(Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 79)
Davacının vekili tarafından verilerek 5 Haziran 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle: 1 Ağustos 1992 tarihinde sevkedildiği İstanbul-Tuzla Piyade Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığına katılan davacının, bir süre sonra ciğerlerinden rahatsızlandığını, Çamlıca Askeri Göğüs Hastalıkları Hastanesine sevkedildiğini, muayene ve tedavileri sonucu hakkında askerliğe elverişli değildir kararı verildiğini, raporun davalı idarece 12 Ekim 1992 gün ve SAĞ.: 9061-1177-92 sayılı işlemle onaylandığını, böylece kesinleştiğini, davacı yönünden işlem yapılmak üzere kıtası Komutanlığına gönderildiğini, davacının Tuzla Piyade Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı ile ilişiğinin kesildiğini, ayrılışından sonra aradan uzunca bir zaman geçmesine karşın terhis belgesinin kendisine verilmediğini, 24 Mart 1995 tarihinde terhis belgesinin verilmesi için başvuruda bulunduğunu, davalı idarenin 4 Nisan 1995 gün ve ASAL: 916-229-95/Yd. Sb. Ş. CST. Ks. sayılı işlemi ile Çamlıca Göğüs Hastalıkları Hastanesince verilen TSK. nde görev yapamaz kararlı sağlık kurulu raporunun Milli Savunma Bakanlığınca onayından sonra askerlik şubesine ulaşmadığı belirtilerek, TSK. Personelinin Sıhhi Muayeneleri Yönergesine göre yeniden muayeneye sevk edilmesi gerektiğinin bildirildiği, ayrıca davalı idarenin 2 Mayıs 1995 gün ve ASAL.: 9061-354-95/P1. Ynt. ve Rp. Ş. sayılı işlemi ile Etimesgut Hava Hastanesine kontrol muayenesi için şevkinin yapıldığını, davacının raporunun yetkili makam tarafından onanarak birliğine gönderildiğinin sabit bulunduğunu, raporun davacının bir kusuru bulunmaksızın idarenin kendisince kaybedildiğini, TSK. Personelinin Sıhhi Muayeneleri (160-1) Talimatının 21 nci maddesinde, kontrol muayenesinin raporun son onama tarihinden itibaren 30 gün içinde yaptırılacağının öngörüldüğünü, davalı idarenin kendi elin de olan raporu yine kendi kusuru ile kaybettikten sonra, süresi içinde olmayacak şekilde davacıyı kontrol muayenesine sevk için tesis ettiği işlemin hukuka uygun sayılamıyacağını, idarenin kusurlarından doğan sonuçlardan davacının sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, esasen davacının kontrol muayenesine sevkedilmesi için hakkında verilecek raporun sahteliği konusunda bir soruşturma yapılması ve bir mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiği, oysa ne raporun sahteliğine ilişkin bir itibar ne de verilmiş bir mahkumiyet hükmü bulunduğunu, talimatın açık hükmü karşısında davacının kontrol muayenesine sevkedilemeyeceğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu, davacının kontrol muayenesine sevkedilmesi ve işlemin yürürlüğünün durdurulması halinde, ileride karşılanması olanaksız bazı zararlara uğrayabileceği gibi işlemin zaten hukuka aykırı bulunduğunu iddia ederek, iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, Askeri Yüksek idare Mahkemesinin 14 Haziran 1995 gün ve E. 1995/523 sayılı ve 20 Eylül 1995 gün ve E. 1995/523 sayılı kararları ile kabul edilerek, yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Davacının 1.8.1992 tarihinde 227 nci dönem yedeksubay adayı olarak Tuzla Piyade Okulunda öğrenime başladığı, bir süre sonra ciğerlerinden rahatsızlanması üzerine birliğince 20.8.1902 tarihinde Çamlıca As. Hst.ne sevkedildiği ve 20.8.1992-3.9.1992 tarihleri arasında yatırılmak suretiyle yapılan tedavisi sonunda, anılan Hastane Sağlık Kurulunun 3.9.1992 tarih ve 48 sayılı raporu ile D/48 F. 1 TSK. de görev yapamaz. kararı verildiği, bu raporun 12.10.1992 tarihinde MSB. Sağ. D. Bşk.lığınca onaylanması üzerine, davacının terhis edildiği, uzun bir süre terhis belgesinin kendisine gönderilmemesi üzerine davacının Sağ Krl. raporunun Maltepe As. Şb. Bşk.lığına gönderilmesini talep ettiği, davalı idarece sözkonusu raporun bulunmayıp kaybolduğu belirtilerek, 4.4.1995 tarihli işlemle davacının kontrol muayenesi için Etimesgut Hv. Hst. ne sevkedileceğinin bildirildiği, 2.5.1995 tarihli bir başka işlemle de kontrol muayenesi dışında yapılacak başka bir işlemin bulunmadığının belirtilmesi üzerine, davacının kontrol muayenesine sevkedilme işleminin iptali için bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin, Yedeksubay adayları, yedek subay öğrencileri ve yedeksubayların sağlık yeteneklerine göre sınıflandırılmalarıyla ilgili 79 ncu maddesinin 3 ncü bendinde Askerliğe elverişli değildir kararlı rapor alan yedeksubay adayı veya yedeksubaylar, gerektiğinde Milli Savunma Bakanlığınca yeniden muayeneye sevk edilir ve alacakları raporlara göre işlem görürler. hükmü yazılıdır.
Davacının yedeksubay aday öğrencisi olduğu aşamada askerliğe elverişli değildir kararlı raporu aldığı ve raporun kaybolması üzerine terhisinin yapılmadığı, hakkında kesin işlem yapılmak üzere ve o işlemin nedenini oluşturacak raporun temini amacıyla Ankara Etimesgut Hava Hastanesi Baştabipliğine sevkedildiği görülmektedir. Hakkındaki raporun şu ya da bu nedenle kaybolduğu anlaşılmaktadır.
Davacının hakkında tesis edilecek kesin işleme esas olacak raporun alınması için askeri hastaneye sevkedildiği davalı idarenin 4 Nisan 1995 gün ve ASAL.: 0916-229/95/Yd. Sb. Ş. OST. Ks. sayılı yazılarıyla sabittir, ilk rapor kaybolduğuna ve işlem tesisi için o işlemin nedenini oluşturacak bir rapor bulunmadığına göre, davacının Hava Hastanesi Baş tabipliğine şevkine ilişkin işlemi, kontrol muayenesine sevk işlemi olarak değerlendirmek olanaksızdır. Zira Kontrol muayenesi mevcut mevzuat hükümlerine göre verilmiş ve elde hazır sağlık kurulu raporlarına karşı başvurulan bir yol olarak kabul edilmektedir. Oysa davacının kaybolan raporunu, bu raporun karar kısmı bilinse dahi kontrol muayenesine sevk için hukuken haklı ve var olan bir neden oluşturacağı düşünülemez. Bu nedenle davalı idarenin iptali istenilen işlemini, davacının hakkında yapılacak kesin işleme dayanak oluşturacak raporun alınmasına yönelik bir işlem olarak nitelemek hukuka uygun düşecektir.
Zira TSK. Personelinin Sağlık Muayenesi Yönergesinin (160-1) 2 nci Kısım Kontrol Muayenesi başlıklı 3 ncü maddesinde onay makamları, Sağlık Kurullarının düzenlediği raporları, yeterli bulmazsa... ifadesi belirtilen görüşü doğrulamaktadır. Kontrol muayenesi yaptırılabilmesi raporun yeterli bulunmaması koşuluna bağlandığına göre, yeterli bulmamak için raporun var olması gerekecektir.
Her idari işlem nesnel ve hukuken geçerli bir nedenle dayanmak durumundadır. Nedensiz bir idari işlem olamaz. Davacının hakkında Çamlıca Göğüs Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulunca verilen askerliğe elverişli değildir kararlı rapor kaybedilmekle, bu rapor esas alınarak yapılacak terhis işleminin nedeni nesnelliğini ve hukuken olumlu bir neden oluşturma özelliğini yitirmiştir.
Yedeksubay aday öğrencisi olan davacı hakkında TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 79/3 ncü maddesi çerçevesinde davalı idarenin askeri hastaneye şevkine ilişkin işlemde bu açıdan hukuka aykırı bir yön bulunmamıştır.
Bunun yanında davacının hastaneye şevki ile ilgili işlem hukuki sonuç olarak, davacının askere şevkini sağlayan nihai bir işlem özelliği de taşımamaktadır. Hakkında yapılacak kesin ve nihai işlemin nedeni sayılacak raporun alınmasına yönelik bir halka işlemdir.
Davaya konu yapılan işlem tüm unsurlarıyla hukuka uyarlı bulunmuş, davacının ileri sürdüğü iddiaları kabule değer görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy