(818 S. K. m. 47, 49) (2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 31.5.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını Halil Tüfekçioğlu'nun askerlik yaptığı 3. Kor. 26. Zrh. Tug. 1. Mknz. P. Tb. 2. Mknz. P.BI. de askerlik yaparken disiplin cezaevinde işkence ile asker gardiyanlar tarafından öldürüldüğünü, öldürme olayından sorumlu tutulan sanıklar hakkındaki ceza davasının derdest olduğunu, müvekkilinin hukuka aykırı olarak cezalandırılarak disiplin cezaevine konulduğunu ve burada işkence ile öldürüldüğünü, ölüm olayı nedeniyle müteveffanın anne ve babasının destekten yoksun kaldıklarını, tüm davacıların Halil'in işkence ile ve askerde iken öldürülmüş olması nedeniyle büyük bir acıya boğuldukların bu nedenle toplam 2.500.000.000.TL maddi ve manevi tazminata 6.2.1994 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinden; davacıların yakını Er Halil Tüfekçioğlu'nun 26.Zh.Tug.1.Mknz.P.Tb.2.Mknz.P.BI.K.Iığı emrinde askerlik görevini ifa ettiği sırada, işlemiş olduğu disiplin suçunun infazının yapıldığı disiplin cezaevinden firar ettiği ve 4.1.1994 tarihinde yakalanıp (1) günlük oda hapsi cezasını çekmek üzere 5.1.1994 tarihinde 26.Zh.Tug.Disiplin Cezaevine kapatıldığı, ancak bu cezanın bitiminde tahliye edilmeyerek Tb.K.tarafından usulsüz ve yetkisiz şekilde 14 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezanın bitim tarihi olan 28.1.1994 tarihinde yeniden 14 gün oda hapsi cezası daha verildiği ve bu arada cezaevi müdürünün bilgisi tahtında bir kısım gardiyanlarca ağır şekilde cebir, şiddet, baskı ve işkenceye maruz tutulduğu ve bu ağır muameleye bünyesi dayanamayarak 5.2.1994 tarihinde komaya girerek hastaneye kaldırıldığı ve vefat ettiği, davacıların desteğinin ölümü sonucunu doğuran olayla ilgili olarak yapılan hazırlık soruşturması sonunda S.Kor.As.Savcılığının 5.7.1994 ve 28.3.1994 tarihli iddianameleri ile olaydan doğrudan sorumluluğu bulunan altı idare ajanı hakkında usulsüz ceza vermek, görevi suiistimal, kastı aşan müessirfiil (işkence) sonucu ölüme sebebiyet vermek ve bu suça iştirak etmek suçlarından kamu davası açıldığı ve ajanların mahkum oldukları, davacılara T.C.Emekli Sandığı Genel Md.lüğünce ölüm olayının askerlik görevinin neden ve etkisi ile meydana gelmediği gerekçesiyle maluliyet aylığı bağlanmadığı ve tütün ikramiyesi ödenmediği, davacıların bu işlemin iptali için dava açmadıkları anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacıların desteğinin ölümü sonucunu doğuran maddi olayın, müteveffanın bir disiplin suçunun infazı için Disiplin Cezaevi gibi askeri bir mahalde iken, ard arda 28 gün daha usulsüz ve yetkisiz şekilde verilen oda hapsi cezasının infazı sırasında, davalı idarenin hizmette ajan olarak istihdam ettiği görevlilerin işlemiş oldukları kasti suçların teselsül etmesi sonucu doğan eylemden kaynaklandığı açık olup, davacıların bu eylem nedeniyle uğradıkları zararın ajanın görev kusurunun yol açtığı kusursuz sorumluluk esaslarına göre idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunup Mahkememize ibraz edilen 5.9.1997 tarihli bilirkişi raporunda davacı anne Halime Tüfekçioğlu'nun maddi tazminat hakedişinin 188.378.464.TL davacı babanın ise 173.314.721 TL olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna taraflarca süresi içerisinde itiraz olunmamış, ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun düzenlenen bilirkişi raporu uyanıca tatbikat yapılmıştır.
Davacıların ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ileride duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı manevi tazminat istemine olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de, takdir edilen manevi tazminat miktarı paranın karar anındaki alım gücü sosyal ekonomik koşullar esas alınarak tesbit edildiğinden davacıların talebinin reddi cihetine gidilmiş, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz verilmesi kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne Halime Tüfekçioğlu'na 188.378.000TL (Yüzseksensekizmilyonüçyüzyetmişsekizbin TL) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Bilirkişi raporu uyarınca davacı baba Nazmi Tüfekçioğlu'na 173.315.000TL. (yüzyetmişüçmilyonüçyüzonbeşbin TL) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Takdiren davacı anne Halime Tüfekçioglu ile davacı baba Nazmi Tüfekçioğlu'na ayrı ayrı 200.000.000.'er TL (ikiyüzermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4- Takdiren davacı kardeşler Ayşe İnce, Halit Tüfekçioğli, Hasan Tüfekçioglu, Şengül Tüfekçioğlu, Orhan Tüfekçioğlu ve Şennur Tüfekçioğlu'na ayrı ayrı 60.000.000.'ar TL. (altmışarmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
5- Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına 1 Ocak 1995 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (yüzdeotuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6- Hükmedilen manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine, ancak karar tarihi olan 15 Ekim 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (yüzdeotuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
7- Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan 22.761.000.TL. (Yirmiikimilyonyediyüzaltmışbirbin TL.) harcın istem halinde davacılara İADESİNE,
9- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilecek olan 2.085.000.TL (İkimilyonseksenbeşbin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
10- Davacılar tarafından yatırılan ve sarfedilen 3.000.000.TL. (Üçmilyon TL.) bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 1.550.000.TL. (Birmilyonbeşyüzellibin TL.) sının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 1.450.000.TL. (Birmilyondörtyüzellibin TL.) sının davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
11- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 74.101.580.TL. (Yetmişdörtmilyonyüzbirbinbeşyüzseksen TL) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
12- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hesapedilen (Tarifenin 11 nci maddesi de nazara alınarak) 72.698.420.TL. (Yetmişikimilyonaltıyüzdoksansekizbindörtyüzyirmi TL.) Avukatlık Ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy