, hakkında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde kamu davası açılması ve yargılamasının devam ediyor olması nedenine dayalı şekilde güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz çıkması ve bunun neticesinde öğrencilik aşamasında iken astsubay adayı öğrenciliği niteliğini kaybetmesi yüzünden askeri öğrencilikten çıkartıldığı ve okulla ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır.
Davacının öğrencilik süresi içerisinde hangi aşamada olursa olsun, hem kendisinin ve hem de anne, baba veya kardeşlerinden birisinin mevzuatta değinilen biçimde askeri öğrencilikten çıkartılmayı gerektirecek durumunun saptanması halinde hakkında okuldan ve askeri öğrencilikten çıkarma işlemi tesis edilebilir. Mevzuatımızda, askeri öğrencilikten ancak belirli bir aşamaya dek çıkarma uygulanacağını gösteren bir hüküm bulunmadığı gibi aksine öğrencilik hukukunun devamı aşamasında çıkarma nedenine bağlı olarak işlem tesis edilebileceği, bu konuda davacının okuldan çıkarılması için, çıkarmayı gerektiren fiilin mutlaka kendisi tarafından işlenmesi, eylem ile şahsi arasında direkt bir bağıntı ve illiliğin bulunmasının koşul sayıldığı söylenemez. Gerek Sınıf Okulları Yönetmeliğinin 19/B-3 ve 4 ncü maddeleri ile Astsubay Hazırlama Okulu Yönetmeliğinin 9/d maddesi gerek, Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik işbirliği Yönergesinin 8 nci maddesi ile anne, baba ve kardeşlerden birisinin fiil ve durumundan kaynaklanan bir nedenin yansıma suretiyle askeri öğrencilikten çıkarmaya hukuki olanak sağlayacağı kabul edilmiştir.
Dava dosyası içeriğine göre davacının askeri öğrencilikten çıkartılmasına ağabeyinin hakkında Devlet Güvenlik Mahkemesinde Silahlı Kuvvetler istihbarata Karşı Koyma; Koruyucu Güvenlik ve işbirliği Yönergesinin 8/d maddesinde öngörülen fiilleri nedeniyle açılan davadan yargılamasının devam etmesinin esas alındığı sabit olmakla, belirtilen halin mevzuata göre askeri öğrenci olma niteliğini kaybettiren bir hal sayılması karşısında, tesis edilen işlemin tüm unsurlarıyla hukuka uyarlı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Astsubay Sınıf Okulları Yönetmeliğinin 19/B-3 ve 4 ncü maddelerine göre, davacının Disiplin Kuruluna çıkartılmadan ve Disiplin Kurulu Kararı alınmadan, öğrencilik niteliğinin kaybını gerektiren durumun idarece öğrenilmesi üzerine, doğrudan ilişik kesme ve okuldan çıkartılması yolunda işlem tesis edilmesi gerekli iken, güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz gelmesi sonrasında Okul Disiplin Kuruluna verilerek, Disiplin Kurulunun aldığı kararla ve bu kararın onanması suretiyle okulla ilişiği kesilmiş ise de, bu yolda yapılan uygulama alınan karar ve onay işlemi, disiplin kurulu kararı olmadan tesis edilecek bir çıkarma işleminin yaratacağı hukuki sonuçlardan farklı bir sonuç yaratmadığından bu yönüyle işlem hukuka aykırı bulunmamıştır.
Belirtilen nedenlerle davacının tüm iddiaları kabule değer bulunmamıştır.
Açıklandığı üzere, işlem hukuki unsurlarıyla hukuka uygun görüldüğünden, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy