(926 S. K. m. 8, 9, 50, 94, 112) (211 S. K. m. 66, 69, 70) (5434 S. K. m. 32, 39, 54) (6136 S. K. m. 7) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 287, 327)
Davacı tarafından verilerek 27 Nisan 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; İzmit Gölcük Deniz Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlığında görev yapmakta iken 11 Kasım 1994 tarihinde Çalışma Grubu Toplantılarına katılması için Ankara Deniz Kuvvetleri Komutanlığına çağrıldığını, 14 Kasım 1994 günü Deniz Kuvvetleri Komutanlığına gittiğinde, kendisinin İKK. Şfo. Müdürü tarafından disiplin subayının yanına götürüldüğünü, tarafına Deniz Kuvvetleri Komutanı imzalı bir savunma belgesi verildiğini, bu belgede irticai faaliyetlerde bulunduğunun ve TSK. Disiplin yapısını bozduğunun iddia edildiğini, yazılı savunmasını vermesinin istendiğini, aynı günü savunmasının incelendiğini ve kabul edilmediğimi yirmi sekiz gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığını öngören, Deniz Kuvvetleri Komutanı tarafından imzalı bir disiplin ceza kararının kendisine tebliğ edildiğini, disiplin cezasının infazı sırasında bir heyet tarafından sorgulandığını ve 12 Aralık 1994 günü cezasının infazının tamamlandığını, görevine döndüğünü, 19 Aralık 1994 günü Yüksek Askeri Şûra Kararı ile disiplinsizlik nedeniyle emekliye sevkedildiğini, kendisine emekli subay kimlik kartı, tabanca taşıma ve bulundurma izin belgesi, sağlık cüzdanı verilmesi için yaptığı başvurunun reddedildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, öncelikle yürütmenin durdurulmasına, işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 12 Temmuz 1995 gün ve E. 1995/551 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
İzmit - Gölcük Deniz Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı olarak görev yapmakta iken davacının, Yüksek Askeri Şûranın 19 Aralık 1994 gün ve 5 sayılı kararı ile 926 Sayılı TSK Personel Kanununun 50/c maddesi uyarınca, disiplinsizlik nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden hakkında ayırma işlemi yapılmasına ve emekliye sevkedilmesine karar verildiği, davacının 26 Aralık 1994 gün ve 94/4390 Sayılı üçlü kararname ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmasının uygun bulunduğu, 20 OCAK 1995 günü fiilen Silahlı Kuvvetlerle ilişiğinin kesildiği, emekliye ayrılmasından sonra kendisine emekli subay kimlik kartı, tabanca taşıma ve bulundurma izin belgesi, sağlık cüzdanı verilmesi için yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine işlemin iptali istemiyle işbu davayı açtığı dava dosyasında mevcut belgelerden anlaşılmıştır.
Davacıya emekli subay kimlik kartı, tabanca taşıma ve bulundurma izin belgesi ve sağlık cüzdanı verilmediğine göre, bu belgelerin kimlere verilebileceğinin, durumu itibariyle davacının hak sahibi olan kişiler arasında sayılıp sayılmayacağının karar yerinde tartışılması gerekli görülmüştür.
926 Sayılı TSK Personel Kanununun 8 nci maddesinde emeklilik hakkı düzenlenmiş, 9 ucu maddesinde çekilme hakkına yer verilmiş, 50 nci madde ile çeşitli nedenlerle silahlı kuvvetlerden ayrılacak subaylar hakkında açılacak işlemler hükümlere bağlanmış, 112 ve müteakip maddelerle yükümlülük ve istifa halleriyle ilgili hükümler öngörülmüştür. Silahlı Kuvvetlerde hizmet görmekte olan personelden çeşitli nedenlerle, örneğin; kadrosuzluk, yetersizlik, sağlık, disiplinsizlik ve ahlaki yönden yada istifaen emeklilik suretiyle Silahlı Kuvvetlerden ayrılanlardan hangilerinin Silahlı Kuvvetler Emeklisi sayılacağı hususunda 926 sayılı kanunun yeterli açıklık taşıdığı söylenemez.
Bununla birlikte, bazı haklardan yararlanabilmek için Türk Silahlı Kuvvetleri Emeklilik Statülerini Muhafaza Eden Subay... yada Türk Silahlı Kuvvetleri Emeklileri... kavramlarına mevzuatımızda yer verildiğine rastlanmaktadır. 211 Sayılı TSK İç Hizmet Kanununun 69/b (2), (3), (4) Türk Silahlı Kuvvetleri iç Hizmet Yönetmeliğimin 287 ve 327 nci maddeleri, TSK Mensupları ile Bunların Emeklilerine ve Aile Fertlerine Verilecek Kimlik Kartı Yönergesinin 1 nci maddesinin (c) bendi, 2 nci maddesinin (b) bendi bunlar arasında sayılabilir. Bu bağlamda, Silahlı Kuvvetlerle ilgili mevzuatın sağladığı bir takım haklardan yararlanılması için, Silahlı Kuvvetler Emeklisi Olmak ve Silahlı Kuvvetler emeklilik statüsünü devam ettirmek koşullarına sahip bulunması gerekmektedir.
Emeklilik genelde, kamu görevlilerinin özel kanunlarında öngörülen belli süre kadar kamu hizmetinde çalıştıktan sonra kamu görevlisi statüsünden çıkarak, emekli aylığı bağlanmak suretiyle ilgilinin emeklilik statüsüne geçmesi şeklinde tanımlanabilir.
Silahlı Kuvvetler personeli yönünden; (subay ve astsubaylar için) 5434 sayılı kanunun 32 ve 39 ncu maddelerinde fiili hizmet süresi ile fiili hizmet zamları toplamı 25 yıl dolduranların emeklilik hizmet süresini tamamladıkları kabul edilmiştir.
Silahlı Kuvvetler emeklim sayılacaklarla ilgili bir düzenleme, 6136 sayılı kanunun 7 nci maddesinin 4/A bendinde yer almaktadır. Madde de mahkeme kararı veya da haklarında verilen mahkûmiyet kararlarının sonucu olarak TSK. nden tard veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 926 sayılı kanunun 50 nci maddesinin (c) bendi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar veya 1402 sayılı kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere emekli subay ve astsubayların, ateşli silahları taşıyabilecekleri veya meskenlerinde yada işyerlerinde bulundurabilecekleri belirtilmiştir.
Aynı maddenin 2 nci fıkrasında, emekli subaylar ve astsubayların ilgili Kuvvet Komutanlıkları veya Jandarma Genel K.lığının kayıtlarına geçmek ve bu makamlarca verilen kimlik kartlarına işlenmek koşuluyla ateşli silah taşıyabilecekleri yada bulundurabilecekleri, bu şekilde düzenlenecek kimlik kartlarının taşıma ve bulundurma izin belgesi yerine geçeceği açıklanmıştır.
Bunun gibi Silah. Taşıma ve Bulundurma Yetkisine Sahip Emekli Kamu Görevlileri için Düzenlenecek Kimlik Kartları ile Diğer Belgeler Hakkında Yönetmeliğin ikinci Bölümünde 6136 sayılı kanunun 7 nci maddesine paralel hükümler getirilmiştir.
Değinilen hükümler karşısında, Türk Silahlı Kuvvetleri emeklisi veya Türk Silahlı Kuvvetleri emeklilik statüsünü devam ettirmek kavramıyla, 25 yıllık emeklilik hizmet süresini Silahlı Kuvvetlerde doldurduktan sonra;
a. Kendi isteğiyle, istifaca Silahlı Kuvvetlerden emekli olan,
b. Kadrosuzluk nedeniyle haklarında emeklilik işlemi yapılan,
c. Sağlık nedeniyle emekli edilen,
d. Yetersizlik nedeniyle emekli edileni subayların murat edildiği sonucuna varılmaktadır.
Elbette bu halleri olan birisiyle emeklilik statüsüne geçirilenlere hizmet sürelerine bakılmaksızın 5434 sayılı kanunun 55 ve müteakip maddeleri uyarınca vazife malûlü, 54 ncü maddesi uyarınca harp malûlü sayılacakları eklemek kaçınılmazdır.
Esasen Türk Silahlı Kuvvetleri emeklileri ile bunların yakınlarına emeklilik kimlik kartı verileceğine öngören direkt bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda tek hüküm, oda verilecek kimlik kartlarına tabancaların işleneceği hükmünü taşıyan, 6136 sayılı Kanun ile bu Kanuna göre çıkarılan Yönetmeliğin yukarıda değinilen endirekt hükümleridir. Kimlik kartlarının veriliş usul ve esaslarını detaylı biçimde düzenleyen kaynağın Türk Silahlı Kuvvetleri Mensupları ile Bunların Emeklilerin ve Aile Fertlerine Verilecek Kimlik Kartı Yönergesi (MSB. No. 30-8) olduğu görülmektedir. Anılan Yönergede TSK emeklisi subaylara ve yakınlarına kimlik kartı verileceği kabul edilmiştir. Yönergede, Silahlı Kuvvetler emeklileri ile emekliliklerinde Silahlı Kuvvetler emeklilik statüsünü koruyan ve bunların yakınlarına kimlik kartı verileceği, bunların dışında kalanların bu haktan yararlandırılamıyacağı geniş ve ayrıntılı hükümlere bağlanmıştır. Nitekim Yönergenin 3 ncü maddesinin (F) bendi (f) alt bendinde 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 50/c ve 94/b maddesi gereğince disiplinsizlik veya ahlaki durumları nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulanlar kimlik kartı verilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Davacı Silahlı Kuvvetlerden disiplinsizlik nedeniyle emekli edilmiştir. Hizmet süresi ne olursa olsun, disiplinsizlik nedeniyle emekli edilenlere emeklilik kimlik kartı verilmeyeceği, 6136 sayılı kanunun 7 nci maddesi 1 nci fıkrasının 4/A bendinin, 2 nci fıkrasının, Silah faşıma ve Bulundurma Yetkisine Sahip Emekli Kamu Görevlileri için Düzenlenecek Kimlik Kartları ile Diğer Belgeler Hakkında Yönetmeliğin 5 nci maddesinin, TSK. Mensupları ile Bunların Emeklilerine ve Aile Fertlerine Verilecek Kimlik Kartı Yönergesinin 3/f-2 maddesinin açık ve bağlayıcı hükümlerinde vurgulanmıştır. Davacının emekliye sevk edilişine neden alınan durumu itibariyle emekli subay kimlik kartı ile tabanca bulundurma veya taşıma belgesi yerine geçecek bir belgenin verilmesinde hak sahibi sayılması hukuken olanaksızdır. Davacının emekli ediliş nedeni esas alınarak, belirtilen hükümlere dayanılıp, kendisine emekli subay kimlik kartı ve tabanca bulundurma veya taşıma belgesi yerine geçecek bir belgenin verilmemesine ilişkin işlemlerin tüm unsurlarıyla hukuka uyarlı oldukları sonuç ve kanaatine varılmıştır.
211 sayılı TSK İç Hizmet Kanununun 3683 sayılı kanunla değişik 70 nci maddesi subay, askeri memur ve astsubay emeklileri ile bunların 5434 Sayılı Kanun hükümlerine göre sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek aile fentleri ve dul ve yetimleri, harp ve vazife malûllüğü gerektiren sebeplerden dolayı ölen erbaş ve eririn aylık almaya müstahak dul ve yetimleri ve askeri hemşire emeklileri diğer resmi sağlık kurum ve kuruluşları yanında, askeri sağlık kurum ve kuruluşlarından da yararlanabilirler. Bunların tedavi giderleri emekli sandığınca ilgili mevzuat hükümlerine göre karşılanır ve sağlık karneleri Emekli Sandığı tarafından verilir.
Birinci fıkrada sayılan hak sahipleri ayrıca, 211 sayılı Kanunun 66 nci maddesinin (b) fıkrası hükmünden de yararlanırlar.
Subay, askeri memur ve astsubayların, 69 ncu madde kapsamındaki büyük ebeveynleri ile erkek ve kız kardeşleri ve evlat edinenlerin, muayene ve tedavileri ise sadece askeri sağlık kuruluşlarında ve İç Hizmet Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bunlara ait tedavi giderleri Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel K.lığı ve Sahil Güvenlik K.lığı bütçelerinden ödenir hükmünü içermektedir.
Bu hükme paralel olarak TSK. İç Hizmet Yönetmeliğinin 327 nci maddesi değiştirilmiş, 31.5.1991 gün ve 20887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan yeni maddede yasa hükmüne benzer düzenlemeler getirilmiştir.
Görüldüğü üzere, TSK emeklisi sayılacaklar ile harp ve vazife malülü olanlar ve bunların yakınlarına sağlık karnesi verileceği maddelerde açıklanmıştır. Disiplinsizlik nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden hakkında ayırma işlemi yapılan davacının yukarıda açıklandığı gibi Silahlı Kuvvetler emeklisi sayılması olanaksızdır. Emekliliğe tabi hizmet süresi henüz on dokuz yıl üç ay on bir gün olduğundan emekli sandığınca emekli aylığı bağlanması söz konusu edilemez; Silahlı Kuvvetler emeklisi sayılmayan, emekliliğe tabi hizmet süresi de 25 yılı doldurmayan davacıya, sağlık cüzdanı verilmemesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hakkında tesis edilen işlemler hukuka uyarlı bulunduğundan, davacının ileri sürdüğü iddiaları kabule değer bulunmamıştır.
Açıklandığı üzere, Emekli Subay Kimlik Kartı tabanca taşıma ve bulundurma izin belgesi ve sağlık karnesi verilmemesine ilişkin işlemler de hukuka aykırı bir yön bulunmadığından, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy